Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    • Anasayfa
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Süheyl Denizci / Gençler cazı merak etsin
    Arşivlerden

    Süheyl Denizci / Gençler cazı merak etsin

    EditörBy EditörAralık 19, 2017Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Ernst Praetorius
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1982’de TRT bünyesinde Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nı kurup uzun yıllar şefliğini üstlenen Süheyl Denizci çok yönlü müzikçiydi. Kitaplardan kendisini yetiştirmişti. Piyanonun yanı sıra vibrafon, saksofon, flüt çalıyordu. 1957’den itibaren birçok grup kurmuştu. 2007’de 75 yaşında aramızdan ayrılan müzikçi, orkestrayı anlatan röportajda gençlere sesleniyor “Önce gerçek cazı tanıyın” diyor.

     

    Sayın Denizci, şu sıralar orkestra yönetmek dışında, saksofon, flüt, vibrafon ve piyano çalıyorsunuz sanıyorum. Bütün bunlar nasıl başladı, nasıl gelişti?
    – Özel ders alarak piyanoya başladım. Sonra vibrafon, flüt ve saksafon geldi. Berklee Müzik Okulu’nun çıkardığı kitaplardan çalışarak kendimi yetiştirdim. Türkiye’de ve Avrupa’da kendi topluluklarımla çeşitli yerlerde çalıştım. 1962-72 yılları arasında Avrupa’da kaldım. Fransız Tele-vizyon ve Radyo Orkestrası’nda görev aldım. 48 kişilik bir orkestraydı ve zaman zaman konukların katılımıyla daha da büyüyordu. Daha sonra döndüm ve önceden başlamış olan çalışmalar yeniden yoğunlaşarak 1982’de TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası kuruldu.
    Orkestranın yapısından, çalışmalarından ve amacından söz eder misiniz?
    – Orkestra bütün big band’lerde olduğu gibi trompet, trombon, saksofon ve ritm gruplarından oluşuyor. Trompetlerde Gökmen Ahmet Noyan, Aydın Özarı, Halil Yiğit, Ergun Eremkar, Fehmi Özbilek, Aldoğan Şimşekyay trombonlarda Nejat Dayıoğlu, Neşet Betimen, Halil Saçlı, SacitGöze ve Fatih Erkoç, saksofonlarda Yalçın Ateş, Çınar Apay, Atakan Ünüvar, Erol Duygulu, Tuna Ötenel ve Ergüven Başaran, piyanoda Ayhan Yünkuş ve Ümit Aksu, basta Selçuk Sun ve Eray Turgay, davul ve vurma çalgılarda Haşan Hür, Veysel Çadır, Yalçın Şaşmaz, gitarlarda Kamil Özler ve Neşet Ruacan… Yapmak istediğimiz bu tip orkestraların repertuarını taramak ve gerek hafif müzik, gerek caz bestelerine de yer vermek. Bu arada çağdaş bestecilerimizin eserleri de repertuarımıza giriyor yavaş yavaş. Bu Emin FındıkoğIu’nun bestesi de olabilir Cengiz Tanç’ın da… Bol bol konser yapıp orkestrayı tanıtmak istiyoruz. İstanbul’dan sonra bu konserleri Ankara, İzmir ve Eskişehir’de sürdürmek istiyoruz. Çalışmamız haftada üç-dört gün oluyor ve konsere doğru beş günü buluyor. Şu anda big band literatürünün tamamına sahibiz. Bir kısmını kendimiz aranje ediyoruz, bir kısmını kendi orijinal düzenlemesiyle çalıyoruz. Emin Fındıkoğlu’nun, Kamil Özler’in, Aydın Özarı’nın düzenlemeleri de var. Bu arada orkestra içinde gelenek olduğu üzere küçük gruplara da yer veriyoruz. Özellikle konserlerde bu küçük topluluklar bir renk katıyor.
    Müzik seçimi olarak da geniş bir yelpazeyi tutturmaya çalışıyoruz. Şimdi film müziklerine de yöneliyoruz. Ayrıca caza dönük Latin Amerika müzikleri de var gündemde. Repertuarımız biliyorsunuz TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası olarak “Take the A Train”den, “Feelings”e uzanıyor.
    Big band anlayışı olarak size en yakın gelen topluluk hangisi; ya da şöyle soralım, dinledikçe “ben de orkestrada bu tınıyı isterdim işte’’ dediğiniz, bir topluluk var mı?
    – Elbette, özellikle Duke Ellington’un tınısı hep ulaşmak istenen bir şeydir ama o kadar özel bir durum ki, bunu kendimize amaç olarak alamayız. İstenen elde olanla en iyiyi gerçekleştirebilmek.
    TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası bir ara televizyona çıkıyordu, zaman zaman radyoda dinlemek mümkün oluyor, ama sanıyorum büyük bir kitle topluluğu tanımıyor. TRT bu orkestrayı yeterince önemsemiyormuş gibi geliyor bize, ne dersiniz? Çünkü aklıma şunlar geliyor, bu topluluk caz festivallerine gidebilir, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konserler düzenlenebilir.
    – Şimdi şunu en başta söylemem gerekiyor. Bu orkestra henüz, çok yeni. Kurulalı beş yıl oldu. Bir big band için çok az süre. Bu süre içinde şimdi yaptıklarımızı yapmamız bence başarıdır. TRT’nin önemsememesine gelince, sizinle aynı görüşte olduğumu söyleyemem. Ama mutlaka başka şeyler daha ön planda gelebilir. Yine de yeni enstrümanlar geldi, televizyonda yeniden program başlıyor. Yeni arkadaşlarımız katıldı aramıza. Ayrıca dediğiniz gibi konserleri artırmak niyetindeyiz. 19 Mart’ta AKM’de bir konser var. TV programlarını artık play back yapmak istemiyoruz. Bazı şeyler yapılıyor, ama tabii zaman alıyor.
    Son olarak, bugünün müzisyenleri hakkındaki görüşünüzü öğrenmek istiyorum…
    – Bugün eskisine bakarak çok daha fazla iyi müzisyen yetişiyor. Ama pop müzik gündemde olduğu için caza ilgi duyan azınlıkta. Eskiden herkes caz çaldığı için daha çok eski müzisyenler tanınıyor. Aslında bundan yeni müzisyen yetişmediği anlamı çıkmaz. Dediğim gibi yalnızca çaldıkları tür farklı. Ama benim bütün istediğim ne türde çalarlarsa çalsınlar, cazı merak etsinler. Gerçek cazı incelerlerse, oradan geçerlerse yaptıkları her şeyde rahat edecekleri kesin.
    (Kürşat Başar/Mart 1987/Gösteri Dergisi)

    özel röportaj Süheyl Denizci TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.