Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    • Anasayfa
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Orhan Gencebay / Arabesk özgür Türk müziği icrasıdır
    Arşivlerden

    Orhan Gencebay / Arabesk özgür Türk müziği icrasıdır

    EditörBy EditörMart 3, 2018Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Orhan Gencebay
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Orhan Gencebay, arabeskin Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği’ni kalıba sokma faaliyetlerine tepkiden kaynaklandığını savunuyor. Ressam Gülsün Karamustafa’ya bu türün gelişimini anlatırken “Plaklarım İstanbul’daki minibüs sayısından fazla satıyor, demek ki tek dinleyicim onlar değil” diyor.

     

    1981’de açtığım sergideki resimlerime konu olarak arabesk olayını işlemem nedeniyle, “Türkiye’de Müzik Olgusu” konusunda gerçekleştirilen karşılıklı konuşmalardan Orhan Gencebay’la olanını, benim yapmam düşünülmüştü. İlgi duyduğum konunun ünlü kişilerinden, arabesk denilen müzik türünü ilk geliştiren ve bugünkü yaygınlığına ulaştıranların başında gelen biriyle karşılaşmak benim için önemliydi. Gösteri Dergisi ekibiyle birlikte gittiğimiz Orhan Gencebay’ın Ulus Mahallesi’ndeki evinde kendisine şu soruları yönelttim:
    Şu anda Türkiye çapında son derece yaygınlaşmış ve kitlelerce benimsenmiş bir müzik türünün yaratıcısı ve uygulayıcısısınız. Acaba bu müzik türünü geliştirirken kendinizce önceden hedeflediğiniz, yönelmeyi amaçladığınız bir kitle var mıydı? Bu türün bu kadar yaygınlaşabileceğini önceden biliyor muydunuz?
    — Arabesk denilen müzik türü, ülkemizde zaten silik bir şekilde vardı. Ben bu eğilimlerin biraz daha ortaya çıkmasını sağlayan ve türe belli kalıplar koyan kişiyim. Arabesk denilen müzik türünde, Türk Halk Müziği’ni, Türk Sanat Müziği’ni bulabilirsiniz. Bütün bunların üzerine Batı tekniğini ve her türlü teknik imkanı dahil edip, bir de özgürce icraatı eklerseniz arabesk müzik ortaya çıkar. Arabesk özgür Türk Müziği icraatıdır. Bu türün gelişmesiyle ilgili olarak çok saz, unison, orkestrasyon partisyon düzeni üzerinde çalıştım. Asırlardan beri teksesliliğe alışan kulakları, çoksesliye doğru yöneltmek amacıyla, müziğimize yakıştırmaya çalışarak, çoksesli düzen araştırmaları yaptım. Bu çalışmalar süresince bir hedefim vardı. Toplumumuzda herkesin anlayabileceği, herkesi ilgilendiren bir müzik yapmak istiyordum. Yine de geliştirdiğim müzik biçiminin bu kadar geniş bir ilgi göreceğini gerçekten bilmiyordum.

    O kadar minibüs yok ki!

