Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Hakkı S. Gezgin / Hacı Arif Bey’in eserlerinde sözle birlikte ses de ağlar veya güler
    Arşivlerden

    Hakkı S. Gezgin / Hacı Arif Bey’in eserlerinde sözle birlikte ses de ağlar veya güler

    EditörBy EditörKasım 23, 2021Yorum yapılmamış3 Mins Read
    Hacı Arif Bey
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Tanzimat Dönemi’nin önde gelen bestecilerinden Hacı Arif Bey, 53 yaşında hayata veda ederken geriye ömrünü birkaç kez katlayacak, kuşaklar boyunca söylenecek pek çok şarkı bırakmıştı. Müziksever edebiyat öğretmeni Hakkı Süha Gezgin, “yıllardır gür bir kaynak cömertliğiyle akan” Hacı Arif Bey’e saygılarını sunarken “Usül değiştirme konusunda eşi, benzeri yoktur” diyor.

    Bazı ressamlar şu veya bu rengi çok sever, fazla kullanır. Üsluplarındaki hususiyetlerden biri de budur. Şairler içinde de bazı vezinlere ziyade iltifat edenlere rastlarız. Musikide bu şahsi temayüllerin izleri daha derin olarak göze çarpar.
    Falan mesela rastta ruhunun en geniş ilham ufkunu bulmuştur, filan uşşakta. O, mürekkep makamları sever, bu ana makamlardan ayrılmamayı yaratma yolunun en doğrusu sayar.
    Hacı Arif Bey, bunların hiçbirine benzemez. Hani eski büyük sanatkârlar tanırız, şairdir. Çağının en güzel kasidelerini yazar. Dehasını mermer damarlarında kan gibi dolaştırarak taşları canlandırır. Bir günde bir damla boyadan bir güzellik cihanı yaratır. Mermer, çekiç, çamur, tunç, fırça ve boya onun elinde yaratıcı birer kuvvet olur. Hacı Arif işte makamlara bu türlü vasıtalardan daha fazla ehemmiyet vermez.

    Hiçbir makamı ötekine üst tutmaz

    Bir mimarın elinde harç ne ise, onun elinde de makam odur. Hiçbir makamı, ötekine üst tutmaz. Gönül temellerine ilham perisi dokununca besteler doğar. Şimdi neveser bir şarkının nefis kumaşını dokurken, biraz sonra aynı tezgâhtan bir muhayyer eser dökülür.
    Sesi kadar yüzü de güzeldi. Bu güzelliğe sanatkârlığın ince yaradılışını, dokunaklı manasını da eklerseniz, hayatını dolduran maceraları tabii bulursunuz.
    Saray saz takımlarını o yetiştirdi. Ömrü tatlı heyecanlar, derin kalp vuruşları içinde geçti. Saadet de keder kadar onu akort ediyor, eser yaratmasına yol açıyordu.
    Yüzlerce beste yazdı. Tanzimat çağının Dellalzade’den sonra en büyük bestekârı Hacı Arif’tir. Hele şairlerin “sekt-i melih”ini andıran usul değiştirmelerde bir eşi daha gelmedi dersek haksızlık etmiş olmayız.

    Değerli şairlerin dizelerini seçti

    Onun beğenilecek taraflarından biri de kültür sahibi olması ve besteleyeceği eserleri gerçekten değerli şiirler arasından seçmesidir. Netice büyük bestekârlarımız, musikiden başka şey bilmedikleri için, yâvelere iltifat etmek zorunda kaldılar.
    Hacı Arif duygulu ve derin manalı şeyler arar. Mesela kürdilihicazkâr makamından:
    Harâb-ı deşt-i gamdır şimdi bî-gam gördüğün gönlüm
    Perişandır senin vaktiyle hurrem gördüğün gönlüm
    Cüda düştü mukaddem yâre hem- dem gördüğün gönlüm
    Perîşândır senin vaktiyle hurrem gördüğün gönlüm
    Suznâkten:
    Alınca gönlümü mihr-i cemâli
    Göründü ıyd-i ümmîdin hilâli
    Kadeh meyle dilim şevk ile mâli
    Değil gönlüm gibi bir lâubâli
    Melekler imrenir görse bu hâli
    Segâhtan:
    Olmaz ilâç sîne-i sad-pâreme
    Çâre bulunmaz bilirim yâreme
    Baksa tabîbân-ı cihân çâreme
    Çâre bulunmaz bilirim yâreme
    parçaları hükmümüzün senetleri sayılabilir.

    Sözle ses arasında ahenk köprüsü kurar

    Hacı Arif’te gördüğümüz inceliklerden biri de sözle ses arasında kurduğu ahenk köprüsüdür. Onun eserlerinde söz ile birlikte ses de ağlar veya güler. Hissin ifadesi olur.
    Yarım asırdan beri, neşemize vasıta yaptığımız, gönül yarelerimize serin sargılar halinde doladığımız bu eserler için, ona hâlâ hiçbir şey vermiş değiliz. Hacı Arif, yıllardır gür bir kaynak cömertliğiyle akıyor. Susuzluğunu giderenler bari rahmetle ansalar.
    (Hakkı Süha Gezgin / Ekim 1953 / Aydabir)

    Hacı Arif Bey
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar

    Haziran 8, 2023

    Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir

    Haziran 3, 2023

    Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum

    Mayıs 11, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.