Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Orhan Borar / Resital veremez olunca, Hukuk Fakültesi diplomamdan yararlanıp kalem müşavirliğine başladım
    Arşivlerden

    Orhan Borar / Resital veremez olunca, Hukuk Fakültesi diplomamdan yararlanıp kalem müşavirliğine başladım

    EditörBy EditörEylül 29, 2019Yorum yapılmamış2 Mins Read
    Orhan Borar
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İstanbul Radyosu Küçük Orkestrası şefi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası başkemancısı Orhan Borar, 1911 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası asker olduğu için ailece Türkiye’nin muhtelif vilayetlerini dolaşmıştı. Eğitimini Kadıköy Orta, İstanbul Erkek Lisesi ve Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Kemancı 41 yaşında kapısını çalan Radyo Haftası muhabirine hayatını anlatırken “en çok denizi, yelkenliyi severim” diyor. Borar 1984’te, 73 yaşında hayata veda etti.

     

    – İstanbul Erkek Lisesi’nin onuncu sınıfında okuyordum. Alafranga kemana, bu sınıfta okurken başladım. Esasen, daha evvelce de alaturka keman çalıyordum. Lise tahsilim sırasında konservatuara kaydoldum. Üniversite tahsilim sırasında da konservatuara muntazaman devam ettim. 1938 yılında konservatuarı bitirdim. Keman tahsilim dokuz senedir. Ben, atlama imtihanlarını vererek yedi senede ikmal ettim. Bu esnada radyo şirketi orkestrasında Şehir Opereti orkestrası çalışıyordu. Ben de ara sıra resital veriyordum. Zamanla bu imkanlar kaybolunca Hukuk Fakültesi diplomamdan istifade ederek İstanbul Üniversitesi Kalem Müşavirliği’ne memur oldum. Bu memuriyetim 1,5 sene kadar devam etti. Bilâhare Ankara Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’na intisap ettim. Burada muhtelif imtihanlar vererek bu orkestranın “Konsert Maistro” sınıfına terfi ettim. Bu orkestra da çalıştığım dönemde radyoda da konserler veriyor, orkestra refakatinde çalışıyordum. İstanbul ve İzmir şehirlerinde birçok konserler verdim… Bu arada Atina’da da konserler verdim. 1949 yılında bu orkestradan istifa ederek ayrıldım… İstanbul’a geldim. Bir müddet Filarmoni Derneği’nin sekreterliğini yaptım. İstanbul Konservatuarı keman öğretmenliğine tayin edildim. Bu tarihlerde İstanbul Radyosu’nda “Küçük Orkestra”yı kurarak faaliyete başladım. Şimdiye kadar verdiğim konserler, 150’yi bulmaktadır…

    Hayatta en çok denizi severim

    – Radyodaki konserlerinize kimler refakat ediyor?

    – Viyolonsel Edip Sezen, keman P. Kavafyan, piyano Malik Bilge, viyola Enop Kavafyan.

    – Size hitap eden kompozitörleri tanıyabilir miyim?

    – Beethoven, Brahms, Schumann ve Faure’dir.

    – Bugünkü gençliğin Batı musikisine alâkasını nasıl görüyorsunuz?

    – Zamanla Batı musikisine olan hayranlık ve bağlılığın artacağına inanıyorum. Gençliğin, öz musikimize olan hayranlığını, bilhassa söylemek isterim. Bunun yanında garp musikisini katiyen unutmayıp, onun sihirli melodilerine kendilerini kaptıranlar, cidden takdire şayandır. Memleketimizde dünya musikisi tanınmamıştır. Bu musikiyi tam olarak sevdirebilmek, muhakkak ki zamana bağlıdır. Bu da yetişen gençliğin elinde temayüz edecektir.

    – Evli misiniz?

    – Bekârım. Vallahi şimdilik evlenmeyi hiç düşünmüyorum.

    – Hayatta en çok neyi seversiniz?

    – Denizi pek severim. Bir yelkenli ve motörlü teknem vardır.

    (Zeki Tükel / 21 Haziran 1952 / Radyo Haftası / Arşiv taraması: Serhan Yedig / Dizgi, redaksiyon: Ferruh Yazıcı)

    Orhan Borar özel röportaj
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.