Neveser Kökdeş / Her şarkımı üç makamda bestelerim, içlerinden beğendiğimi seçerim

0

Neveser Kökdeş, 1951’de şarkılarıyla çok popüler olduğu günlerde evine gelen gazeteciye dramatik hayat öyküsünü anlatıyor, 13 yaşında başlayan bestecilik serüveninden bahsediyor ve “Keten helvacıdan bile ilham alarak beste yaptığım olmuştur” diyor.

Kadıköy Dumlupınar Sokağı’nda etrafa yayılan piyano sesi birdenbire susuyor. Hızla atılan adımlar biraz sonra duruyor ve büyük demir kıpı gıcırdayarak açılıyor…
Müzik tarihimize ölümsüz eserler veren kadın bestecimiz Neveser Kökdeş karşımda duruyor.
“Buyursunlar” diyor ve hemen arkasından ilave ediyor:
– Hangi rüzgar seni buralara attı?
Sitemini anlamazdan gelerek “müthiş bir lodos fırtınası var” diye cevap veriyorum.
İçeri giriyorum… Loş bir salondan geçtikten sonra Neveser Kökdeş bir kapıyı açarak beni odaya buyur ediyor. Bir mabet sükuneti etrafa hakim. Şöyle odaya bir göz atıyorum. Duvarlar resimlerle süslü. Tam karşıda merhum Muhlis Sebahattin’in büyük bir fotoğrafı… Sağda, üzerinde Chopin’in büstü bulunan piyano… Solunda bir çalışma masası… Koltuklar, kanepeler….
Bir sanatkar evi olduğunu belli eden dekorun içindeyiz.

Geniş hayal gücümün içinde ben bile boğuluyorum

“Bir dokun, bin ah dinle kaseyi fağfurdan…”
Neveser Kökdeş ile konuşmaya nereden başlarsam başlayayım feryadın yükseleceğine emindim.
Ona Muhlis Sabahattin’i mi sorsam, yoksa savaşta şehit düşen kocasını mı? Sanat hayatını mı?

2,5 yıl evli kaldığı eşiyle

Benim soru yöneltmeme meydan bırakmadan o anlatmaya başladı:
– İlk eserimi 13 yaşında besteledim. O zaman Notre Dame de Sion öğrencisiydim. Babam Sultan Aziz’in mabeynci başı Hurşit Bey’di. 12 telli saz çalar, keman ve lavtada çok büyük başarı sağlardı. Şunu söylemek istiyorum ki, bizde müzik tüm sülaleye yayılmıştır. Altı kardeştik, hepimiz müzikle ilgilenirdik.
Eski klasik Türk müziğiyle modern ihtiyaçlara cevap verecek yeni Türk müziğini birleştirmek suretiyle Batı tekniğinde eserler veren Neveser Kökdeş, 16 yaşında ağabeyi Muhlis Sabahattin’in ısrarıyla Edirne kumandanı Rifat Paşa’nın oğlu, mülazım Mehmet Ali Bey’le evlenmiş. Adnan isminde bir oğlu olmuş. Neveser 2,5 sene sonra da eşini kaybetmiş.
– Bir daha da evlenmedim. Sekiz aylıkken öksüz kalan oğlumu bağrıma basarak boynumu büktüm.
Değerli bestekar, boğazında düğümlenen hıçkırıkları zaptedemedi ve ağlayarak sözlerine şöyle devam etti:

Geleneksel Çerkez kıyafetiyle

– Saadet nedir bunu hiç bilmiyorum… Allah’ıma çok şükür ki bana müzik zevki vermiş. Senelerden beri tek teselli kaynağım müzik. O da olmasaydı, mahvolurdum.
Neveser Kökdeş bugün 47 yaşında. 300’den fazla beste yapmış. Bunların içinde prelüdler, fanteziler, marşlar, valsler, tangolar, çiganlar, operet müzikleri de bulunuyor.
Değerli besteciye ilham kaynaklarını sordum.
“Geniş bir hayal gücüm var. Bu hayalin içinde ben bile boğuluyorum. Esin kaynaklarım muhtelif. Keten helvacıdan bile ilham alarak beste yaptığım olmuştur.
Eserlerinize hakim olan his hüzün mü, yoksa keder midir?
– Her iki hissin tesiri altında kalırım… Hüzün ifade eden eserlerim de var. Fakat eserlerime hakim olan his çoğunlukla hüzündür.
Neveser Kökdeş bir süre sustuktan sonra sözlerine şöyle devam etti:
– Zaten müzik hayatı acıdır. Ben elem duyuyorum. Hayatını müziğe veren, bu yolda senelerce çalışan bir kadınım. Bütün bunlara rağmen de elimden tutan kimse yok. Durumum meydanda. Görüyorsunuz…

