Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Gottfried H. Wagner / Büyükdedem bugün yaşasaydı Bayreuth yerine Hollywood’u seçerdi
    Arşivlerden

    Gottfried H. Wagner / Büyükdedem bugün yaşasaydı Bayreuth yerine Hollywood’u seçerdi

    EditörBy EditörNisan 13, 2018Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Gottfried Helferich Wagner
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Richard Wagner ve Franz Liszt’in torunu Gottfried Helferich Wagner, 1989 Martı’nda 42 yaşında İstanbul’daydı. Liszt’in kaldığı binaya plaket yerleştirdi, müzikseverlerle sohbet etti. Opera rejisörlüğünün yanı sıra müzikolog olan Wagner ailesinin tutucu yapısına belirli ölçülerde esneklik kazandırmaya çalışıyor. Nazilerle bağlarını eleştiriyor. Opera dinleyicilerini artırmayı hedefliyor.

     

    Operayı sevmeyenleri bu sanat dalına ısındırmak, dedelerinin sanat anlayışıyla ilgili incelemeler hazırlamak ve müzikle ilgilenmeyen kişilere bu iki büyük bestecenin ismini öğretmek genç Wagner’in uğraşları arasında. Bu hedefe ulaşmak için hazırladığı uzun vadeli programın, son ürününü Fransa’nın Orange kentinde düzenlenen festival için hazırlamış: Richard Wagner’in dört operadan oluşan “Nibelungen Yüzüğü Ring” isimli dizisinin video çekimi… Gottfried bu çalışmasında operayı filme aktarmayı amaç-lamıyor. Çağdaş bir anlayışla bu eserin tanıtımını yapıyor yaklaşık 15 saat süren bu diziyi 10 dakikaya sığdırmış: “Yalnızca 18 bin Alman Markı paramız vardı, teknisyenler bu miktar ile 10 dakikalık bir çalışma yapılabileceğini belirttiler. Kolaj tekniği ile gerçekleştirilen bu filmdeki malzemeyi bir aylık bir çalışmayla oluşturdum” diyor.

    Wagner operaları özünde iktidar
    hırsı ve ihtirası anlatır

    Wagner operalarında zaman ve mekan olayını belirli limitlerle sınırlamaz, rejisörlerin sahneleme aşamasında en özgür olduğu yapıtların başında gelir bu eserler. Dört dizilik bu operada insanüstü yaklaşımlar olmasına karşın, özü, iktidar hırsı, ihtiras ve insanoğlunun sosyo psikolojik analizinde odaklaşır. Gottfried metinde egemen olan düşünce biçimini çalışmasının ana öğelerinden biri olarak değerlendiriyor; müziğin görselliği, optik açıdan olduğu kadar metinle de belirli bir denge içinde filme aktarılıyor.
    İktidar hırsı günümüz insanının her an hissettiği bir duygu, belki devler, ejderhalar değil gücün sembolleri. Ama kapitalist ve sömürücü güçlerin yaklaşımları ve oyunları dünyayı ve yönetimi ele geçirmeye yönelik. “Ring”in tanıtım filminin ana fikri yaşadığımız dünyadan görüntülerin çerçevesinde belirginleşiyor. Yapıtın kahramanları ya ünlü bir çizgi roman tipi ya da Dali gibi gerçeküstü akımın temsilcilerinin tablolarındaki çehreler. Film Ren Nehri’nin her geçen gün biraz daha kirlenen sularının akışıyla baş-lıyor. Gottfried’in bir yeşilci olduğunu belirtirsek Avrupa’nın çevre sorunlarının başında gelen bu görüntünün kullanımını yadırgamazsınız. Ren’in dibindeki altınlar ise külçeler biçiminde İsviçre bankalarında korunanlardan… Operadaki altınları koruyan üç peri kızı ise güzel olmalarına güzelde öyle pek bir peri sadelikleri yok. “Sex- Shop”ların girişinde rastladığımız cinsel yönü ön plana çıkartılmış kadın resimleri kolajda kullanılıyor. On dakikalık süre içinde operanın kahramanlarından Alberich’in gücünü Sovyet tanklarında, yükselen Amerikan gökdelenlerinin gölgesinde görüyoruz. Tanrı Wotan ise Wall Strett patronlarından biri, günümüzdeki tanrısal gücün paranın varlığı ile paralellik içinde olduğunu vurguluyor Gottfried. Güç kazanmak için ise Fafner’in kanını içmez Siegfried, onun tercihi Coca-Cola’dır. On dakika çok kısa bir süre ama Gottfried ekranın her köşesini kullanıyor, bilgisayar di-zaynlarından, fotoğraflara hereketi sağlamak için çeşitli filmlerden alınan bölümlere kadar farklı malzemeler, gücün günümüzdeki simgelerini gelişen teknolojinin aracılığıyla aktarıyor izleyiciye.

