Yazar: Editör

21 yaşındaki Tolga Atalay Ün, 2016 Ankara Müzik Festivali’nin açılış konserinde Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası’nın şefi ve solistiydi. Londra’daki Kraliyet Konservatuvarı’nda piyano, klavsen ve tarihsel icra öğrenimi gören Ün, gelecek yıl kompozisyon derslerine başlayacak. Ün “Çocukluğumda, Harry Potter hayranlığımdan gelen etkiyle olsa gerek, şeflerin bagetleri benim için son derece önemli bir obje haline gelmişti” diyor. Çocukluğunuz nasıl bir aile ortamında geçti; beş yaşında piyanoya başlamak sizin arzunuz muydu? – Çok şanslı bir çocukluk yaşadım. Sevgi dolu aile ortamında günlük yaşantımızı oluşturan dinamikleri deneyimleme fırsatı da sunuldu. Çocukluğumdan itibaren birçok dalda eğitim almak üzere yönlendirildim. Annem bankacı, babam da devlet…

Read More

Cemal Reşit Rey, Türk Beşleri’nin en yaşlısı, eserleri yurtdışında duyulan ilk üyesiydi. 1910’ların sonunda Paris’te Marguerite Long’un piyano, Gabriel Faure’nin kompozisyon, Henri Defosse’un orkestra şefliği öğrencisi oldu. Dönüşünde, İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda (bugünün İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı) ders verdi, İstanbul Şehir Orkestrası’nı (bugünün İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası) kurdu. Çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Eserlerinde izlenimciliği, Türk Halk Müziği ve tasavvuf müziği öğelerini kullandı. 1985’te, İstanbul’da 81 yaşında öldüğünde geriye yedi opera, Lüküs Hayat dahil 10 operet, çok sayıda senfonik eser, oda müziği eseri bıraktı. 1972’de İstanbul Radyosu programcısı Nurhan Olcayto, Bestecilerimiz Anlatıyor (*) programı için stüdyoya davet ettiğinde, Rey, üç eserinin doğum…

Read More

Klasik müziğin ilk You Tube starı Valentina Lisitsa bir internet fenomeni. Beethoven’in Ayışığı sonatı yorumu 7.2 milyon kez tıklandı. Kendi kanalını 130 bin kişi takip ediyor. Yedi yılda kendi çabasıyla şöhrete kavuşan 41 yaşındaki piyanist 2014 Nisanı’nda, İstanbul’daki ilk konseri öncesinde, kuliste sorularımızı yanıtladı. Müzik tarihinden bir piyanist seçmeniz istendiğinde Wilhelm Backhaus’un adını vermiştiniz. Sizin için Backhaus’u diğer piyanistlerden farklı kılan nedir? – Aslında tek isim vermek çok zor. Farklı stillerde çalan en az birkaç piyanistten bahsetmem gerekir… Çocukluğumda, konservatuvar öğrenciliği yıllarımda Rusya’da efsane olan piyanist Vladimir Horowitz’di. Herkes onun gibi çalmak isterdi. Ben ise Backhaus’un yorumlarını dinleyerek büyüdüm.…

Read More

Melodiyi önemseyen çağdaş bestecilerimizden Ali Darmar 2016’da 70 yaşına girdi. 1971’den bu yana senfonik şiir, koro, bale müziklerinin yanı sıra şan için orkestra eşlikli eserler yazıyor. Yapıtlarının sayısı 20’ye yaklaştı. 1990’da Sümela Senfonik Şiiri’nin İDSO tarafından seslendirilmesi nedeniyle yapılan söyleşide eserini ve müzik serüvenini anlatıyor. Sayın Ali Darmar, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Sümela Senfonik Şiiri’nizi seslendirecek. Bize yaşam öykünüzü anlatır mısınız? Bize biraz müzik yaşamınızdan söz eder misiniz? Nasıl başladınız, eğitiminizi nerelerde yaptınız? – 1946 yılında İstanbul’da doğdum. İlk müzik çalışmalarına İstanbul Belediye Konservatuarı Piyano Bölümü’nde Verda Ün sınıfında başladım. Prof. Ferdi Statzer ile armoni, piyano, Popi Mihailides ile…

Read More

Dimitri Başkirov’un en parlak öğrencisi, 1978 Çaykovski Yarışması’nın bronz madalyalı piyanisti Nikolai Demidenko 60 yaşında ve olgunluk çağında. 1990’larda İngiltere’de parladı, Rus bestecilerin yorumları kadar Chopin, Bach, Scarlatti albümleriyle de dikkat çekti. 2015 Antalya Piyano Festivali’ne Grieg’in konçertosunu seslendirmek üzere gelecek piyanisti İspanya’dan arayıp ekollerden demircilik merakına farklı konuları konuşmuştuk. Rusya’dan çıkıp İngiltere’de yaşama, konser ve ders verme fırsatını yakalamasaydınız sanatınızda neler eksik kalırdı? – Sanatımı geliştiren pek çok şeyi İngiltere’deki yaşamıma borçluyum. Kimi zaman Rusya’da konser verdiğimde İngiliz piyanistler gibi çaldığımı söylüyorlar ki bence doğru değil. Ruhum, bedenim aynı, müziğim de. Fakat ilginç deneyimler, farklı olaylara tanık olmak…

