Fransız kontralto Gerard Lesne caz, chanson ve rock söyleyerek müziğe başlamıştı. Rene Clemencic’le karşılaşması hayatını değiştirdi. Sesini Ortaçağ müziğine adadı. Il Seminario Musicale’yi kurup dini müzik repertuarını araştırmaya yöneldi. Lesne’yi 2013’teki konser turnesinin dönüşünde Paris’teki evinden arayıp nadide sesini konuştuk. Bu arada elektronik müzikle ilgilendiğini, CD yayımlamaya hazırlandığını öğrendik. Müziğe caz ve rock söyleyerek başlamışsınız, daha sonra klasiğe ve Barok repertuara nasıl geçtiniz? – Oralardan buralara gelişim on yıldan fazla zaman aldı. 15 yaşında klasik müzikle kesinlikle ilgilenmiyordum. Chanson’lar söylüyordum. Cazla, emprovize müzikle ilgileniyordum. Barok uzmanlarından Rene Clemencic sayesinde klasikle tanıştım. Önce Ortaçağ, Rönesans ardından Barok Dönem repertuarını çalışmaya başladık.…
Yazar: Editör
Avrupalı eleştirmenlere göre, Amerikalı kemancı Hilary Hahn yüzyılda bir rastlanan yeteneklerden. Yorumları Jascha Heifetz, Isaac Stern gibi efsanelerle karşılaştırılıyor. Hahn, 2001’de Brahms’ın keman konçertosu yorumuyla ilk Grammy ödülünü kazanmıştı. 2014 baharını ağırlıklı olarak yine bu esere ayırmıştı. ABD’den başlayıp, Almanya, Avusturya’da devam edecek turne boyunca Leonard Slatkin, Yan Pascal Tortelier, Paavo Jarvi gibi şefler ve ünlü orkestalarla 11 konser verdi. İstanbul konseri öncesi, Frankfurt’tan sorularımızı yanıtlayan Hahn, son yıllarda üzerinde çalıştığı üç önemli projenin sanatı üzerindeki etkilerini anlatmıştı. You Tube’de açtığınız kanalda kavanozdaki beta balığı ile röportajınızı yayımlamışsınız. Sorularınıza bakılırsa, amatör gazetecilerden çok sıkılmışsınız. Ne gibi tepkiler alıyorsunuz? – Otel…
Polonya asıllı İngiliz kemancı ve eğitimci İda Haendel, Alman repertuvarı ve 20. yy bestecilerinin icralarıyla tanınıyor. Anne-Sophie Mutter, Maksim Vengerov, Sarah Chang gibi sonraki kuşaklardan pek çok kemancıyı etkiledi. Sanatçı, 13 Şubat 1950’de 22 yaşında, Uyuyan Güzel lakaplı 1726 yapımı Stradivarus kemanıyla İstanbul’a gelmişti. Ferhunde Erkin’in piyanosu eşliğinde resital verdi. Bu vesileyle soruları yanıtladı. Fotoğrafa bakıp sakın aldanmayın. Şimdiye kadar bu genç kızın güldüğünü veya gülümsediğini gören fani sayısı pek azdır. Bunu kendisine de söyledim. “Yoksa gülümsediğinizde sanat kabiliyetinizin bir kısmı uçup gidiyor mu?” Hayret!.. Meğer ne tesirli laf etmişim: Gülmeye başladı. Biz konuşurken yanımızda duran hanımlar da hayretlerini gizlemedi.…
Günümüzün önde gelen çellistlerinden Steven Isserlis, 2014’te Dvorak’ın konçertosunu seslendirmek üzere İstanbul’a geldi. Aynı günlerde ikinci kitabı Türkçeye tercüme edilmişti, yayımlanmak üzereydi. Müziğin yanı sıra yazarlık serüveninden de bahsetti röportajımızda. Isserlis “Sanırım yazarlık üslubumu belirleyen de müzisyenliğim” diyor. Birkaç hafta sonra ‘Oda Müziği Dünyayı Birleştirir’ başlıklı bir konser vereceksiniz. Oda müziği neden, nasıl, hangi özelliğiyle dünyayı birleştirir? – Başlık bana ait değil. Dürüst olmak gerekirse, sanırım biraz sersemce bir başlık bulmuşlar. Bunu söylemekle birlikte oda müziğini çok seviyorum. Bence tüm müzik türleri, konçertolar dahil, aslında oda müziği. Müzikçi sahnede diğer enstrümanlarla söyleşmeli, iletişim kurmalı. Bu açıdan konçertolar da geniş kapsamlı…
Antonin Dvorak, 16 yaşında Prag’a org eğitimi almaya gelmişti. 62 yıllık hayatı boyunca müziğini duyurmak amacıyla Moskova’dan Londra’ya, New York’tan Omaha’ya pek çok şehir gezdi. Fakat, iki yıllık ABD macerası hariç Prag’ı yuvası kabul etti. Hatta Brahms “Viyana’ya yerleş, zorlanırsan servetim senin” dese de bu şehri terk etmedi. Prag’da bugün bestecinin anısı sağlığında sadece önünden geçtiği, muhtemelen hiç ayak basmadığı 300 yıllık zarif bir evde yaşatılıyor. Evin ismi Villa America… Yüzünüzdeki ifade, gözlerinizdeki derin acı dehşet vericiydi Pann (Bay) Dvorak… Tamamen sağırlaştığını fark ettiği anda Beethoven, cinnetin kıyısına sürüklendiğinde Schumann, ikisini birbiri ardına yaşayıp akıl hastanesine kaldırılan Smetana… Belki…
