Yazar: Editör

Meğer, piyanist Yevgeny Sudbin’e Van Clibburn Yarışması’nda yaşadığı tuhaf olayı hatırlatmakla yarasına parmak basmışız. Birkaç yıl önce İngiltere’de yıldızı aniden parlayan, birbiri ardına yayımlanan Bach, Scarlatti, Rahmaninof CD’leri büyük övgü alan Yevgeny Sudbin, konuyu açtığımızda bezgin bir ifadeyle konuşuyor: “Bu benim son yarışma maceram olacak, bu defteri kapattım. Yarışma sanata bir şey katmıyor.” 2006 Ekimi’nde CRR’de bir resital verecek olan genç piyanisti Middlesex’teki evinden aradık. Zifiri karanlıkta egzersiz yapma alışkanlığını, iki büyük göç serüvenini, İngiltere’de yakaladığı başarıyı ve birbiri ardına yayımlanacak yeni albümlerini konuştuk. 10 yaşında Sovyetler Birliği’den Almanya’ya yerleştiniz, 17 yaşında ise İngiltere’ye geçtiniz. Zorunlu göçmenlik, çifte kültür…

Read More

Sentetik şöhretlerin dünyasında, gerçek bir efsane Sonny Rollins. Lakabı “saxophone colossus”, yani saksofon anıtı. 64 yıldır sahnede. Gece yatarken bile yanından ayırmadığı emektar Selmer tenor saksofonuyla Charlie Parker, Coleman Hawkins, Thelonious Monk gibi ustalara eşlik etti. Miles Davis’le çalıştı. Melodik yaratıcılığı, ritmik kıvraklığı, saksofonda bulduğu tonlarla 1950’lerin ortasında zirveye ulaştı. Maharetine John Coltraine bile şapka çıkardı. 57 albüm, iki Grammy sonra Rollins 2 Kasım’da İstanbul’da İş Sanat ‘ta konser vermek üzere ikinci kez Türkiye’ye geliyor. Bir hafta önce New York’taki evinden aradık. 81 yaşın bilgeliğiyle hayata bakışını anlattı. On yıl önce, saksofonda arzu ettiğiniz düzeye henüz ulaşamadığınızı, hâlâ çok çalıştığınızı…

Read More

“Irak operasyonu bir işgal. Sebebi ise demokrasi değil kâr aşkıdır” diyor kontrbasçı Charlie Haden. Amerikalı caz eleştirmenlerinin gözdesi, üç Grammy’li Haden, 2006 Kasımı’nda, 70 yaşının eşiğinde, bir kez daha Liberation Music Orchestra’yı toplayıp Bush politikalarını protesto etmek için yollara düştü. Kadim dostu piyanist Carla Bley’le birlikte dünyayı dolaşıp, Bush politikalarının Amerikan halkını temsil etmediğini vurguluyor. Üstelik bunu öfke, nefret, saldırganlıktan uzak, virtüözitenin ön plana çıktığı bir müzikle yapıyor. Yolunun Ankara ve İstanbul’dan geçeceğini öğrenince Kaliforniya’daki evinden aradık. “Dünyayı güzellik kurtaracak” diyordu. Haden bu röportajdan sekiz yıl sonra 77 yaşında hayata veda etti. Radyoda Saygon’un bombalandığını duyup, Liberation Music Orchestra’yı (LMO)…

Read More

Cazın gözde gitarcılarından John Abercrombie, 2017 Ağustosu’nda 72 yaşında hayata veda etti. 15 yıl önce, Harvard ve Berklee’de ders verdiği dönemde, 13 konserlik Avrupa turnesine başlamak üzere bir sonbahar günü İstanbul’a gelmişti. Biraz gergin ama keyifliydi… Trompetçi Kenny Wheeler ve piyanist Marc Copland’la hazırladığı “That’s For Sure” CD’sinin üzerinden bir buçuk yıl geçmiş, ortak repertuar hafiften unutulmuştu. Ufak teklemeler bir yana üç eski dost CRR’de harika bir konser verdi. Davul ve kontrbassız, dingin “chamber jazz” şöleninden yarım saat önce teybimizle kulisteydik..”İstanbul’a ders vermek üzere gelmek ve bir süre kalmak isterim” diyordu Abercrombie. Fakat bu arzusu gerçekleşmeden, 2017 Ağustosu’nda hayata veda…

Read More

70’inci yaşını kutlamaya hazırlanan Egberto Gismonti standartlarla yetinmeyip 8-10-14 telli akustik gitarlar yaptırmış, piyano tekniğini uygulayıp yepyeni tınılar elde etmişti. Cazın yanı sıra oda müziği, bale ve orkestra eserleri de yazan Brezilyalı müzikçiyle 2017 Ağustosu’nda Gümüşlük Festivali’nde konseri öncesinde Bella Horizonte’den konuştuk. Gismonti “Babam Lübnanlıydı, Türk kültürüne yabancı değilim” diyor. 20.Yüzyıl’ın efsanevi müzikçilerinden Nadia Boulanger 1,5 yıldır ders verdiği Brezilyalı öğrencisini karşısına aldı “Bu sizinle son dersimiz Bay Gismonti” dedi. Gerekçesini anlattı. “Ülkenize dönün, gürül gürül akan büyük ilham kaynağından, yerel müziğinizden yararlanmanın yollarını arayın. Burada kalırsanız orta karat Avrupalı, kötü bir Brezilyalı besteci olabilirsiniz ancak.” 1971 yılıydı. Maharetli…

