Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    • Anasayfa
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Gülseren Sadak / Paris’e tahsile gidiyorum, fırsat bulursam konser de vereceğim
    Arşivlerden

    Gülseren Sadak / Paris’e tahsile gidiyorum, fırsat bulursam konser de vereceğim

    EditörBy EditörŞubat 16, 2021Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Gülseren Sadak
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1953 yılında İBK Şehir Orkestrası eşliğinde verdiği iddialı konserin ardından konservatuvarın Ferdi Statzer sınıfından mezun olmuştu piyanist Gülseren Sadak. Hemen ardından, eğitimini sürdürmek amacıyla, babası Muhittin Sadak’ın ekonomik desteğiyle, Paris’e gitmişti. 23 yaşındaki müzikçi yola çıkmadan önce kendisine yöneltilen soruları cevaplamıştı.

    Pek küçük yaşından beri müzikle meşgul olan, bir kaç sene içinde memleket çapında sanatkârlar arasına karışan ve istikbalde bizlere büyük ümit vaat eden Gülseren Sadak’la tanışmam pek hoş oldu. Radyoda değerli sanatkârımız Safiye Ayla ile konuşurken genç bir kız içeri girdi. Safiye Ayla sevinçle onu karşıladıktan sonra bizi tanıştırdı ve:
    – İşte, dedi, size hakiki bir sanatkâr… Yazacaksanız bunları yazın, hiç olmazsa bir sanatkâr tanıtmış olursunuz.
    Bu genç sanatkârı radyoda dinliyor, kendisiyle bir konuşma yapmak istiyordum, fakat bir türlü bu arzumu yerine getiremedim. Böyle bir fırsat elime geçmişken kaçırmadım ve ertesi güne randevu aldım. Zaten hemen bir gün sonra da Paris’e hareket ediyordu.

    İlk öğretmenim Cemal Reşit

    Gülseren Sadak’ın evindeyiz. İlk bakışta Şarkvari gibi döşenmiş görünen salona dikkatli bakınca tam manasıyla alafranga olduğu anlaşılıyor…
    Radyo evinde pek neşeli gördüğüm Gülseren Sadak, bugün üzüntülüydü. Sebebini sormaya hazırlanırken, babaannesini kaybettiğini söyledi. Gerek ben, gerekse arkadaşım Osman fena olduk. Fakat elimizden baş sağlığı dilemekten başka ne gelirdi.
    – Öyle tuhaf oldu ki…
    diyor, Gülseren Sadak ve ilâve ediyor:
    — Uçak biletini aldım, yarın hareket edeceğim…
    Bu havayı değiştirmek için, ben de hemen mevzua girerek:
    — Paris’e tahsile mi gidiyorsunuz?
    diye sordum.
    – Evet, dedi, tahsile gidiyorum, bu arada fırsat bulabilirsem bir kaç konser de vereceğim.
    Ne zamandan beri piyano çalıyorsunuz?
    Genç sanatkâr kendine gelir gibi oldu, yüzü gülüyordu. Bir müddet düşündükten sonra anlatmaya başladı:
    — Piyano çalmaya çok küçük yaşta başlamışım. Ben bile hatırlamıyorum. Yalnız ilk mektebe başladığım zaman piyanoya karşı büyük bir merakım vardı, çalıyordum da.. Fakat hocalarım: Kızım hem ders hem piyano bir arada yürümez, iki karpuz bir koltuğa sığmaz, dedi ve beni soğuttu. Beş sene zarfında hiç çalışmadım. Orta mektebe geçtikten sonra da pek az meşgul oldum. Ama, aklım fikrim piyanodaydı. Onu bırakmak istemiyordum. Son sınıftayken bütün her şeyi gözüme alarak konservatuara girmeğe karar verdim ve girdim. İlk olarak Cemal Reşit Bey’den armoni ve kontrpuan dersleri aldım. Bilâhare Raşit Abet Bey’le üç sene ayni dersler üzerinde çalıştım.

    Radyoda ilk konserimi 9 yaşında verdim

    Radyoda ilk defa kaç yaşında konser verdiniz?
    – Dokuz yaşındaydım. Henüz şimdiki muazzam radyo binası gibi bir yer yoktu. Postahanenin üzerinde ufacık bir yer vardı. İşte, ilk konserimi orada verdim. i
    İlk konserinizde heyecanlı mıydınız?
    – Pek fazla. Bilhassa yaşımın küçüklüğü heyecanımı arttırıyordu. Fakat bu gibi işlerin heyecansız olacağını pek sanmıyorum.
    Alafranga müzikle meşgul olduğunuz için bu müziği sevdiğiniz muhakkak. Fakat bunun yanında Türk musikisini de sever misiniz?
    Yüzüme bakıp gülmeye başladı. Çok şeyler söylemek istediği belliydi. Bir sigara yaktıktan sonra:
    — Türk musikisini çok severim, fakat pek anlamıyorum.. Yalnız Batı musikisi yanında bugünkü asrımıza göre Türk musikisini pek iptidai buluyorum.
    Türk musikisi polifonik bir musiki haline getirilebilir mi?
    — Kendimde bu sualinize cevap verecek kuvveti bulamıyorum. Ancak. sualinizi cevapsız bırakmamak için, bunun imkânsız olduğunu söylemek isterim.

    Soyadımdan memnunum, şimdilik değiştirmeyi düşünmüyorum

    Müzik hayatınız dışında nelerle meşgul olursunuz?
    — Eskiden talebelerimle meşgul olurdum…
    sanatkar bu sualimle ne demek istediğini anlamıştı. Hafif bir tebessümle:

    Sadak, mezuniyet konserinden sonra diplomasını İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay’ın elinden almıştı.

    — Yok, dedi, şimdilik hiç niyetim yok. Zira yapılacak o kadar işim var ki.. Soyadımdan da çok memnunun, bana hoş geliyor.
    Gülseren Sadak operaya son derece meraklıymış. “Paris’e gider gitmez ilk gideceğim yer opera sonra da Nikola Hanriod’dur, diyor.
    Nikola Hanriod… Bu ismi işitmiştim ama bir türlü hatırlayamadım. Ayıp olacaktı, fakat öğrenmek istedim, sordum.
    Gülseren Hanım, Nikola Hanriod (*) kimdi acaba?
    — En çok beğendiğim piyanist. O kadar hoşuma gitti ki piyano çalışı, resmini alıp sakladım. Paris’e gidince kendisiyle görüşmek istiyorum.
    Genç sanatkar durup durup büyük annesini hatırlıyordu. Hem kendisini daha fazla sıkmamak için konuşmamı bitirmek zorunda kaldım.
    (Edip Akın / 5 Şubat 1953 / Resimli Radyo Dünyası / Arşiv çalışması: Zeynep Erdoğan / Redaksiyon: Serhan Yedig)

    (*) Nicole Henriot-Schweitzer (1925-2001)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023

    Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir

    Haziran 3, 2023

    Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum

    Mayıs 11, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.