Neveser Kökdeş / Şarkılarımın sözlerinde maziye ait bir şey yoktur, daima geleceğe hitap ederim

0

60 yıllık ömre 1500 civarında eser sığdıran Neveser Kökdeş, 1962’de kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde geriye “Gülüyorsun, Güle Gülmek Yaraşır”, “Sevmek Seni Bir Suç İse” gibi şarkılar bırakmıştı. Ölümünden 10 yıl önce, eserlerini seslendiren Şecaattin Tanyerli’yle yaptığı söyleşide “Teessür, ıstırap, neşe ve sevinç gibi duygular eserlerimde geniş etki yapar” diyor.

Şecaattin Tanyerli’nin kıymetli bestekâr Neveser Kökdeş‘e meşke gittiğini öğrenince genç sanatkârdan bir kere de beraber gitmemizi rica ettim. Bu bestekârın eserlerine karşı yakınlık duyduğum için kendisini merak ediyordum. Bir gün sonra, Kadıköy’de, Dumlupınar sokağında, 11 numaralı evin önünde, otomobilimiz durduğunda, tâ kapının önündeyken bile kulaklarımıza piyano sesi geliyordu.
Kapıyı çaldık. Neveser Hanım bizzat kapıyı açtı. Kendisine has nezaketiyle, bizleri misafir salonuna buyur etti. Kısa bir tanışma ve hoş beşten sonra, Şecaattin Tanyerli’den rica ettim:
Bugüne bugün, bizden sayılırsınız… Lütfen röportaj suallerini siz sorun. Ben de dinleyip yazayım.
Olurdu, olmazdı, beceremem dedi ama, elimizden ne kurtulmuş ki…
Şimdi, iki sanatkârın röportajını beraberce dinleyelim.
Nerede doğdunuz? Müzik aşkınızı anlatır mısınız?
-Babam, Hurşit Paşa, mutasarrıf olarak Drama’da sürgünken, dünyaya geldim. Babam, 12 farklı telli saz çalardı. Bu sebeple, ailece müziğe karşı düşkünlüğümüz fazladır. Çocukluğumdan beri müziğin âşığıyım. Kendi kendime çalıp ağladığım çoktur. Müzik âletlerinden kitar, tanbur ve piyano çalarım. Notre Dame de Sion’da tahsilim esnasında piyanom meşhurdu. Yarışmalarda daima birinci olurdum.

12 yaşımda polka besteledim

İlk eserinizi ne zaman yaptınız?..
-12 yaşmda, alafranga bir polka yaptım. Sözleri yok. İlk alaturka eserimi de 15 yaşımda meydana getirdim. Anneme ithaf ettiğim bu eser:
Bir ilâhî sesi vardı
Küçük ruhumda yaşardı
şeklinde başlar…
Kaç eseriniz vardır?..
-Tango, vals, operet parçalan ve alaturka olmak üzere 500’ü aşkın.
Hayâliniz kuvvetli galiba?
-Teessür, ıstırap, neşe ve sevinç gibi duygular eserlerimde geniş etki yapar. Velhâsıl, tahmin ettiğiniz gibi, hayâllerim çok geniş…
Sizin güfteleriniz de…
Neveser Hanım, Şecaattin Tanyerli’nin sorusunu anlamış olacak ki, özür dileyerek sözünü kesti ve:
“Evet, benim güftelerimde maziye ait bir şey yoktur. Daima geleceğe hitap ederim. Sualiniz bu muydu?” dedi.

Maziye ısınamadım

Evet ama nereden anladınız?
– Bir çok kimselerin nazarı dikkatini çekmiş de…
Güftelerinizde neden maziyi yaşatmak istemiyorsunuz?
– Mazi, nedense bana ısınmadı. Yahut ben ona ısınamadım. Garip ama hakikat!
Radyoda, mikrofon başında, çok piyano çalıp okudunuz. Bu heyecanı anlatır mısınız?
– Mikrofon başında heyecanlanmıyorum, diyen yalan söylemiş olur. Bestekâr olduğumdan, piyanomdan ziyade, eserlerim için heyecanlanırım. Hele solist, beni öldürür.
Hayatta en sevdiğiniz üç şey?
– Oğlum Adnan, piyanom ve musiki.
Sayısız eseriniz var. Bunlar arasında, en çok sevdiklerinizden bir kaçının güftesini söyler misiniz?
– O kadar çok ki… Maamafih, bir kaçını okuyayım. Şunu da söylemek isterim ki, bütün eserlerimin güfteleri de tarafımdan yapılmak-tadır. Son zamanlarda tutulan bir şarkımın güftesi şudur:
Sevmek seni bir suç ise
Affet günahımı ey sevgili
Diz çöküp yalvarayım
Bırak dizinde ağlayayım
Zâlimsin, cazipsin çok haşinsin
Sevgilim son eşimsin
Seni görmediğim günler gecem
hep keder
İnsafa gelsin kalbin hüznüm
                        dünden beter
En çok sevdiğim diğer bir şarkım da şu:
Bir emele bin ah çeksem
Zevk duyarım her dem dâdetsem
Sevmek teselli şu boş âlemde
Neşe vardır aşkın her eleminde
Göğnümde açsın bahar bu kış
                                     gününde
Şiir dolu pembe akşam güneşinde

Kimi şarkıları tamamlamak için iki ay çalışırım

Bir eserinizi ne kadar zamanda bestelersiniz?
– Gelişe bağlı. Öyle eserler var ki, bir günde çıkmıştır ve çok tutmuştur. Bazen, diğer bir eser üzerinde iki ay çalıştığım da olmuştur. Bu işlerde, zaman ölçüsü diye bir şey yoktur.
Radyoda, ilk eserinizi kim okudu?
– Ağabeyim, Muhlis Sabahattin’in vefat ettiği gün, Ankara Radyosu’nun öğle yayınında “Gülüyorsun güzelsin, Güle gülmek yaraşır” şarkısını Melâhat Pars okudu.
Röportaj, burada sona ermişti… Çünkü, Şecaattin Tanyerli, bu kıymetli bestekârın, yeni tangolarından bir kaçını daha geçecekti.
(Zeki Tükel / 2 Ağustos 1952 / Radyo Haftası / Arşiv çalışması, redaksiyon: Serhan Yedig)

Linkler

Torunu Zuhal Öcal, Neveser Kökdeş’i anlatıyor

Doğan Hızlan’ın Neveser Kökdeş üzerine yazısı

Facebook Neveser Kökdeş Bilgi Toplama Sayfası

Neveser Kökdeş’in ölümünden sonra, Turgut Etingu’nun 3 Ağustos 1962 tarihli Hayat dergisi’nde yayımlanan “Arkasında Yüzlerce Şarkı Bırakan Kadın” başlıklı yazısı

 

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!