Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    • Anasayfa
    yeni siteyeni site
    Home»Çeviri ve Derlemeler»Herbie Hancock / Müzik insanlığın gelişmesine hizmet etmiyorsa değeri yoktur
    Çeviri ve Derlemeler

    Herbie Hancock / Müzik insanlığın gelişmesine hizmet etmiyorsa değeri yoktur

    EditörBy EditörNisan 5, 2018Yorum yapılmamış5 Mins Read
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Cazın maceraperest virtüözlerinden Herbie Hancock, 70’inci yaşını pop yıldızlarını çağrıştıran iddialı bir projeyle kutluyor. Sting, Peter Gabriel, Bob Geldof’un geçmişte yaptığı gibi, farklı uluslardan, farklı alanlardan ünlü müzikçileri bir araya getirip “Imagine” albümünü hazırladı. Pink, Seal, Chaka Khan, James Morrison, Wayne Shorter’ın da yer aldığı albüm, John Lennon’ın ünlü bestesiyle açılıyor, ismini de bu şarkıdan alıyor. “Dünyaya baktım ve müziği insanlığın gelişmesi için nasıl kullanabilirim, diye düşündüm. Bu albümü hazırladım” diyen Hancock, tüm müzikseverleri sosyal, etnik, dinsel farklılıklara saygı göstermeye, birlikte yaşama kültürünü savunmaya çağırıyor. 24 Ekim 2010’da yeni albümünün tanıtım turnesine İrlanda’dan başlayan Hancock, iki gün sonra İstanbul’a geldi.

    Piyano başında 63 yıl, 54 albüm, 12 Grammy ödülü, yılda ortalama 70 konserden yarım asırda 3500 konser sonra Herbie Hancock hâlâ zinde ve enerji dolu. Fotoğraflardaki görünümü, yüzüne yaşla gelen çizgiler son 30 yıldır neredeyse hiç değişmedi. Eskisinden daha maceraperest, dinleyicisin şaşırtma konusunda eskisinden daha kararlı.

    63 yıl boyunca dolap beygiri gibi müzikte aynı noktada dönmek yerine, yeni bir söz söylemesini sağlayacak neredeyse her alternatifi denedi Hancock. Akustik, elektronik, pop, etnik, caz, klasik hatta anti müzik… Evet bunu bile… 1996’da Down Beat’ten Zan Stewart’a söylediklerine kulak verelim: “Plugged Nickel kulübünde Wayne Shorter, Tony Willians ve Ron Carter’la çaldığımız dönemde öyle hızlı bir dönüşüm geçiriyorduk ki her şeyi denedik. Nihayet aynı müziği çalmaktan, birbirimizin tepkilerini bildiğimiz besteleri yorumlamaktan ölesiye sıkıldık. İşte bu dönemde tam tersi yönde gitmeye karar verdik. Buna anti müzik diyorduk. Umulmayanın peşindeydik. Başlangıçta belki kuru gürültü gibiydi. Fakat bazen müthiş bir içgüdüyle müziğin peşinden gidiyorduk. Müzisyen kendini böyle geliştiriyor…”

    Hancock’un bahsettiği Plugged Nickel kayıtları 1996’da yayımlandı. Yılın albümü adayları arasına girdi…

    Müziği aşağılamıyorum tam tersine yüceltiyorum

    Bu kadar maceradan sonra, tüm Amerika’yı sarsan 11 Eylül şokunun da etkisiyle müziğin dışında dünyanın gidişatıyla da ilgilenmeye başladı Hancock. 1972’den beni Budizm öğretisine uygun yaşayan, dünyada barışı arayan müzikçi, son yıllarda yayımlanan röportajlarda her fırsatta yeryüzündeki yoksulluktan, eşitsizliklerden, Amerikalıların uluslararası politikadaki hatalarından bahsediyor. Gününün önemli bölümünü internet başında, dış politika ve teknolojideki gelişmeleri izleyerek geçiriyor. Önceki hafta Sunday Times’ta yayımlanan röportajda Harry Browne’a anlattıklarına bakılırsa yeni albümü Imagine bu sürecin doğal sonucu.

    “Klasik caz albümü yapmak istemiyorum. Küçük bir caz grubu için müzik yazmayı düşündüm önce. Fakat hedefi, amacı ne olacaktı? Dünyaya baktım, müziği insanlığın ilerlemesi adına nasıl kullanabileceğimi düşündüm. İnsanlığın gelişmesine hizmet etmediği sürece müziğin değeri olamaz. Müziği aşağılamıyorum, tam tersine yüceltiyorum bunu söyleyerek. Müziği çok seviyorum, ama hiçbir zaman insan sevgimin yerini tutamaz. Gün geçtikçe sunu anlıyorum: Kim olduğumu sorgulamak yerine, ne yaptığıma odaklanmam gerekiyor. İnsanım, bu aşikar. Ama ben gerçekte müzikçiyim. Bu düşünce dünyaya daha geniş perspektiften bakmamı sağladı.”