    Uyguladığınız müzik türüne zaman zaman ‘minibüs müziği’ adı yakıştırıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
    — Arabesk kalıbı bir ihtiyaçtan doğmuştur. Türk Halk Müziği dar bir kalıba sıkıştırılmıştır. Türk Sanat Müziği’nin belli kuralları vardı, halka pek intikal edememiş ve fazla gelişmemişti. 20’nci asırda gelişme gerekliydi, biz de kendi çapımızda araştırmalara yöneldik. Arabesk denilen tür böyle ortaya çıktı. Toplumumuzun çok büyük bir kesimi minibüs ve dolmuşlarla işlerine gidip gelirken bu müziği dinlemek durumunda kalıyordu. Çünkü müzik şoförler tarafın-dan çok benimsenmişti. Ama “minibüs müziği” tabiri üzerinde bir araştırma yaptığımda değişik bir sonuçla karşılaştım. O zamanlar İstanbul ve çevresinde tam 100 bin plağım satılırdı. Trafik Müdürlüğü’nden öğrendiğime göre şehirde çalışan yalnız 15 bin minibüs ve dolmuş vardı. Bu sonuç şarkılarımı benimseyenlerin yalnızca minibüs ve dolmuş şoförleri olmadığını ortaya koyuyordu.
    Arabesk müzik türü homojen bir yapı mıdır? Ferdi Tayfur, Ümit Besen, Kibariye aynı müzik türünün mü, yoksa önemli özelliği yaygınlık olan, bunun dışında ayrılıkları bulunan değişik türlerin mi uygulayıcıları?
    — Arabesk denilen müzik türünün saflarına, kendi ürünümüz olan, serbestçe çalışılmış Türk Müziği’nin her çeşidini kabul ediyorum. Her alanda iyi ya da kötü icra vardır. Sanatçı kesiminde de her konuda olduğu gibi olumlu ya da olumsuz değerlendirilebilecekler çıkabilir. Bu tür müzik, iyi ellerde olduğu sürece olumlu sonuçlar alınabilecektir. Bu türün ortaya çıkışı çok yakın bir tarihe rastlar. 10-15 yıldan bu yana son derece büyük bir hızla gelişmiş bir müziktir. Henüz çok genç, ilerde daha da büyüyecek, gelişecek.

    Eleştirileri anlayamıyorum

    Yaptığınız müzikle, içerdiği öz arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz? Bu sözler olmasaydı ya da aynı sözler değişik bir müzik formuyla sunulsaydı sizce aynı etkiyi yaratır mıydı?
    — Böyle bir uygulama bugüne kadar yapılmadı. Uygulanan müzik ve sözleri bir bütün. Ancak şarkıların sözleri pasifizm kokuyor diye suçlamalar yapılıyor. Zaman zaman, bu doğru olabilir ama benim “Yaşamak ne güzel” diye biten parçalarım da var. Bu gibi iddialar arabesk müzik türünün fazla ilgi görmesi üzerine ortaya çıkıyor.
    Geniş halk kitleleri müziğinizi benimserken bazı çevrelerden gelen sert tepkilerle karşılaşıyorsunuz. Klasik müzik, Türk Sanat Müziği, yer yer pop müzik çevreleri, radyo, TV sizin uyguladığınız tür müziğe karşı çıkıyor. Bunun nedenini nasıl açıklayabilirsiniz?
    — Arabesk denilen müzik türüne yönelen suçlamalara nedense pek açıklık getirilmiyor. Suçlamaların ne yönde yapıldığını bilsem herhalde daha iyi cevap verebilirdim bu soruya. Ülkemizde yeni gelişen ve çok yaygınlaşan bu yeni müzik türündeki çalışmaları açık seçik belirlemek istiyorsak girişimlerde bulunmalıyız. TRT ile, müzik otoriteleriyle karşı karşıya gelmenin ve meseleyi çok yönlü ele almanın zamanı gelmiş, hatta geçmektedir. Çalışmalarımızı birbirimizden kopuk bir şekilde sürdürüyoruz.
    Yaptığınız müzik için son yıllarda Türk pop müzik sanatçılarının da bu tür müziğe öykünmesi ya da doğrudan doğruya bu müziği benimsemesi de hatırlanarak değerlendirildiğinde gerçek Türk pop müziği denebilir mi?
    — Pop müzik demek, güncel, popüler, halkla ilgili müzik demektir. Türkiye’ye “Pop” adına Batı’dan müzik aktarılmaya çalışılıyordu. Oysa ülkemizde en çok dinlenen müzik, gerçek pop müzik olmalıydı. Şu anda arabesk Türkiye’de en çok dinlenen müzik türüdür. Bu yüzden Türk “Pop”u olarak kabul edilmelidir.
    (Gülsün Karamustafa / 1 Mart 1982 / Gösteri Dergisi)

    Linkler

    Orhan Gencebay’ın resmi web sitesi

    Gülsün Karamustafa hakkında bilgi

    Orhan Gencebay özel röportaj
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı

    Kasım 23, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.