Engin Gürkey / Dinleyicisini oynatmayan Türk perküsyoncusuyum

0

Uzun yıllar boyuna üç ayrı işi bir arada yürüttü Engin Gürkey. Konservatuvarda ders verdi, senfoni orkestralarında görev yaptı, Yansımalar’ın yanı sıra kendi kurduğu üç perküsyon grubunu yönetti. 2007’de, Samim Karaca, Mısırlı Ahmet, Donovan Mixon, Birol Yayla, Marcel Khalife, Hüsnü Şenlendirici dahil toplam 22 müzikçiyi bir araya getirip, “Güldede” albümünü hazırladı. Gürkey bu albüm vesilesiyle müzik serüvenini anlattı.

Piyano ufkumu açtı

Konservatuvarda perküsyonun yanı sıra piyano eğitimi zorunluydu. Piyanoyu çok sevdim. Müzikal anlayışımı geliştirdi, ufkumu açtı, düşüncelerimi perküsyonla sınırlamamı engelledi. Perküsyoncularda görülen müzikalite eksikliği, tuşe problemini yaşamadım. Perküsyonda dokunma şiddeti üzerine düşünmemi sağladı. Perküsyonu, piyano gibi çalıyorum. Orkestralarda, gruplarda perküsyon çalarken evde piyano çalmayı sürdürdüm. Yayımlamayı hiç düşünmeden beste yaptım, bir kenara koydum. Bu çaba, besteci olarak gelişmemi sağladı.

Kılavuzum mistisizm

Perküsyoncular enerjik, dışadönük kişilerdir. Kendilerini göstermeyi, geniş kitleleri harekete geçirmeyi severler. Ben içe dönüğüm, mistik hayata önem veririm. Dinleyiciye göbek attırmayı amaçlayanlardan değilim. Hatta ülkemizin oynatmayan tek perküsyoncu olduğum söylenebilir. Darbuka yerine kudüm ve bendire yöneldim. Dedeefendi’nin darbukası yoktu çünkü. Ayrıca, darbukaya enstrüman kimliği kazandıran Mısırlı Ahmet gibi bir usta varken, bana söz düşmez bu konuda.

Perküsyon yetenekleri geliştirir

Perküsyon iki eli ayrı ayrı kullanma, aynı anda birden fazla işi yapma yeteneğini geliştirir. Kimi zaman otomobil kullanırken bir yandan sigaramı yakıp, diğer yandan radyoyu ve camı açmaya çalışırken buluyorum kendimi. Vurmalı çalgılar birbirinden çok farklı sesler sunabilen enstrümanlarla dolu zengin bir dünya. Türkiye’de ne yazık ki darbuka ve oynatan çalgı boyutuyla trend oldu. Vurmalı çalgıların zenginliğini tanıtmak amacıyla, 2000 yılında, konservatuvardaki derslerimin yanı sıra bir de atölye kurdum. İsmini “ritm” değil “perküsyon atölyesi” koydum. Perküsyon sevgisini topluma yaymaya çalışıyorum.

26 yıllık sesli günce

Yaşadıklarım, karşılaştığım kişiler beni müziğe götürüyor. Örneğin kayın ağaçlarını çok severim, bir kayın ormanından geçince çok etkilenirim. Piyanonun başına oturduğumda bu duygu müziğe dönüşür. Albümdeki “Krişna” müzikal güncemin ilk sayfasıdır. 1980’de Hint felsefesini öğrendiğim bir dostum için yazılmıştır. 19 Ağustos Depremi’nde askerdeydim. Sonuçlarına tanık oldum. Avcılar’daki evimiz ağır hasar görmüştü. Bu travma içinde izinli olarak eve döndüğümde tek arzum piyanonun başına oturmaktı. Yıkıntılar içinde piyano çaldığım o günden geriye “İz” adlı parça kaldı. Sonraki yıllarda müzikal güncem diyebileceğim birçok beste yaptım. Herbiri bir dostuma ithaf edilmiştir.

