Yazar: Editör

Çellist Yo-Yo Ma’yla İpekyolu projesini yürüten, Coppola’nın son filmi Youth Without Youth’un müziklerinde yer alan İranlı kemançacı Kayhan Kalhor , yaklaşık yedi yıldır Erdal Erzincan’la çalışmalar yapıyor. Erzincan, Arif Sağ’ın öğrencisi ve  bağlamada şelpe tekniğinin önde gelen isimlerinden. İkilinin ilk ortak albümü 2006’da ECM’den yayımlanmıştı. Bugünlerde yeni albüme hazırlanıyorlar. 15 Nisan’da İstanbul’da Sıradışı Müzik Günleri’nde sahneye çıkacaklar. Kalhor “Emprovizasyona dayalı bu ikili benim için çok önemli, henüz yolun başındayız, 20 yıl sonra ulaşacağımız noktayı merak ediyorum” diyor. Kullandığınız İran kemançasının, Azeri kemançasından ne farkları var? – Azeri kemançasının gövdesi tek parça ağaçtan yapılır. Genellikle kayısı gibi yumuşak, beyaz ağacı ustalar…

Read More

Bağlama sanatçısı, derlemeci, öğretim üyesi Nida Tüfekçi, uzun yıllar TRT’de kritik görevler üstlenmuş, Türk Halk Müziği’nin radyo kanalıyla yönlendirilmesinde önemli rol oynamıştı. 1993’te 64 yaşında aramızdan ayrıldı. 1985’te kendisiyle yapılan söyleşide “Bugün birçoğumuzun adını dahi bilmediği halk sazlarımız unutulmaya terk edilmiş vaziyettedir” diyor. Türk Halk Musikisi denince önde gelen isimdir Nida Tüfekçi. 1985 yılında TRT yapımcıları arasına katıldığımda, yakından tanıdım kendisini ilk kez. İstanbul Radyosu’nun giriş katındaki Türk Halk Musikisi odasında, duvarlarda asılı sazlar, çeşitli halk musikisi motifleriyle süslü çok renkli bir musiki ortamında otururdu eşi Neriman Tüfekçi ile beraber. TRT’de çalışanlar, insana güven veren, yalın ve tok sesini…

Read More

1964 yılında, İstanbul’a gelmişti Aşık Veysel. Sirkeci’de küçük bir otelde kalıyor, sağlık sorunlarını çözmek için uğraşıyordu. Arayanı, soranı yoktu. Henüz Fikret Kızılok, Esin Afşar onun ezgilerini keşfetmemiş, Türk Halk Müziği dışındaki geniş dinleyici kitlelerine mal etmemişti. Akşam Gazetesi’nden genç muhabir Yener Süsoy, Veysel’i otelde ziyaret etti, dertlerini dinledi. 2006’nın son gününde aramızdan ayrılan Süsoy’un yayımlanan ilk röportajıydı bu. Yıllar sonra Veysel’in kızı, damadı ve torunuyla buluşmuş, anılarını dinlemişti. Bu röportaj da Hürriyet’te yayımlanmıştı. İşte iki röportaj birden… Sirkeci’nin Afyon Eskişehir oteli tekinsiz bir mekan, ucuz cinsten. Odada üç yatak var. Pencerenin hemen yanındakinde bağdaş kurmuş bir ozan oturuyor. Elinde bir…

Read More

Türk Halk Müziği’nde Alevi tavrının unutulmaz ozanı, derlemeci, “Haydar Haydar”ın bestecisi Ali Ekber Çiçek, 2006 ilkbaharında, 71 yaşında ayrılmıştı aramızdan. Sadi Yaver Ataman, Muzaffer Sarısözen gibi çok önemli halk müziği araştırmacılarının tedrisatından geçen Çiçek, TRT’de 35 yıl sansür koşullarında çalışmasına karşın ruhunu korumayı başarmıştı. Yurtdışında fark edilmekten mutlu, Türkiye’de görmezden gelinmekten dolayı üzgündü. 1997’de Aktüel’den Kürşad Oğuz’la yaptığı söyleşide Columbia, Michigan’daki üniversitelerde eserlerinin incelendiğini anlatıyor ve şöyle diyordu: “Bugün ölsem gam yemem. İlelebet yaşayacağım. Türkiye’de kim sazın teline tın diyorsa, orada Ali Ekber Çiçek vardır.” Ali Ekber Çiçek Alevi bir saz aşığı. Fotoğrafı çekilirken bile gözü fotoğrafçıda değil, sazında. Çünkü…

Read More

Mehmet Özbek, uzun yıllar Türk Halk Müziği’ne solist, yönetici, koro sefi, derlemeci, notist ve akademik yayınlar yoluyla hizmet verdi. Ayrıca İstanbul Belediye Konservatuvarı Folklor Tatbikat Topluluğu, TRT İstanbul Radyosu ve TRT Müzik Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü ve Müzik Dairesi Başkanı olarak çalıştı. Kültür Bakanlığı Türk Halk Müziği Korosu’nu kurup şefliğini üstlendi. Pekçok ezgi derledi, notaya aldı. Tüm bu hizmetleri nedeniyle 2011’de Aydın Doğan Ödülü’ne layık bulundu. Özbek “Türkü barlarda, radyo ve TV’lerde toplumu yalnızca eğlendirmek amacıyla müzik yapan, bilgi ve zevk denetiminden yoksun müzikçilerin ellerine teslim olmuş dinleyici kitleleri var oldukça Türk Halk Müziği’ndeki bayağı tarz devam edecektir” diyor. Türk…

