Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Eduardo Bianco / Mümkün olsa hemen bir Türk kadınıyla evleneceğim!
    Arşivlerden

    Eduardo Bianco / Mümkün olsa hemen bir Türk kadınıyla evleneceğim!

    EditörBy EditörŞubat 19, 2021Yorum yapılmamış3 Mins Read
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1929-1940 arasında orkestrasıyla sık sık İstanbul ve Ankara’da konser veren Arjantinli kemancı, besteci Eduardo Bianco, Türkiye’de tangonun sevilmesini, yaygınlaşmasını sağlamıştı. 1934’te, Ankara’da Atatürk’e de konser vermişti. Bu konserin öncesinde İstanbul’da Hikmet Feridun’un sorularını cevaplarken “Plegaria beni zengin etti. Bu tangodan 2,5 milyon frank telif ücreti aldım. Bu işi para için yapmıyorum. Memleketten memlekete sürtmeyi seviyorum” diyor.

    Bianco, Nazi ajanlığıyla suçlanmış Mısır ve Fransa’da gözaltına alınmıştı

    Eduardo Bianco bir taraftan kahvesini içiyor, bir taraftan da Türk kadınlarını methediyor:

    – Dünyanın her köşesine gittim. Her çeşit, her renk kadınla tanıştım. Fakat itiraf edeyim ki Türk kadını kadar güzellerine pek az rastgeldim. Hani şeytan ne diyor biliyor musunuz? Mümkün olsa hemen bir Türk kadınıyla evleneceğim. Ciddi söylüyorum amma… Hem çabucak evlenivermek niyetindeyim. Amerika’da olduğu gibi üç gün içinde evlenmek…

    Arjantinli musikişinasa sordum:

    Hiç aşık oldunuz mu?

    – Aman bunu sormayın… Bu hiç yemek yediniz mi, gibi bir sual. Evet oldum. İlk aşık olduğum Arjantinli bir dansözdü. Babam zengin adamdı. Şoförü vardı. Bu dansöz beni o kadar sevdi ki bir gün babamın bir boğa güreşçisini andıran iyiyarı şoförüyle kaçtı. İşte ilk aşkım budur.

    Son aşkım… Onu siz de bilirsiniz. Geçen sefer Türkiye’ye beraber gelmiştik. Bizim arkadaşlarımızla beraber dans ediyordu.

    Rozita Montenegro! Onun için bir de tango yapmıştım: Poema… Fakat bu aşk da çok sürmedi. Şimdi dansözüm başka sahnelerde oynuyor.

    En ziyade hoşunuza giden hatıranız nedir?

    – Amerika’da kızılderili yerlilerin kabile reisleriyle tanışmıştım. Namincuka isminde bir adam. Bütün kırmızı derilerin reisi… Fakat musikiye, şarkıya çok düşkündü. Kendisine birkaç parça çaldım. O derece memnun oldu ki başından tüylü külahını çıkardı. “Al bunu sana hediye ediyorum” diye benim kafama geçirdi. Meğer bu onların arasında bir adetmiş. En büyük hediyeleri de külahlarını vermekmiş. Bir de bu vaziyette resim çektirdik. Size bir tane vereyim.

    Bundan başka İspanya kralı Alfons bana çok iltifat etti. Kendisine bir tango yaptım. Bir otomobil hediye etmişti. Kral Alfons musikişinaslara adeta bir arkadaş muamelesi gösterdi.

    Buradan nereye gideceksiniz?

    – New York’tan geldik. Gene Amerika’ya gideceğiz. Bu sefer Hollywood’da bir şirketle anlaştık. Birkaç filmin müziğini yapmak üzere gidiyoruz. Zaten artislerin çoğuyla tanışırız. Dolores Del Rio, Dolores Kostello, Con Cilbırt, Lupe Velez, Barimorlar…

    Kendileriyle çok iyi arkadaşız. Bu sefer Ramon Novarro’nun çevirdiği bir filmde çalacağız.

    En çok hangi tangonuzu seversiniz?

    – Hepsini… Fakat Peregaria (Plegaria) ismindeki tangom beni zengin etti. Yalnız bundan telif hakkı olarak 2,5 milyon frank aldım. Krepüskül’den 800 bin frank aldım.

    O halde bir kenara çekilip rahat edebilirsiniz…

    – Evet… Çok iyi yaşayabilirim. Fakat bu oradan oraya dolaşmak, memleketten memlekete sürtmek beni çok cezbediyor. Bu hayata bayılıyorum. Emin olun bunu ara için yapmıyorum. Hoşuma gittiği için.

    (Hikmet Feridun Es / 5 Mayıs 1934 / Akşam gazetesi / Arşiv çalışması: Serhan Yedig)

    Linkler

    Eduardo Bianco’nun biyografisi

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı

    Kasım 23, 2023

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023

    Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir

    Haziran 3, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.