Orhan Borar / Resital veremez olunca, Hukuk Fakültesi diplomamdan yararlanıp kalem müşavirliğine başladım

0

İstanbul Radyosu Küçük Orkestrası şefi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası başkemancısı Orhan Borar, 1911 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası asker olduğu için ailece Türkiye’nin muhtelif vilayetlerini dolaşmıştı. Eğitimini Kadıköy Orta, İstanbul Erkek Lisesi ve Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Kemancı 41 yaşında kapısını çalan Radyo Haftası muhabirine hayatını anlatırken “en çok denizi, yelkenliyi severim” diyor. Borar 1984’te, 73 yaşında hayata veda etti.

 

– İstanbul Erkek Lisesi’nin onuncu sınıfında okuyordum. Alafranga kemana, bu sınıfta okurken başladım. Esasen, daha evvelce de alaturka keman çalıyordum. Lise tahsilim sırasında konservatuara kaydoldum. Üniversite tahsilim sırasında da konservatuara muntazaman devam ettim. 1938 yılında konservatuarı bitirdim. Keman tahsilim dokuz senedir. Ben, atlama imtihanlarını vererek yedi senede ikmal ettim. Bu esnada radyo şirketi orkestrasında Şehir Opereti orkestrası çalışıyordu. Ben de ara sıra resital veriyordum. Zamanla bu imkanlar kaybolunca Hukuk Fakültesi diplomamdan istifade ederek İstanbul Üniversitesi Kalem Müşavirliği’ne memur oldum. Bu memuriyetim 1,5 sene kadar devam etti. Bilâhare Ankara Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’na intisap ettim. Burada muhtelif imtihanlar vererek bu orkestranın “Konsert Maistro” sınıfına terfi ettim. Bu orkestra da çalıştığım dönemde radyoda da konserler veriyor, orkestra refakatinde çalışıyordum. İstanbul ve İzmir şehirlerinde birçok konserler verdim… Bu arada Atina’da da konserler verdim. 1949 yılında bu orkestradan istifa ederek ayrıldım… İstanbul’a geldim. Bir müddet Filarmoni Derneği’nin sekreterliğini yaptım. İstanbul Konservatuarı keman öğretmenliğine tayin edildim. Bu tarihlerde İstanbul Radyosu’nda “Küçük Orkestra”yı kurarak faaliyete başladım. Şimdiye kadar verdiğim konserler, 150’yi bulmaktadır…

Hayatta en çok denizi severim

– Radyodaki konserlerinize kimler refakat ediyor?

– Viyolonsel Edip Sezen, keman P. Kavafyan, piyano Malik Bilge, viyola Enop Kavafyan.

– Size hitap eden kompozitörleri tanıyabilir miyim?

– Beethoven, Brahms, Schumann ve Faure’dir.

– Bugünkü gençliğin Batı musikisine alâkasını nasıl görüyorsunuz?

– Zamanla Batı musikisine olan hayranlık ve bağlılığın artacağına inanıyorum. Gençliğin, öz musikimize olan hayranlığını, bilhassa söylemek isterim. Bunun yanında garp musikisini katiyen unutmayıp, onun sihirli melodilerine kendilerini kaptıranlar, cidden takdire şayandır. Memleketimizde dünya musikisi tanınmamıştır. Bu musikiyi tam olarak sevdirebilmek, muhakkak ki zamana bağlıdır. Bu da yetişen gençliğin elinde temayüz edecektir.

– Evli misiniz?

– Bekârım. Vallahi şimdilik evlenmeyi hiç düşünmüyorum.

– Hayatta en çok neyi seversiniz?

– Denizi pek severim. Bir yelkenli ve motörlü teknem vardır.

(Zeki Tükel / 21 Haziran 1952 / Radyo Haftası / Arşiv taraması: Serhan Yedig / Dizgi, redaksiyon: Ferruh Yazıcı)

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!