Ayla Erduran, Necdet Atak gibi çok sayıda kemancı yetiştiren Karl Berger, İstanbul’a 1921’de Abdülmecit’in müzik öğretmenliği teklifi üzerine gelip yerleşmişti. Ressam Aliye Berger ile evlenip 53 yaşına kadar konser vermiş, eğitimciliği sürdürmüştü. Ani ölümüyle müzik çevrelerinde büyük üzüntü yaratmıştı. Akşam Gazetesi’nin müzik eleştirmeni Fikri Çiçekoğlu, vefatından birkaç gün sonra yazdığı makalede “Onunkiler kadar öğretmenine bağlı öğrenci görmedim” diyor. Ülkemizin tanınmış keman pedagogu Karl Berger’i 25 Eylül 1947’de kaybettik. Kendisinden yararlanılabilecek yaşta vefatı sanat alanında doldurulmaz boşluk bıraktı. Viyana Konservatuvarı’nı dört yılda bitirdi Karl Berger Macardı. 1894 yılında Budapeşte’ye yakın Arad kasabasında doğmuştu. Orta öğrenimini tamamlayıp tıp fakültesine girmişse de küçük…
Ahmet Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu Paris Radyosu’nda besteci yönetimindeki radyo korosu ve orkestrasınca kaydedilip 29 Mart 1947’de yayımlanmıştı. Üç gün sonra da Pleyel Salonu’nda Lamourex Orkestrası ve Saint Eustache korosunca seslendirilmişti. Bu vesileyle Le Guide du Concert dergisi besteciyle yapılan röportajı kapak konusu olarak yayımlamıştı. 1931’de Paris Sömürgeler Fuarı’ndaki uluslararası beste yarışmasına ilk eseriniz “Divertimento” ile katılmıştınız. Jüri 192 eseri inceleyip sizinkini de seslendirilecekler arasına seçmişti. Bu başarıdan sonra Türkiye’ye döndünüz mü? – Ankara Devlet Konservatuvarı’na kontrpuan profesörü tayin edilmiştim. Sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefliği verildi. Ülkemizi ziyaret eden İran Şahı’nın şerefine düzenlenen tören nedeniyle Feridun, Özsoy adlı ilk…
Paganini yorumlarıyla tanınan 20 yüzyılın önde gelen keman virtüözlerinden Vasa Prihoda 1928 ve 1947’de İstanbul ve Ankara’da konser vermişti. İkinci konserinden sonra birlikte Dvorak’ın keman konçertosunu seslendirdiği Cemal Reşit yönetimindeki İstanbul Şehir Orkestrası hakkında hayal kırıklığını ifade edip Beyoğlu’nda atölyesi olan lüthiye Vahakn Nigogosyan’ı övmüştü. Kemancı 1960 yılında, 60 yaşında hayata veda etmişti. Kemancı Vasa Prihoda ile memleketimize ilk geldiği günlerde konuşmuştum. Sanat hayatından, başarılarından, Çek bestecilerinden, genel olarak müzikten bahsetmişti. Yurdumuzdan ayrılmadan önce sanatçının bir aylık konukluk süresince edindiği izlenimleri, müzik hareketleri üzerine görüşlerini almak istedim. 19 yıl önce (1928) İstanbul ve Ankara’da konserler veren Çek kemancı “Konser salonlarını…
Alman müzikçi Reinhard Goebel, dünyanın sayılı sol elle çalan kemancılarından ve Erken Dönem Alman Barok Müziği uzmanlarından biri. Provokatif bulunan Bach ve Telemann yorumlarıyla klasik müzik dünyasında birbiri ardına fırtınalar yaratıyor. 1973’te, 21 yaşındayken kurduğu topluluğu Musica Antiqua Köln, alanında öncü kabul ediliyor. 20 yıl önce yayımlanan Brandenburg Konçertoları yorumuyla Bach müziğine yeni bakış açısı getiren, albümleri birçok ödül kazanan Goebel, sivri dili nedeniyle Manş Denizi’nin kuzey kıyısında pek sevilmiyor. 2002 Sonbaharı’nda, Bach Günleri’ne gelmeden kısa süre önce, Köln’deki evinden aradık “İngiliz’lerle kan davanız nasıl başladı” diye sorduk. İngilizler size “Erken Çağ Müziği’nin Ayetullah”ı diyor, Humeyni ve Rafsancani’yle bir benzerliğiniz…
Salacakta gazel okuduğunda Sarayburnu’ndan duyulduğu söylenen Hafız Burhan, Muzıka-yı Hümayun’da eğitim görmüş, mevlithanlığın yanı sıra günün popüler şarkılarından plak kaydetmişti. 1943’te, 46 yaşında, Fevzi Çakmak’ın kızı için mevlit okurken geçirdiği kalp krizi sonucu hayata veda eden Burhan Sesyılmaz, ölümünden yedi yıl önce Beşiktaş’taki plak mağazasına gelen gazeteciye otomobil ve kanarya merakından bahsediyor. “Kanaryalarım için büyük bir köşk yaptırdım” diyor. Hafız Burhan Bey büyük bir halk şöhretidir. Kendisinin çok dikkate değer bir hayatı vardır. Ayni gün Hafız Burhan Bey’i bir mevlitte başında takkesiyle mevlit okurken, akşamüstü bir yaz bahçesinde siyah gece elbisesiyle gazel söylerken görürsünüz. Yaşayışını ne zamandan beri merak ettiğim…