    Globalizmden korkmayın

    Dünyanın global bir köye dönüştüğünü, bundan korkmanın anlamsız olduğunu savunuyor Hancock. “Kaderlerini başkalarının eline bıraktıklarını düşünüp endişeleniyor çoğu kişi. Bu yanlış. Tam tersine kendi kaderimizi tayin konusunda geçmişten daha güçlüyüz. İnsanoğlu sandığından daha güçlü. İstediğimiz türde globalizasyonu yaratabiliriz. Kültürü bu amaçla kullanabiliriz. Kendi kültürümüzü yaratabilir, diğerlerini de kucaklayabiliriz. İşte bu albüm, harekete geçme çağrısı…”

    Albümün açılışındaki Lennon bestesi Imagine de Hancock’un çağrı şarkısı: “Geçmişte barışseverlerin marşına dönüşmüştü. Biz de bu şarkıyı barış için bir platform olarak kullandık, şiddet kültüründen uzaklaşma çağrısı yaptık.”

    Hancock, bu çağrının güçlü olması için farklı kültürlerin, müziklerin temsilcilerini bir araya getirdi. Toplumlar arasındaki sınırları aşan müziği kullanıp, gezegenin ortak diliyle barış çağrısında bulunmayı denedi. Amerika’dan Pink, Mali’den Tinariwen, Kongo’dan Konono, İrlanda’dan Chieftains, Mali’den Toumani Diabete ortak çalışmaya katıldı. Hancock ise albümde solist rolüne soyunmak yerine grubun bir üyesi gibi piyano başında yerini aldı.

    Haziran başında piyasaya çıkan Imagine albümünün konser turnesi bu hafta Avrupa’dan başlıyor. İrlanda, Estonya, Bulgaristan, İngiltere, Finlanndiya, Danimarka, İsviçre, Almanya, Portekiz’deki konserler 8 Aralık’a kadar sürecek. Turnenin ikinci konseri İstanbul’da. Grupta Kristina Train vokal, Greg Phillinganes tuşlu çalgılar ve vokal, Lionel Loueke gitar, James Genus kontrbas, Trevor Lawrence Jr. davulda Hancock’a eşlik ediyor.

    (Serhan Yedig / 24 Haziran 2010 / Hürriyet)

     

    11 YAŞINDA CHICAGO SENFONİ’YLE MOZART’IN KONÇERTOSUNU YORUMLAMIŞTI
    Hancock’ın müzik serüveni yedinci yaşgününde annesinin hediye aldığı piyano ve klasik müzik dersleriyle başlamıştı. Chicago Senfoni Orkestrası eşliğinde Mozart’ın 5’inci Piyano Konçertosu’nu seslendirdiğinde 11 yaşındaydı. Caz virüsü damarlarına Oscar Peterson’ın plaklarıyla girdi. Üniversitede sanat tarihi öğrencisiyken Chicago kulüplerinde efsanevi saksofoncu Coleman Hawkins ve trompetçi Donald Byrd’la çalışmaya başladı. 1963’te trompetçi Miles Davis’in ikinci önemli grubunun daimi kadrosuna katılınca yıldızı parladı. Birlikte unutulmaz albümler kaydettiler. Davis, yolları ayrıldıktan yıllar sonra yazdığı otobiyografide Hancock’tan bahsederken “Cazda piyanist olarak Bud Powell ve Thelonious Monk’tan sonra gelmiş en önemli isimdir. Zaten ondan sonra kayda değer isme rastlamadım” diyordu. Davis’in grubunda çalışırken Maiden Voyage gibi unutulmaz albümler kaydeden Hancock, bu arada Michelangelo Antonioni’nin ünlü filmi Blow Up’ın müziklerini üstlendi. Film müziği yapmayı sonraki yıllarda da sürdürdü. 1968’de kendi grubunu kurdu. 1970’lerde elektronik müziğe yöneldi, ardından Headhunters gibi pop çağrışımlı albümler kaydetti. 1980’lerde genç trompetçi Wynton Marsalis’le tekrar klasik caza döndü. Sonraki yıllarda bir yandan Santana, Paul Simon, Sting gibi isimlerin de katıldığı pop çağrışımlı albümler kaydetmeyi sürdürürken diğer yandan modern caza yeni soluk getiren “1+1”, “A Tribute to Miles” albümlerini hazırladı. 2007’de Norah Jones ve Tina Turner’ın sesiyle şarkıcı Joni Mitchell’a ithaf ettiği “River” albümü Hancock’a yaklaşık 43 yıl sonra “Yılın Albümü” dalında Grammy kazanan ilk cazcı unvanını getirdi. Twitter, Facebook dahil her platformda yer alan piyanist, web sayfasıyla da dinleyicilerine ulaşıyor.

    Linkler

    Biyografisi

    Kişisel web sayfası

    Twitter hesabı

    Herbie Hancock
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    Antonin Dvorak / Wagner, Prag’a geldiğinde heyecandan delirmiştim

    Mart 25, 2022

    Hakkı S. Gezgin / Neyzen Tevfik, gönül denilen hayale bile sığmaz kâinatı kamış parçasına doldurmuş sihirbazdır

    Ocak 7, 2022

    Hakkı S. Gezgin / Hacı Arif Bey’in eserlerinde sözle birlikte ses de ağlar veya güler

    Kasım 23, 2021
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.