Iakovos Nafpliotis / Ölümünden 66 yıl sonra ülkesine sesiyle döndü

0

Iakovos Nafpliotis, Bizans dini müziğinde ustaların ustasıydı. 1500 yıldır usta çırak ilişkisiyle yeni kuşaklara aktarılan ilahiler ilk kez 1900’lerin başında, İstanbul’da, onun sesinden kaydedilmişti. Amerika’ya gönderilen, oradan dünyaya dağılan taş plaklardaki üslup, makam anlayışı dünyanın dört bir yanındaki Ortodoks din adamlarına ışık tuttu. Nafpliotis, 60 yıllık hizmetten sonra 1939’da Fener Rum Patrikhanesi Başmuganniliği’nden emekli olup, Atina’ya yerleşmiş, üç yıl sonra da hayata veda etmişti. Yunanistan’daki özel koleksiyonlarda kalan taş plakları unutulup gitmişti. Büyük ustanın tüm kayıtları ilk plağının yayımlanmasından 94, ölümünden 66 yıl sonra Beyoğlu Musiki Sevenler Derneği’nin girişimiyle ilk kez bir araya getirildi. 201 ilahiden oluşan 5 CD’lik külliyata, Bizans Müziği hakkında üç dilde hazırlanmış kitapçık eklendi. Beyoğlu Musiki Sevenler Derneği’nden Stelyo Berber “Nafpliotis nihayet sesiyle vatanına döndü” diyor.

 

İlahilerin kutsal dünyasında üslubu, bilgisi ve kişiliğiyle bir efsaneydi Iakovos Nafpliotis. Yüce Başmuganni anlamındaki “Megaloprepis” sıfatıyla taçlandırılmıştı. Bizans ozanlarınca bestelenen ilahileri davudi sesiyle, ağır, ciddi, ağdalı bir üslupla, hiç kıpırdamadan, neredeyse dudaklarının hareketi bile zor görülecek şekilde okurdu. Çok az konuşur, otoritesini girdiği her ortamda sezdirirdi. Dini ezgilerinin icra tekniği, makam bilgisi yaklaşık 1500 yıl boyunca kilise korolarının şefleri tarafından usta çırak ilişkisiyle yeni kuşaklara aktarılmış, 20.yy’ın başında Ortodoks aleminin dini merkezi kabul edilen Fener Patrikhanesi’nde, Nafpliotis’in otoritesine teslim edilmişti.

1914’te, Amerika’daki kiliseler üslup bilgisi açısından rehber talep edince, Patrikhane üslubunun en yetkin, saygın temsilcisi sıfatıyla bu görev ona düştü. İstanbul’da, Tanburi Cemil Bey’in kayıt yaptığı Blumenthal ve Orfeon plak firmalarının stüdyosuna girdi. Sekiz makamda okunan ilahileri tarihte ilk kez kendi sesinden gramafona kaydetti. Ardından taş plaklara geçti. Odeon’ın taş plakları Amerika’dan Rusya’ya dünyanın dört bir köşesine dağıldı. 25 yılda 60 civarında plak kaydetti. Bu plaklar, uzun yıllar üslup konusunda Ortadoks din adamlarının başlıca rehberi oldu.

Nafpliotis, üçer dakikalık taş plaklara sığması için, mümkün olduğunca yalın üslupla seslendirmişti ilahileri. Eserlerin gelişme bölümlerinden, sesi boyutlandıran çarpma tekniğinden vaz geçmek zorunda kalmıştı. Zamanla kayıt teknolojisi gelişse de, Nafpliotis sonrasında göreve gelen hiçbir başmuganni onun kadar kayıt yapmadı, onun kadar popüler olamadı. Örneğin Konstantin Pringos sadece birkaç plakla yetindi. Billur sesiyle meşhur Thrasvulos Stanitsas’dan geriye kalanlar bugün bir CD’de toparlanacak kadar az.

Lakabı Naksoslu, kökeni İstanbullu

Naksos’lu Iakovos lakabıyla tanınsa da Nafpliotis, İstanbul kökenli bir aileden geliyor. Ailesi ilk soyadını Boğaziçi’nin Avrupa Yakası’na verilen Anaplous isminden almış. Naksos Adası’na yerleştikten sonra, Anapliotis yerine Nafpliotis’i kullanmaya başlamışlar. Matbaacı bir aileden yetişen babası uzun yıllar Naksos Metropolitliği’nde başmugannilik yapmış. Iakovos yedi yaşındayken aile İstanbul’a yerleşmiş.

Fener semtindeki Mekteb-i Kebir’de öğrenim gören, bu arada Galata’daki Aya Sotiri Kilisesi’nde koristlik yapan Iakovos’un yeteneğini ilk keşfeden kişi, dönemin Rum Patriği. Patrik İoakim’in isteği üzerine 1879’da, 15 yaşında Patrikhane’ye girdi. Dini, müzikal eğitimini orada tamamladı. Tam 31 yıl muganni olarak farklı makamlarda görev yaptı. 1910’da başmuganniliğe getirildi. 1939’da, 75 yaşında emekli olduğunda hizmet süresi içinde 14 patrik değişmişti.