    Yaratıcılık şeytanı insanın içine
    girmediyse sanatçının değeri olmaz

    Bu konuda Wagner şöyle diyor:
    “Richard Wagner için görsel nitelik her zaman çok önemliydi, çalışmamda bunu üst düzeyde kullanmaya çalıştım. Eğer o bugün yaşasaydı çalışmaları için Bayreuth yerine Hollywood’u seçerdi. Müziğin görsel yanını sahneye aktarmayı başaramayan rejisörlerin Wagner’i anladıklarını söylemek olanaksızdır. Ailemizin geleneksel ilkesini, Richard Wagner Liszt’e yazdığı bir mektupta şöyle dile getirir: Yaratıcılık şeytanı insanın içine girmediyse sanatçının bir değeri olmaz. Wagner, Verdi gibi görkemli gösteri ağırlıklı eserler bestelemedi, tipik insan davranışını müzikli dram ile sunmaya çalıştı. Operanın Shakespeare’i olmak istedi, bu nedenle sahnede şancıdan çok, şarkı söyleyen aktöre gereksinim duydu.”
    Gottfried Wagner ailesinin etkinliklerini de bu ilkelerle denge içinde olmadığını belirterek eleştirmekten çekinmiyor. Bayreuth Festivali’ndeki reji anlayışlarına değişik yaklaşımlar eklenmesi gerektiğini belirtiyor. Festivalin şu an yöneticisi olan babası Wolfgang Wagner’in çalışmalarının tartışmasına girmek istememesine karşın, eğer ileride bu sorumluluğu üstlenirse Bayreuth’te yalnızca Wagner’in eserlerinin sahnelenmesi uygulamasını değiştireceğini sözlerine ekliyor: “Bayreuth’teki opera binası yapılırken, klasik opera anlayışının dışındaki öncü eserlere bir sahne kazandırılması amaçlanmıştı. Wagner, bu çizgideki yapıtlarını kendi istekleri doğrultusunda inşa ettirdiği bu sahnede sunmaya, başladı. Günümüzde Bayreuth bu konuda bir ilerleme kaydedemedi, yalnızca Wagner’in eserlerinin seslendirildiği bir yer olma kimliğini sürdürüyor. Ben yö-netim sorumluluğunu üstlenirsem, çağdaş opera yapıtlarına da yer vermek istiyorum. Richard Wagner için çağdaş yaratıcılık çok önemliydi, bu nedenle kapsamda yapılacak bu tür bir değişikliğin onun ilkelerine ters düşeceği kanısında deği-lim.”
    İstanbul’da açılan yeni konser salonu ve Liszt’in İstanbul’da kaldığı eve plâket takma törenlerine katılmak için şehrimizi ziyaret eden Gottfried Wagner, mayıs ayında tekrar gelerek “Nibelungen Yüzüğü” için yaptığı çalışmasını başta konservatuar ve üniversite gençleri olmak üzere, müzikseverlere sunmak istiyor. Ülkemizde Wagner’in eserle-rinin sahnelenmediğini ve yeterince tanınmadığını öğrenince bu fikri gerçekleştirmek için en kısa sürede harekete geçeceğini sözlerine ekliyor.
    (Mustafa M. Alaca / Nisan 1989 / Gösteri Dergisi)

    Linkler

    Biyografisi (Almanca)

    Sanal Wagner Müzesi

    exclusive interview Gottfried Helferich Wagner özel röportaj Richard Wagner
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı

    Kasım 23, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.