Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Kırkambar»Tülay German / Blues söyler gibi yazıyorum
    Kırkambar

    Tülay German / Blues söyler gibi yazıyorum

    EditörBy EditörOcak 14, 2019Yorum yapılmamış2 Mins Read
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bir zamanların ünlü şarkıcısı Tülay German 1987’de sahneye veda etmişti. Fransa’da inzivada yaşayan German 1993’te hayat arkadaşı Erdem Buri’yi kaybetti. Tüm bir ocak ayı boyunca Buri’nin mezarı başında oturup yazdıkları 1996’da Erdemli Hayat adıyla yayımlandı. Ardından “Düşmemiş Bir Uçağın Kara Kutusu”yla yazarlık serüveni devam etti. 2000 yılında Kalan Müzik’ten eski kayıtlardan oluşan bir albümü de yayımlanan German’ı Paris’teki evinden aradık. Yazarlık serüvenini konuştuk.

     

    Pere Lachaise Mezarlığı’ndaki acı dolu ocak ayından önce yazmayı denemiş miydiniz?
    – Çocukluğum, genç kızlığımla ilgili bölümü 1960’ların sonunda yazmıştım. Fransa’daydım çok yoğun çalıştığım günlerdi, bunalmıştım. Çocukluğumla ilgili şeyleri yazdıkça rahatladığımı hissediyordum. Babam şiir yazardı. Bir kitabı yayımlandı. Fehmi Tokay ve Selahattin Pınar birçok eserinin güftesi ona aittir. Bende katiyen böyle bir yetenek yoktu. Kompozisyon notlarım bile çok düşüktü.
    Mezarlıkta yazdıklarınız kitapta aynen yer aldı mı, yoksa düzelttiniz mi?
    – Kopukluklar, atlamalar vardı. Kronolojik sıraya koydum.
    Yaşar Kemal, Haldun Taner, Kemal Tahir gibi edebiyatçıların bulunduğu bir çevrede yıllar geçirdikten sonra kalemi elinize alırken korktunuz mu, yoksa bu atmosfer özgüveninizi mi pekiştirdi?
    – Kendimi edebiyatçı kabul etmiyorum. Müzisyenim, şarkıcıyım. Şarkı söyler gibi, içimden geldiğince yazıyorum.
    Çok yalın bir dille yazmışsınız. Tanıdığınız sanatçılar hakkında değerlendirme yapmadan, portrelerini çizmeden yansıtmanız objektif olma kaygısından mı kaynaklanıyor?
    – Rachamon dünyasında objektifliğe inanmıyorum. O insanlarla çok şey yaşadım, çok şeye tanık oldum. Bunları yazmak için izin almayı bile düşünemem. Doğrusu portrelere dönüştürmek aklıma gelmedi bile. Bu kitaplar Erdem Buri’ye ağıttır. Zencinin blues söylemesi gibi bir şeydir. Adam Sanat’a da böyle doğaçlama yazıyorum.
    Kitapta aşktan, erkeklerin eksiklerinden bahsediyorsunuz. Bir genç sağlıklı ilişkinin sırrını sorsa, ne derdiniz?
    – Evliliğin ilişkiyi öldürdüğü yolundaki fikrim değişmedi. Erkeklerin sosyal koşullanmadan gelen gururlarına dikkat etmeleri gerekiyor.
    Leo Ferre, Charles Aznavur, Charles Mingus, Aşık İzzet gibi çok renkli insanlarla tanışmışsınız. Hangisinden daha çok etkilendiniz, hangisinin portresini yazmak isterdiniz.
    – Portre yazacak kadar yetenekli değilim. Hepsinden etkilendim. Ferre’den, Aznavur’dan, Aşık İzzet’ten, Aşık Nesimi’den, kitapta sözünü ettiğim papazdan. Sokakta tanıştığım sıradan insanlar da beni etkiledi.
    İlk kitap yayımlandıktan sonra size ulaşan, ilginç şeyler söyleyen hayranlarınız oldu mu?
    – Bir hayranım aradı ve “Demek böyle sevgi olurmuş hayatta” dedi. Beni en çok bu etkiledi.
    (Serhan Yedig / Bu mülakat 2001’de yapılmış ve daha önce yayımlanmamıştır)

    özel röportaj Tülay German
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı

    Kasım 23, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.