Iakovos, Bizans müziğinde geleneğin yılmaz savunucularından biriydi. Moralı Petros’un nota sistemini kullanan son muganni Nikolaos tarafından yetiştirildi. Yeni notasyonla ilahi icra eden ilk mugannilerden biri oldu. Ustasından incelikli süslemeleri öğrendi. Ardından Yeoryios Violakis’in teşvikiyle müzikoloji araştırmalarına yöneldi. Yeni notasyon sistemiyle ilahileri yayımladı, Heybeliada Ruhban Okulu’ndaki öğrencileri için hazırladığı ders notlarını kitaplaştırdı. Çocuklar için ilahi kitabı hazırladı. Çalışmaları iki ayrı patriğin verdiği beratlarla ödüllendirildi. Bununla birlikte, geleneğe bağlılığı ciddi sorunlara yol açtı. Mektepli mugannilerle, koroyu çağa uydurmaya çalışan patriklerle çatıştı. Bir seferinde polifonik koro kurulmasını isteyen Patrik Meletios tarafından görevinden uzaklaştırıldı. Cemaatin sert tepki göstermesi üzerine, altı ay sonra görevine döndü.

Sendikacı muganni

68 yıl boyunca Balat semtinde, Patrikhane’nin yanıbaşında yaşadı. Haliç’i kuşbakışı gören ve bir zamanlar Petrion Kalesi’nin bulunduğu tepeydi evi. İrini Trohani’yle evlenmiş, dört çocuğu olmuş, biri çok küçük yaşta ölmüştü. Evin çalışma odası dillere destandı. Yaklaşık beş bin cilt kitabın arasında çok sayıda nadide el yazması eser bulunuyordu.

Din ve müzik alanındaki çalışmaları sosyal faaliyetlerini engellemiyordu. Mesleğini sendikal çerçeveye oturtmak amacıyla 1919’da İstanbul Muganniler Derneği’ni kurdu. Bu dernek daha sonra İstanbul Musiki Sevenler Derneği, nihayet 1953’te Beyoğlu Musiki Sevenler Derneği adını aldı.

Nafpliotis’in üç çocuğu Atina’da eğitim görmüş, Yunanistan’da yaşamayı tercih etmişti. 1939’da, tahminen yine patrikle yaşadığı bir görüş ayrılığı sonucunda emekli oldu. Eski dostu, hayranı Yunanistan Başpiskoposu Hrisanthos’un davetiyle, Alman işgalinin eşiğindeki Atina’ya yerleşti. Öldüğü 1942 yılına kadar Atina Metropolitliği’nde zaman zaman ayinlere katıldı, ilahi okudu.

Tüm bireyleri teker teker hayattan çekilen Nafpliotis Ailesi, 1971’de büyük oğul Georgios’un ölümüyle tarihe karıştı. Bugün hayatta kalan tek yakını kardeşinin torunu. Atina’da yaşıyor ve onunla aynı ismi, soyadı taşıyor. Nafpliotis’in mezarı Atina’da. Sesini içeren, yeni basımı yapılmayan plaklar Yunanistan’daki özel koleksiyonlarda. “Bizim arşivimizde bile sadece bir plağı kalmış” diyor Fener Rum Patrikhanesi Başmugannisi Leonidas Asteris. “İşte bu nedenle yayımlanan külliyat, aynı dönemde yaşayan İtalyan tenor Enrico Caruso’nun yeniden gün ışığına çıkan plakları kadar önemli. Bir devrin, üslubun, yaklaşımın özelliklerini yansıtıyor…”

Hazırlanması 10 yıl sürdü

Selanik’teki Makedonya Üniversitesi’nden müzikolog, Bizans Müziği uzmanı Prof. Dr. Andonios Aliyizakis, 1997’de Iakovas Nafpliotis’in kayıtlarını toparlamaya başladı. Bulduğu plakları Avrupa Birliği’nden sağlanan fonlarla dijital ortama aktarıp, ses temizlemesi işleminden geçirilmesini sağladı. Beyoğlu Musiki Sevenler Derneği’nden müzik araştırmacısı ve muganni Stelyo Berber’in yardımıyla elde edilen taş plakların sayısı 58’e yükseldi. Bu arada Amerika’da plaktan kaydedilmiş iki bant bulundu. Miltiadis Pappas’ın katalog araştırması, Aliyizakis’in yazdığı kitapçık tamamlandıktan sonra, İstanbul ve Selanik’te sigortacılık yapan işadamı Nikolaos Manos’un sponsorluğuyla yayın aşamasına gelindi. Beş CD’den oluşan külliyat geçen ay İstanbul’da Kalan Müzik tarafından yayımlandı.

 (Serhan Yedig / 29 Şubat 2009 / Hürriyet)

Linkler

Wikipedia biyografisi

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!