Birol Yayla’nın sözü ilk kıvılcım oldu

İncesaz ve Yansımalar’dan müzikal açıdan beslendim. Makamları, farklı müzik türlerini tanıdım. Bestelerimi seslendirdik. Birkaç yıl önce Yansımalar’dan dostum Birol Yayla “Profesyonel bir davulcu olabilirsin ama bestelerini yabana atma, artık bestelerini kendi grubunla ortaya çıkarmanın zamanı geldi” dedi. Hatta düzenlemeler konusunda yardım sözü verdi. Özgürlüğümü koruma adına hiçbir plak firmasıyla görüşmeden, kendi bütçemle, 2004’te kayıtlara başladım. İncesaz grubundan dostlarım kayıt stüdyolarını açtı, gönlümce çalışma imkanını sundu.

Khalife ailesiyle İstanbul’a geldi

Birol Yayla’yla kolları sıvadık, bu arada yıllarca müzikal hayaller kurduğum dostlarıma haber verdim. Herbiri sevdiği eseri seçti. Örneğin gitarcı Danovan Mixon, Tango Orient’i çok beğendi, düzenlemesini de üstlendi. Dostum Marcel Khalife’nin ilk duyuşta sevdiğim eserini albümde birlikte seslendirmek istemiştim. Tatilinde ailesini de alıp İstanbul’a geldi. İki hafta birlikte şehri gezdik, sohbet ettik, müzik yaptık. Vibrafoncu oğlu Bachar, piyanist oğlu Rami de katıldı albüme. Rami için kuyruklu piyano getirttik stüdyoya. Bir derken, müzikal sohbetin sıcaklığına kapılıp tam üç parça kaydettik. Marcel’in parçasında Arap ve Mısır atmosferinin yansıtılmasını arzuluyordum. Mısırlı Ahmet’i evinde ziyaret ettim, parçayı dinleyince gönüllü olarak ekibe katıldı. 20 yıllık dostum neyzen Ercan Irmak, stüdyolardan tanıştığım klarnetçi Hüsnü Şenlendirici de destek verdi.

Kaydın uzaması avantaj oldu

Kadrodakilerin herbirinin programı çok yoğundu. Marcel’i aylarca bekledim. Bu arada ben de iki grupta çalıyor, orkestralarda görev yapıyor, ders veriyordum. Albüm kaydının iki yıla yayılması dikkatimi dağıtabilir, şevkimi kırabilirdi. Oysa avantaja dönüştü. Kaydı duyan dostum katılmak istedi. Farklı alanlarda çalışan müzikçiler bir araya geldi. Plak firmasının bu kadroya servet ödemesi gerekirdi. Piyasa işi olmayan bir albüm için hiçbir firma bu parayı harcamazdı. Stüdyo çalışmamız 400 saati buldu. Ücret talep edilmediği halde üç yılda yaklaşık 20 bin YTL harcadım.

Kadın sesi ve Arapça çok çekici

Sadece perküsyoncu değilim, besteci ve eğitmenim. “Güldede”de klasik perküsyoncu albümlerindeki gibi ön plana çıkmak yerine takım müziğinin bir parçası olmayı tercih ettim. Caz denemez bu müziğe. Yenilikçi anlayışın ön plana çıktığı Çağdaş Türk Müziği. Türkiye’de sözsüz müziğe ivme kazandırmasını diliyorum. Elimde 50’ye yakın eser var. Kısa zamanda ikinci albümü kaydetmek istiyorum. Şarkı formuna daha fazla ağırlık vereceğim. Kadın sesi ve Arapça’nın fonetiği bana çok çekici geliyor. Bu iki ögeyi müziğime katmaya çalışacağım.
(Serhan Yedig / 29 Temmuz 2007 / Hürriyet)

ÜÇ GRUBUN KURUCUSU: Klasik vurmalıların yanı sıra Anadolu, Latin, Afrika çalgılarını da kullanan Engin Gürkey 42 yaşında. İstanbul doğumlu. 1976’da İstanbul Belediye Konservatuvarı, vurmalı çalgılar bölümüne girdi. 1992’de İ.Ü. Devlet Konservatuvarı’nı bitirdi, aynı yıl okulun öğretim üyeleri arasına katıldı. ENKA Sinfonietta, CRR Senfoni, İstanbul ve Akbank oda orkestralarında çalarken Yansımalar, İncesaz, İstanbul Vurmalı Çalgılar Topluluğu’nda yer aldı. 2000’de Perküsyon Atölyesi’ni kurdu. İTÜ MİAM’da da ders veren müzikçi üç ayrı perküsyon grubu kurdu.

Linkler

Kişisel web sayfası

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!