Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    • Anasayfa
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Burhanettin Deran / Eserlerimi radyo komisyonuna vereceğim, tetkik ettireceğim
    Arşivlerden

    Burhanettin Deran / Eserlerimi radyo komisyonuna vereceğim, tetkik ettireceğim

    EditörBy EditörOcak 3, 2020Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Burhanettin Deran
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Ayşem”, “Emirgan’ın Gülleri”, “Ağlarım, Yanarım, Sevgilim Diye” gibi 60 şarkısıyla hatırlanan Burhanettin Deran meslek olarak askerliği seçmişti. Üç oğlunu müzisyen yetiştirdiği gibi İstanbul’daki evinde yetenekli gençlere ders veriyordu. Ölümünden sekiz yıl önce, 1957’de albay rütbesiyle görevini sürdürürken bir de koro kurmuştu. Oğlu Erol, Yücel ve Doğan da bu koronun üyesiydi. Çalışmalarını öğrenen Avni Anıl, Deran Ailesi’nin kapısını çalmış ve izlenimlerini Radyo Alemi dergisinde aktarmıştı.

    Türk musikisini ciddi ve sıhhatli şekilde etüd eden toplulukların son yıllarda çok geliştiği ortada. Halen de radyolarımızda dinlediğimiz muhtelif amatör topluluklar Türk musikisinin nâdide eserlerini bize en iyi şekilleriyle sunmakta ve çok taraflı başarılı olmakta. Bu gün sizlere henüz teşekkül etmiş, cumartesi günleri çalışan ve nazik salon konserleri vermeye başlayan bir topluluktan bahsedeceğiz.

    Üç oğlu da müzisyen

    Deran Ailesi tüm olarak müzisyen. Adı hiç de yabancı olmayan bestekâr Burhanettin
    Deran’ın üç oğlu var. En büyükleri Doğan Deran halen Yüksek Ticaret son sınıfta. Keman çalan genç müzisyen musikimizi 5 yıldır aralıksız etüd ediyor ve Şefik Gürmeriç’ten nazariyat dersleri alıyor. Mükemmel nota biliyor, mütevazı bir genç…

    Deran Ailesi

    Ortanca Erol… 19 yaşında ve İstanbul Radyosu sanatkâr imtihanı için verdiği istidası sıra bekliyor. Enstrümanı kanun. Doğan kadar da nazari bilgisi var ve durmadan çalışıyor.
    Bizden başarı temennileri… Allah muvaffak etsin.
    Gelelim en küçükleri Yücel’e.. Bize o gün udu ile güzel pasajlar dinleten bu küçük müzisyen cin gibi bir şey maşallah. Önüne koyduğumuz eseri çalıyor, enstrümanından çıkardığı ses güzel ve tavrı da var. Musiki çalışmalarına mandolinle başlamış, bir yıldır da ut çalıyor. Orta okulun birinci sınıfında okuyan Yücel, Yorgo Bacanos’un hayranı ve en çok sevdiği şarkı da “Cânandan uzak kaldı gönül”.. Erkek okuyuculardan hiçbirini beğenmiyor, olur a… Biz de üzerinde durmadık.

    Çekirdekten yetişme bestekar

    Topluluğun kurucusu bestekar Burhanettin Deran’a gelince, musikiye Kuleli Askeri Lisesi’nde fifre ve boru çalarak başlamış. 1922’de halen Beşiktaş’ta saz tamir işleriyle uğraşan Udi Cemil Bey’den iki ay kadar ders aldıktan sonra bir müddet de merhume Şakibe Hanım’dan faydalanmış. Hepsi bu kadar. Sonra kaptırmış kendini bu işe ve hala ilk günlerdeki heyecanıyla çalıyor.
    Bestekar Albay, İstanbul’dan bir hayli uzakta vazifeli olmasına rağmen her cumartesi büyük güçlükler içinde evine koşuyor ve musikimizin genç aşıkları gençlerle uzun uzun meşgul oluyor.
    İlk bestesini subay çıktığı sene nihavent makamında yapan yapan Deran’ın bu gün çeşitli makamlarda 60 şarkısı ile bir de halen İstanbul Radyosu’nda tetkik edilmek üzere bir saz semaisi var. Hamiyet Yüceses tarafından plağa okunan bir şarkısından başka, son günlerde eserleri Ankara Radyosu’nda okunuyor.

