Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    • Anasayfa
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Michel Plasson / Orkestralar son yıllarda otele benzedi, iyi şefler bir Hilton’dan diğerine gider gibi orkestra değiştiriyor
    Arşivlerden

    Michel Plasson / Orkestralar son yıllarda otele benzedi, iyi şefler bir Hilton’dan diğerine gider gibi orkestra değiştiriyor

    EditörBy EditörEkim 17, 2018Yorum yapılmamış3 Mins Read
    https://www.youtube.com/watch?v=4I1fUlzYvK8&index=13&list=PLL3HSRjjqq7JgfiVTwk9tE9NgtlEisXen
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Opera kayıtlarıyla tanınan şef Michel Plasson, İstanbul’a 1987’de Capitole de Toulouse, 1994’te ise Dresden Filarmoni ile gelmişti. İlk gelişindeki söyleşide başarısının sırtarı­nı açıklamıştı.

     

    Orkestralarla çalışmanız genç yaşlarda başladı. Bu dönemde mo­del aldığınız şefler oldu mu?

    – Ben uzun yıllar orkestralarda vurma çalgılarda görev aldım. Bu süre içinde ünlü şefleri tanıma, onların deneyimlerinden yarar­lanma olanağını buldum. Kanım­ca, bir orkestra şefi için orkestra­da bir müzisyen olarak yer almak, olumlu bir nitelik kazandırıyor. Böylece, daha ilk yıllarda bir or­kestranın başarısının oluşumun­daki gizemin ve ortak çalışmanın neleri ifade ettiğini anlıyorsunuz.

    Sizce orkestra şefliği nedir?

    – Şeflik tıpkı yazarlık gibidir. Hepimizin ayrı bir anlatımı var; ama bunun yanında belirli kural­lar var ki, bunlara, hepimiz uy­mak zorundayız. Orkestra şefliği, zamanla ve deneyimle keşfedilen bir sanat. Onun için başan süresi yaşamımıza denktir diyebilirim.

    Orkestrayı bırakıp operaya geçmem

    18 yıl Capitole de Toulo­use Orkestrası ile çalıştınız. Neden başka bir kurumun başına geçmeyi düşünmediniz?

    – İlk olarak operanın başına getirildim. Daha sonra Fransa’nın ulusal orkestralarından Capitole de Toulouse Orkestrası’nın şefliğini üstlendim. Çok önemli turneler yaptık. ABD’nin 60 kentinde konser verdik. Bu orkestranın en önemli özelliği, son yıllarda, Fransa’da en çok plak kaydını gerçekleştiren orkestra olması.

    Ününüzün yaygınlığında yönettiğiniz opera temsillerinin de payı var.

    – Gerçekten de dünyanın pek çok yerinde çok sayıda opera yönettim. Operayı çok seviyorum. Aynca, orkestram operalarda da görev alıyor. Bu nedenle, çok sıkı bir tempo ile çalışıyoruz.

    Bir operanın müzik direktörü olabilirsiniz.

    – Hayır, böyle bir şeyi düşünemiyorum bile. Çünkü orkestrayı seviyorum. Düşünün bu topluluk benim 18 yaşındaki bir çocuğum gibi. Onları nasıl bırakabilirim.

    Konser kayıtlarının plağa dönüştürülmesine izin vermiyorum

    Günümüzde pek çok şef, kısa aralılarla çeşitli orkestraları yönetebiliyor. Çok orkestra yönetmiş biri olmak adeta moda.

    – Bu sanat açısından üzücü bir gelişim. İki aylık, bir yıllık bir şeflik orkestraya bir şey katmaz. Sonuçta, ancak, afişlerde adınız kalır. Orkestralar son yıllarda otel görünümünde, iyi şefler bir Hilton’dan diğerine gider gibi orkestra değiştiriyorlar. Ben, değişik otellerde uzun yıllar kalmayı seçtim.

    Dinleyicinin varlığı sizi etkiliyor.

    – Paris’te Bercy Spor Salonu’nda Verdi’nin ‘Nabucco’sunu yönettim. Her gece on 2 bin kişi temsilleri izlemeye geldi. Dinleyici sayısı bir kaç bine ulaştığında salonda sihirli bir değişim oluyor ve konserin atmosferi değişiyor. Burada seyircinin tepkisi de önemli. Etkilenen ve bunu aktarabilen dinleyici de önemli. İstanbul’da da bu duygulan hissettiğimi söylemeliyim.

    O zaman konser kayıtlarının plağa aktarılmasından da hoşlanıyor musunuz?

    – Konser apayrı bir olay. Yaşadığınız, o an dinleyici olarak sizin de katıldığınız bir özelliğe sahip. Ama ancak bir kez dinlenebiliyor. Plak ise birçok kez dinlensin diye üretiliyor. Konser kayıtlan plağa dönüştürüldüğünde bir kaç kez dinledikten sonra bıkıyorsunuz. Bu nedenle konser kayıtlanırım plağa dönüştürülmesine izin vermiyorum. Plak, daha uzun ve titiz çalışmalar sonucunda onaya çıkmalı.

    (Mustafa M. Alaca / Gösteri Dergisi / 1 Haziran 1994)

    Yazarın izniyle yayımlanmıştır

     

    MUNCH’ÜN ÖNERİSİYLE ABD’YE GİTTİ, USTALARLA ÇALIŞTI

    Müzisyen bir aileden gelen Plasson 1933 yılında Paris’te doğdu. Önce Lazar Levy’den piyano dersleri aldı. Daha sonra Paris Konservatuarı’nda vurma çalgılar ve orkestra eğitimi görerek birincilikle mezun oldu. İlk ödülü Besençon Uluslararası Yarışması’nda birincilik ödülüydü. Charles Munch’un önerisi ile ABD’ye giderek Erich Leinsdorf, Pierre Monteux, Leopold Stokowski ile çalıştı. Fransa’ya döndükten sonra ilk olarak Metz’de müzik direktörlüğü yaptı. 1968’de Capitole de Toulouse Orkestrası ve Operasının başına geçti. 1983 yılında işlerinin yoğunluğu nedeniyle operadan ayrılarak yalnız orkestranın yöneticiliğini üstlendi. Plasson 1974’te Paris’te eski hububat halini 3 bin kişilik orkestra salonuna çevirerek konser vermeye başladı. Burada daha sonra opera da yöneldi. Avrupa ve ABD’de çok sayıda orkestra ve opera yöneten Plasson 1994 yılı başında Dresden Filarmoni Orkestrasının sürekli şefliğini üstlendi. Bu görevi 2001 yılına kadar sürdürdü.

    exclusive interview Michel Plasson özel röportaj
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.