Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Bela Bartok / Türkiye’de müziğin ilerlemesini istiyorsanız en az 20 bin türkü derleyip bunları güçlü müzikçilerle incelemelisiniz
    Arşivlerden

    Bela Bartok / Türkiye’de müziğin ilerlemesini istiyorsanız en az 20 bin türkü derleyip bunları güçlü müzikçilerle incelemelisiniz

    EditörBy EditörAğustos 10, 2021Yorum yapılmamış3 Mins Read
    Bela Bartok
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1936 Kasımı’nda Ankara’yı ziyaret eden Bela Bartok üç konferansın yanı sıra Halkevi’nde bir de konser vermişti. Öncesinde, kuliste gazeteci Selçuk Galip’in sorularını yanıtlarken Anadolu türkülerinin çok zengin bir ilham kaynağı olduğunu söylüyordu…

    Kıymetli Macar sanatkarı Bela Bartok’un Ankara’da bulunması bana musikiye dair çok kıymetli bir mülakat yapmak fırsatını vermiş oldu. Zevkini hala hissettiğim bu konuşmanın basit ve fakat ruhlu havasını hiçbir zaman unutmayacağım.

    Havaların fena gitmesinden olacak, sanatkar son günlerinde biraz rahatsızlanmıştı. Bundan çok müteessir olmuştum. Kendisiyle konuşmak ve bütün dünyanın alkışladığı bu musiki dahisini halkımıza tanıtmak istiyordum. Bu arzumu ilk defa kıymetli müzisyenlerimizden Bay Adnan’a açtım ve tavassutunu istedim. Halkevinde vereceği konserden biraz evvel sahnenin arkasında konuşmamız kararlaştı.

    Seyhan’da derleme yapacağız

    Konserinden yarım saat evvel, orkestranın sesleri duyulan ufacık bir odada toplandık. Ona ilk sualim şu oldu:

    Yurdumuza gelişinizden memnun musunuz?

    Canlı ve nafiz bakışlarıyla güldü:

    Oh, tabii değil mi? Türkiye’ye ilk defa geldiğim halde burasını çok sevdim. Halkevinin beni davet etmesine çok sevinmiştim. Ben bu suretle köyleri dolaşıp halk şarkılarınızı toplayacağım. Köylüler arasında yaşayacağım. Bunlar büyük bir zevk değil mi?

    Evet, hakkı vardı. Bu büyük bir zevkti ama tatmasını bilen için.

    O halde, dedim, Türk müziği ile meşgul olacaksınız…

    Tabii. Ben halkevinin davetine zaten milli şarkılarınızı tetkik ederim düşüncesiyle icabet etmiştim. Burada müzik folkloru üzerine üç konferans verdim. Konserlerimden sonuncusunu da görüyorsunuz ya şimdi vereceğim. Sonra da Adana taraflarında yörük şarkıları üzerine tetkikat yapmak ve bunları plağa çekmek üzere Seyhan havalisine gideceğiz.

    “Gideceğiz” kelimesiyle yalnız gitmeyeceğini kastediyordu. Ben Bay Adnan’a baktım. Zeki nazarları bu bakışımı kaçırmadı:

    Ya, evet, dedi. Mösyö Adnan’la birlikte gidiyoruz. Bana refakat etmek külfetine katlanıyorlar…

    Türküleriniz zengin ilham kaynağı

    Şimdiye kadar hiç halk şarkılarımız üzerine çalıştınız mı?

    Yalnız ufak birkaç tecrübe. Maalesef hastalığım buna mani oldu. Çalışmaya henüz yeni başladım. Size hemen söylemeliyim ki, çalışmalarımdan memnunum.

    Peki, dedim, bu halk şarkılarını topladıktan sonra bir eser yazacak mısınız?

    Bunun için kati bir şey söyleyemem. Evvela bu şarkıları plağa çekeceğim. Ondan sonra da notaya almak lazım. O zaman ancak bunlardan bir eser meydana getirilip getirilemeyeceğimi görebileceğim. Yalnız şunu söyleyeyim ki, bu şarkılar çok zengin ilham kaynaklarına sahip.

    Filarmonik orkestramızı (CSO) nasıl buluyorsunuz?

    – Çok mükemmel olduğunu söyleyebilirim. Orkestranız bu yeni şeklinde bir senedir çalıştığı halde iyi bir netice elde edilmiş. Preatoryus çok kıymetli bir orkestra şefi. Kendisiyle olan konserimde bana çok yumuşak ve idare kabiliyeti yüksek göründü. Her halde orkestra bu şeklinde büyük bir muvaffakiyete doğru gidiyor. Bunu da size zaman gösterecektir.

    Ya müziğimiz, dedim…

    Biraz düşündü:

    Memleketine geldiğim henüz 15 gün kadar oldu. Bu kadar kısa bir zamanda size tam fikrimi söyleyemem. Yalnız müziğinizin ilerlemesi için şart var. Birincisi 20 bin hatta daha fazla halk şarkısının notaya alınması, ikincisi de bu şarkılar üzerinde çalışabilecek, kudretli müzisyenlerinizin olmasıdır. Bu şarklar altında çalışıp muvaffak olmamak imkan haricindedir. İşte gözünüzün önüne Macaristan’ı getirin.

    İnce parmaklı ellerini ovuşturdu. Gözleriyle kapıya bakıyordu. Birkaç dakika sonra binlerce kişinin önünde çalacak bir artistin tabii heyecanı onda da vardı.

    Kendisini daha fazla yormak istemedim. Teşekkürlerle elini sıkarak yavaşça odadan çıktım. İki dakika sonra tuşlarda dolaşan parmakların çıkardığı su şırıltısı gibi nağmeleri dinliyordum.

    (Selçuk Galip / 24 Kasım 1936 / Son Posta gazetesi / Arşiv çalışması: Zeynep Erdoğan / Dizgi, redaksiyon: Serhan Yedig)

    Bela Bartok özel röportaj
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.