    Hedef radyo konserleri

    Oğlu Yücel ve öğrencisiyle

    Ufak bir musiki mektebini andıran mütevazı evine gittiğimizde çalışmaya henüz başlıyolardı. Notalar hazırlanmış ve yeni bir eseri meşketmek üzereydiler. Güzel seslere sahip bu gençlerin ikisi konservatuvar talebesi. Mualla Arat, Mübeccel Arat, Gülşen Özmeriç, Tomris Tolan, Nevin Akcan, Talat Akcan ve Nermin isimli elemanlardan meydana gelmiş grubun en genci Nevin Akcan. Aileden müzisyen olan Nevin, derslere babası Talat Bey’le devam ediyor. Talat Bey’i de talebeler arasına sokabilirsiniz. Çünkü hem ziyaret hem ticaret kabilinden o da çalışıyor.
    Henüz sadece eser meşkeden topluluk, bundan böyle usul ve nazari dersle de başlayacak. O günkü ziyaretimizde gene orduda vazifeli bir genç müzisyen vardı: Burhan Enercan. Beş yıldır tambur çalıyor ve tüm güçlüğüne rağmen bu işi sonuna kadar götürmeye azimli. “Musikimizin Kumandan Bestekarları” başlıklı bir özel program hazırlayan gençler, bu topluluğu daha da genişletecek ve radyoya müracaatla bir tecrübe bandı kaydetme talebinde bulunacak.
    Konserlerde solist olarak çalışan Gülşen Özmeriç, Nevin Akcan ve Mübeccel Arat bize güzel şarkı ve türküler dinlettiler. Bir kısmı yakında açılacak radyo stajyer imtihanına girmek arzusunda.
    Türlü zorluklar içinde bu konuyu cidden sıhhatli şekilde etüd etmek için uğraşan bu gençlere devamlı başarılar temenni eder ve bestekar Burhanettin Deran’ı tebrik ederiz.

    Burhanettin Deran çocuk gibi heyecanlı

    Deran Ailesi ve genç müzisyenlerle sohbetimiz devam ederken hepsine soruyorum: Çalışmalarınızdan memnun musunuz?
    Hepsinin memnuniyeti yüzlerinden akıyor. “İsteyerek ve severek çalıyoruz. Böyle bir imkân bulmak bizleri nasıl sevindiriyor bilmezsiniz. Her hafta en iki yeni eser öğreniyoruz. Bestekâr tanıyoruz. Bundan böyle usul ve nazarî derslere de başlayınca sevincimiz daha da artacak tabiî.”
    Bir kısmı bu işi yalnız zevk için yaptığını tekrar tekrar söylüyor. Fakat radyo ve konservatuvar ismi geçince hepsinde bir hareket, bir canlılık göze çarpıyor.
    Hakları da yok değil… Madem çalışıyorlar, neticesini de almalı ve bu konuda faydalı olmalılar. Önümüzdeki günlerde bir öğrenci lokalinde konser verecek olan gençler çalışmalarını hızlandırmışlar. Burhaneddin Deran “Ah!.. İmkân olsa da daha çok çalışabilsek, daha kalabalık olsak. Fakat imkânsız” diyor.
    Burhanettin Deran çocuk kadar heyecanlı bir insan. O gün bütün eserlerini çıkardı, ayrı ayrı baktık ve hepsinden birer nüshada imzalattık. Eserlerini dinlemek kendine büyük zevk veriyor ve bundan böyle bütün eserlerini radyo komisyonlarına verecek ve tetkik ettirecek. Hayırlısı…
    (Avni Anıl / 2 Mayıs 1957 / Radyo Alemi / Arşiv çalışması: Zeynep Erdoğan / Redaksiyon, internete aktarım: Serhan Yedig)

    Burhanettin Deran Erol Deran özel röportaj
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.