Read More

Dört yıl arayla doğan, eğitimlerinin son aşamasında ikili oluşturmaya karar veren Ufuk-Bahar Dördüncü Kardeşler 1990’lardan bu yana çağdaş müzik odaklı çalışıyor. İcrada şablonculuktan uzak durduklarını, çağdaş müziğin yorumcuyu sürekli öğrenmeye zorlayan, dinleyicinin dikkatini solist yerine müziğe yönelten yapısını sevdiklerini söylüyorlar. İkili “Facebook’tan çok evlilik teklifi aldık, fakat Türkiye’den yardım, öneri isteyen genç piyano ikilisi çıkmadı” diyor. Mezuniyet sonrasındaki 20 yıllık solistlik yaşamınızın üç önemli dönüm noktası neydi? – Bahar Dördüncü: İlk önemli seçim ve dönüm noktası ikili olarak çalışmaya karar vermemizdi. İkincisi ise çağdaş müziğe odaklanmamızdı. Ufuk Dördüncü: Başlangıçta her ikimiz de kendi yolumuzda yürüyorduk. Resitaller vermeye başlamıştık. Kesinlikle…

Read More

Bestecilikte 60 yılı geride bırakan Yalçın Tura, 2016 Ocak’ında 82’nci yaşını kutladı. Bu arada ödüllerine Sevda-Cenap And Vakfı’nın “Altın Onur Madalyası” eklendi. Tura, son yıllarda opera bestelemeye yöneldi. “Hocam Cemal Reşit, 80’inden sonra beste yapılmayacağını söylerdi. Pek çok konuda geç kaldığım için bu kurala uymamaya çalışıyor, birkaç opera ve konçerto, en az bir senfoni, bol bol oda müziği yazmak istiyorum” diyor. Ödül vesilesiyle TRT Radyo 3’te katıldığınız programda duyduğum kadarıyla, kahkahalar, konuşmanızın vazgeçilmez unsurlarından biri. Oysa aynı programda yazdığınız eserlerin bir kısmının, örneğin beş senfoniden bazılarının henüz seslendirilmediğini söylediniz. Her şeye rağmen iyimserliğinizi, umudunuzu 82 yıl nasıl böyle diri…

Read More

16 yaşında yazdığı ilk senfonisi Leopold Stokowski yönetimindeki Houston Senfoni Orkestrası’nca seslendirilen, efsanevi şefin beş yıl yardımcılığını yapan Jose Serebrier, şef sehpasında nadiren gördüğümüz komple müzikçilerden. 1970’lerde Adnan Saygun’un daveti üzerine ilk kez Türkiye’ye gelmiş, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı yönetmişti. O gün bugündür pek çok Türk sanatçıyla konser verdi. İki yıl önce Erzurum’da Bilkent Senfoni Orkestrası’yla piyanist İdil Biret’e eşlik etti. 2011 Şubatı’nda Grieg ve Sibelius’un eserlerinden oluşan bir repertuvarla Bilkent Senfoni Orkestrası’nı yönetmek üzere Ankara’ya geldi. Martta Erzurum’da ikinci konserini vermeye hazırlanan ünlü şefe sorduk: Erzurum’daki konserinizden sonra zulümden yakınan oldu mu? Erzurumluların klasik müziğe yaklaşımı konusunda ilginç bir…

Read More

Bartok ve Prokofiyev yorumlarıyla tanınan 20 yüzyılın önemli piyanistlerinden György Sandor,  90 yaşına kadar dünyayı dolaşıp konserlerini sürdürdü. 9 Aralık 2005’te 93 yaşında hayata veda eden Macar Asıllı Amerikalı piyanist 2000’in son günlerinde CRR Piyano Festivali’ne katılmak üzere İstanbul’a gelmişti. Fırsatı değerlendirip, konserden önce New York’taki evinden aradığımızda bavullarını topluyordu. Akşam Londra’ya uçacak, sonra Türkiye’ye gelecekti. Karşımızda ruhunu genç tutmayı başaran hoşsohbet, dost bir ses bulunca, hocası Bartok’un biraz dedikodusunu yapmıştık. Bartok eli sopalı dedikleri cinsten sert bir öğretmen miydi? – Hayır, tam tersine dost canlısı bir insandı. Liszt Konservatuvarı’nda dört yıl öğrencisi oldum. Bana özel ders vermeyi kabul…

Read More

Franz Liszt Akademisi’nden mezun olduktan sonra Amerika’ya yerleşen, doktora yapan Zeynep Üçbaşaran ilk CD’sini 2001’de yayımladı. İlk Lizst albümünden sonra her yıl bir CD kaydetti. Schubert, Mozart albümleri Amerika’da olduğu kadar Avrupa’da da övgüyle karşılandı. 2005’te Amerika’da iki albüm birden yayımladığında 30 yıllık zorlu eğitim serüvenini, evleneceği kişiyi ayağına getiren tesadüfü ve gelecek planlarını konuşmuştuk. Dört yaşında konservatuvar sınavlarına girmişsiniz. Aileniz sizde ne gibi işaret görmüş? – Evimizde kahvaltıdan akşam yatıncaya kadar klasik müzik dinlenirdi. Babamın çok iyi yorumlardan oluşan geniş bir plak koleksiyonu vardı. Nedense hep İdil Biret’in albümünü plakların arasından çıkarıp çalmak istermişim. Komşumuzun dikkatini çekmiş, kitaplığın raflarında…

Read More