Dmitri Sitkovetski, Rusya’nın en seçkin müzisyenlerini yetiştiren ailelerden birinin dördüncü kuşak üyesi. Orkestra şefi, festival yöneticisi, aynı zamanda düzenleme yapıyor. Kariyeri göz kamaştırıcı. 2001 yılında turne için gittiği New York’ta yakaladığımız kemancıya ünlü babanın çocuğu olma duygusunu nasıl aştığını sorduk. “Sadece kemancı kalmayarak” diye cevapladı.
– Sonuca bakılırsa iyi olmuş. Moskova’daki üç okul ülkenin en iyisi, Merkez Okulu zirvesiydi. Üçünün öğrencileri arasında müthiş bir çekişme vardı. Sadece en yetenekli, en çalışkan, en zeki öğrencilerin başarabileceği zorlu bir eğitimden geçtim. 19. yy’dan gelen güçlü bir gelenek, kültür vardı. Richter, Oistrakh, Rostropoviç, Gilels’in parlak yıllarıydı. Aldığım eğitimin çok yararını gördüm.
1977’de Sovyetler’den çıkmayı nasıl başardınız?
– İki yıl hiç konser vermeyip müziği bıraktığıma inandırdım onları. Sovyet vatandaşlığından çıkarılıp İsrail’e göçmen gönderildim. Ardından bursla Julliard’a kabul edilip ABD’ye geçtim. Beş yıl ülkesiz, pasaportsuz göçmendim.
Yorumculara bayılmakla birlikte Batılı eğitim kurumları Rus ekolünden pek hoşlanmaz, fazla duygusal bulur yorumlarını. Bu zorluğu yaşadınız mı?
– Julliard’da Ivan Galamian’la iki yıl çalıştım. Perlman, Zukerman gibi isimlerin hocasıydı. Julliard Dörtlüsü’nde çaldım. Batı’yı eğitim kurumlarının içinde öğrendim. Bu nedenle zorluk çekmedim. Batı’ya gelen ve hemen konser vermeye başlayan meslektaşlarımdan daha şanslıydım yani. Ayrıca geçenlerde Carnegie Hall’dan geçen tarihi şahsiyetleri saydılar bir yerde. Rahmaninof, Petigorski, Stravinski, Heifetz, Horowitz . Amerikan kültürüne, müziğine başka bir kültür bu kadar etki etmiş mi bilmiyorum. Öyleyse rahatsızlık olmamalı.
Aynı şeyi Almanya ya da Fransa için söyleyebilir misiniz?
Yo Yo Ma da Julliard Dörtlüsü’nde çalmış, yaşlarınız yakın, birlikte çaldınız mı hiç.
– Evet, okulda beraber birkaç konser verdik. Geçen akşam Akademi Ödülleri’nde çaldı, izledim. Şimdi süperstar.
Igor Oistrakh ve Pavel Kogan gibi zorlandınız mı babanızın gölgesinden çıkmak için?
– Eğer yaşasaydı kemancı olmazdım kesinlikle. Onun düzeyinde yetenekler çok seyrek çıkıyor. Piyanist ya da besteci olurdum. Belki keman çalmayı öğrenirdim ama o yaşadıkça konsere çıkmazdım. Çünkü benzer durumdakilerin yaşadığı dramı gördüm. Bu durumu aşan Peter Serkin gibi isimler de var gerçi. Ama ben çabalasam kafamı duvara vurmak gibi bir şey olacaktı. Gerçi birçok ödül kazandım, parlak bir kariyer edindim ama babamı aşmak zordu. Ben Rusya’da kalıp sadece konçerto çalmak yerine farklı bir yol seçtim. Oda müziğini öğrendim, hobi düzeyinde düzenlemeler yaptım, 10 yıldır orkestra şefiyim, 15 yıldır üç festivalin yöneticiliğini yapıyorum. Müziğe çok boyutlu bakabiliyorum. Üç çift kulak ve göze sahibim artık. Arkadaşlarım eskiye oranla müziğimin çok farklı olduğunu söylüyor.
Repertuarınızı nasıl oluşturuyorsunuz?
– Başlangıçta farklı herşeyi çalmak zorundasın. Sonra yakın bulduklarını çalıyorsun. Bazı bestecilerin müziği, diliyle daha yakın ilişki kuruyorsun. Mesela Bach 15 yıldır böyle. 15-16 yıldır Şostakoviç’in müziğiyle ilgileniyorum. Rusya’dayken Prokofiyef daha yakın gelirdi. 1988’de New York’ta tanışınca Schinittke ardından Rodrion Shchedrin’in eserlerini repertuarıma aldım. Ravel, Prokofiyef’i hep sevdim. Şefliğe başladıktan sonra keman için çok az yazan Schumann, Mahler, Borodin, Korsakof’la yakınlaştım. Penderecki’nin konçertosuna çalışıyorum. Repertuarım çok genişledi. Yakında azaltıp uzmanlaşmaya başlayacağım.
İlk düzenleme çalışması için Goldberg Varyasyonları’nı seçmenizin özel bir nedeni var mı? Gelecekte virtüözlük yerine düzenlemeye yönelmeyi düşünüyor musunuz?
– Glen Gould’un son kaydı ilgimi çekmişti. Yaylı çalgılar üçlüsüne uyarladım, sonra oda orkestram için yeniden düzenledim. 15 yıl kadar sonra konserleri bırakacağım.
Piyanist Petruşanski’yle ne kadar zamandır birlikte çalışıyorsunuz?
– Babası S. Petruşanski’yle babam birlikte çalardı. Hatta babamın öldüğü turneye birlikte çıkmışlardı. Çocukluk arkadaşıyız. 10 yıl önce İtalya’ya göçtü, konservatuvarda öğretmen. O gün bu gündür birlikte çalıyoruz.
Uzmanlık alanı olarak besteci ya da dönem seçtiniz mi?
– Boris tüm Şostakoviç solo piyano eserlerini kaydetti. Şostakoviç’in tüm keman piyano eserlerini kaydetmeyi düşünüyoruz. 14 Prelüd’ü iki çalgıya uyarlama projemiz var. Ayrıca Schinitke ve Prokofiyev repertuarını kaydetmeyi planlıyoruz.
(Serhan Yedig / İş Müzik Nisan 2001)
Prenslerin sınıfında okudu
Linkler
Web sayfası