Read More

Geleneksel ezgilerin iddialı düzenlemelerle cilalandığı, görkem efekti oluşturmak için 40-50 bağlamayla seslendirildiği Unkapanı piyasında kimin aklına gelirdi iki telli, 100 yıllık bir sazla, tek başına albüm kaydetmek? Piyasa koşullarını bilmeyen bir akademisyenin mi, yoksa bir prodüktörün mü? İnanılması zor ama bunu önde gelen bir firmanın 10 yıllık prodüktörü gerçekleştirdi. YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi mezunu etnomüzikolog Ulaş Özdemir (32), çocukluğundan bu yana Maraş bölgesinin Alevi-Bektaşi ezgilerini derliyor, dedelerle muhabbetlere katılıp bilgisini genişletiyor. “Bu Dem”de 80 yıllık bir dede sazı ve 100 yıllık curayla geleneksel deyişlerin yanı sıra derlediği ezgileri seslendiriyor. Halk müziğinde düzenleme, renklendirme, çokseslendirme yarışı sürerken siz çok…

Read More

17 yaşında İstanbul Radyosu’na bağlama sanatçısı olarak giren Yavuz Top, uzun yıllardır Türk Halk Müziği’ni çokseslendirme çalışmaları yapıyor. Iklığ ve bağlamadan hareket ederek farklı ses renklerine sahip enstrümanlar geliştiriyor. Bas bağlama bu çabanın sonucunda ortaya çıkmıştı. Yavuz Top’la 1998 Temmuzu’nda Ulaş Özdemir, müzik serüveni ve geleneksel müziğe bakışı üzerine konuşmuştu. Doğduğunuz, büyüdüğünüz Erzincan ve ilçesi Tercan, pek çok halk müziği sanatçısının yetiştiği bir yöre… – Evet. Alevi geleneği bu bölgede güçlü. Aşık Daimi,Ali Ekber Çiçek, hatta Arif Sağ da Erzincan’dan yetişmiştir. Arif Sağ’ın köyü Erzurum Aşkale’ye bağlıdır, ama Tercan’a altı-yedi kilometre ötededir. Tercan’dayken ben de saz çalıyordum. Âşık Daimi gelirdi.…

Read More

2007’nin ilk günlerinde MÜYAP’ın açıkladığı, “bandrol satışlarına göre müzik piyasasında en çok satılan albümler” listesi çoğu müzikseveri şaşırttı. Birçok ünlünün CD satışı 100 bini aşamazken, bilinmeyen isimlerin albümlerinin yüksek satış rakamlarına ulaştığı çıktı ortaya. Ermeni dudukçu Suren Asaduryan, 190 bin satan “Seneler” albümüyle listenin 11’nci sırasında yer aldı. Kenan Doğulu, Nazan Öncel, Sezen Aksu, Hande Yener’i geride bıraktı. Daha önce Erkan Oğur’la kaydettiği “Bir Ömür Sadece” ve Yansımalar’la hazırladığı “Vuslat”ın toplam satışları da 60 bin’i buldu. 23 Şubat’ta Hrant Dink’in cenazesine katılmak üzere Erivan’dan gelen müzikçiyle, tören sonrası buluştuk. Kayısı dalına sihir üflemenin inceliklerini konuştuk. Bugün Hrant Dink’in cenazesinde duduk…

Read More

İranlı müzikçi Kayhan Kalhor, Ortadoğu’nun otantik çalgılarından kemançayı son 10 yılda yeniden dünya müziğinin gündemine soktu. Çalışmaları son dört yılda iki kez Grammy’ye aday gösterildi. Bu arada Yo-Yo Ma’nın İpekyolu projesinde yer aldı, birlikte iki albüm kaydetti. Kalhor , ECM’den yayımlanan son albümü “The Wind”de Erdal Erzincan ve Ulaş Özdemir’in bağlaması eşliğinde emprovizasyonun derin sularına dalıyor. Dört Anadolu, üç İran ezgisi üzerine büyüleyici bir dünya kuruyor. Kalhor – Erzincan ikilisinin Avrupa ve Amerika’daki konserleri kadar, yeni albümleri de dünya basınında övgüyle karşılandı. Kalhor, Erzincan’la çalışmalarını sürdüreceğini, hatta İpekyolu projesi için Yo-Yo Ma’ya tavsiye edeceğini söylüyor. Uzun yıllar önce Türkiye’ye geldiğinizi…

Read More

Tokatlı kaval yapımcısı, icracısı Yaşar Güç, 2010’da UNESCO’nun Türkiye’den Yaşayan Kültür Hazinesi ilan ettiği 16 kişi arasına girdi. Çırak bulamamaktan yakınan Güç, hortlatmalı ve dilsiz kaval yapımcılığının püf noktalarını anlattı. Nasıl başladınız? – Kavalcılık babamın sanatı. Köyümüz, Başçiftlik’e bağlı Erikbelen. 1940’larda komşu yerleşim, Reşadiye’nin Çinilibağ köyünde ünlü bir kaval ustası varmış. Babam, Ali ustadan esinlenerek bu işe başlamış. O yıllarda el ile döndürülen tezgahta yapılırmış kaval. Amcam ve babam tezgah yapıp kavalcılığa başlamış. Onların başarısı diğer köylüleri de etkilemiş. Çiftçilik ve hayvancılıkla geçinen köyde, 52 kişi birden kaval yapmaya başlamış. Şu anda 3-5 kişi sürdürüyor. İstanbul Sultanahmet başta olmak üzere…

Read More