Beethoven’i beğenirim, romantik olduğu için Chopin’i biraz daha fazla severim

Piyanosunun üstündeki Chopin’in büstünü göstererek “Bu eşsiz sanatkarı her halde çok beğeniyorsunuz” diye sordum.
“Evet” dedi. “Chopin ve Beethoven’i çok beğenirim. Fakat Chopin’i romantik oduğu için biraz daha fazla severim.
Bestecilerimizden kimi takdir edersiniz?

Aktör, ses sanatçısı Lütfi Güneri’ye bestelerini gösteriyor

Selahattin Pınar ve Yesari Asım’ı.
Ya şarkıcılardan?
– Kendi branşımda beğendiğim sanatkarlar Sabite Tur ve Mualla Mukadder. Genellikle Münir Nurettin Selçuk, Safiye Ayla ve Müzeyyen Senar’ı çok takdir ederim.
Neveser Kökdeş şöhreti sınırlarımızın dışına çıkan bestekarlardan. Necip Celal gibi onun da eserleri Paris ve Londra’da çalınmış. Bu eserlerinden bazıları “Kalbimle Başbaşa”, “Aşk Dalgası” ve “Sevgilime”…

Gayet güzel bale yapardım, ancak birkaç kişi görebilmiştir

Neveser Kökdeş ile konuşurken, bir aralık dışarı çıktı ve az sonra da döndü. Elinde beyaz bir torba vardı. Merakla bekliyordum. Dudaklarında hafif bir tebessümle torbanın ağzını açtı. Önce bir tef çıkardı. Ardından zil ve bale patikleri. Bunlardan hiçbir şey anlamamıştım. O şöyle izah etti:
– Gayet güzel dans eder ve bale yapardım. Bu dansları çoğunlukla yalnız başıma yaparım. Ve benim dans ettiğimi çok yakın dostlarımdan ancak birkaç kişi görebilmiştir.

Her eseri üç makamda bestelerim

Yukarıda Neveser Kökdeş’in 300’den fazla eseri olduğunu belirtmiştim. Bu kesin sayıdır. Hallbuki değerli besteci meydana getireceği eseri üç farklı makamda yazıyor.
Kürdili hicazkar, nihavent veya başka makamdan. Sonra piyanosunun başına geçip üç ayrı makamda bestelediği bu eseri sakin kafayla çalıp dinliyor, hangisini beğenirse onda karar kılıyor. Diğer makamda bestelenen eseri de yırtıp atıyor.
Bu hesaba göre Kökdeş’in eserleri bine yaklaşmakta.

Önce zeybek, sonra swing formundaki bestesini çaldı

Neveser Kökdeş ile konuşmamız bittiğinde oturduğu koltuktan kalktı. Piyanosunun başına geçip “size birkaç parça çalayım” dedi.
İnce, uzun parmaklarını tuşlar üzerinde gezdirdikten sonra, bir zeybek ve ardından yeni bestelediği swing’i çaldı.
Büyük bir hayranlıkla onu dinledim.
Ve şuna inandım ki Neveser Kökdeş Türk müzik dünyasında saygın bir kişiliktir.
(A.Vedat Akın / Resimli Radyo Dünyası / 1 Şubat 1951 / Arşiv çalışması: Zeynep Erdoğan / Dizgi, redaksiyon: Serhan Yedig)

Linkler

Neveser Kökdeş: Şarkılarımın sözlerinde maziye ait bir şey yoktur, daima geleceğe hitap ederim

Neveser Kökdeş: Bestelerini 33 yıl çekmecesinde bekletti

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!