Read More

Cazın 9 Grammy ödüllü yıldızı, özgür doğaçlamayı savunan cazcıların boy hedefi, trompetçi Wynton Marsalis, 2007 ilkbaharında yayımladığı albümü “From the Plantation to the Penitentiary”de ilk kez enstrümanını bir kenara bırakıp rap türü şarkı söyledi. Rap ve hip hop’çıları pusulayı şaşırmakla, gençleri caniliğe teşvikle suçladı. Aynı günlerde, Lincoln Center Caz Orkestrası’yla çıktığı turnenin repertuvarına Ornette Coleman’ın da eserlerini ekleyip caz dünyasını hayrete düşürdü. Turnedeki Marsalis’in İstanbul Caz Festivali’ne geleceğini öğrenince, Denver – Montreal karayolunda, cep telefonundan yakaladık. Dudağına dokuz dikiş atılmasına neden olan sürpriz ameliyattan, rap düşmanlığına, aldığı ölüm tehditlerinden, free jazz konusundaki U dönüşüne merak edilenleri sorduk. Yeni albümün…

Read More
Caz

Amerikalı kontrbasçı Ron Carter, 2011’de konser vermek üzere İstanbul’a gelmişti. Hayranı, kontrbasçı Ozan Musluoğlu konser sonrası kuliste ustasına merak ettiklerini sordu. Geçen yaz Bebel Gilberto ile çaldım. Çalacağımız konser mekanına giderken, yolda Astrud Gilberto’nun Beach Samba albümünü dinliyorduk ki aniden kontrbasın ses rengini fark ettim.Daha önceden de biliyordum,internetten de kontrol ettim ve sizin çaldığınızı anladım. Gerçekten merak ediyorum, çok büyük bir müzikal alanınız var, bir çok değişik stilde 2 bin’in üzerinde albümde muhteşem performanslarınız var. Bir basçı değişik stillerde müzikleri  bu düzeyde çalmak için neler yapmalı? – Öncelikle enstrümanı tanıtacak öğretmen bulmalı. Eğer enstrümanına hakim olmayı öğrenebilirse çalmak istediği…

Read More

Miles Davis, 1969’da trompetiyle caz tarihine geçecek “Bitches Brew”ü üflediğinde 21 yaşındaki Dave Holland kontrbasıyla onun hemen arkasındaydı. Ardından Chick Corea’ya özgür uçuşlara çıktı. Stan Getz’e destek verdi. Thelonious Monk’la yolu kesişti. 1972’den bu yana 17’si kendi adına, diğerleri modern caza yönveren isimlerle 100 civarında albüm kaydetti. 2005 Sonbaharı’nda Akbank Caz Festivali’ne geleceğini duyunca Boston’daki evinden aradık. 1986’da AKM kulisinde konuştuğumuz huzur dolu, yüzünden tebessüm eksilmeyen Holland gitmiş, yerine aksi bir kişilik gelmişti. Ertesi gün 30 konserlik ABD ve Avrupa turnesine çıkıyordu ve o gün iyice gergindi. Bu ruh haline rağmen tasavvuf, iyi insan olma uğraşı, internet üzerinden müziğini özgürce paylaşma hayallerini…

Read More

Avrupa’nın en önemli gitarcılarından Philip Catherine, yaklaşık 15 yıldır Türkiye’ye de konser için geliyor. Bu ziyaretlerde, Türkiye’deki müzikle bağını iyice güçlendirdi. Erkan Oğur’la bir albüm kaydetti. 2001’in ilk günlerinde üçlüsüyle İstanbul’a geleceğini öğrenince peşine düştük. Konsere gittiği Paris’te, otelinde yakaladık. Fretless projesini, Oğur’la dostluklarını sorduk. “Biliyor musunuz, aslında ben Türklere sandığınızdan da yakın bir müzikçiyim. Brüksel’deki evimin altındaki manav, yanımızdaki bakkal Türk. İkisiyle de dostuz. CD arşivim Türk Müziği örnekleriyle dolu“ deyip bizi şaşırttı. Perdesiz gitara olan ilgileri Erkan Oğur’la, Avrupa’nın en önemli caz gitarcılarından Philip Catherine’i 1990’ların başında bir araya getirdi. İki müzikçi önce İstanbul’da tanışıp dost oldu. Daha…

Read More

Efsanevi davulcu Roy Haynes, 1998’de eski silah arkadaşı Bud Powell’ın anısını yaşatmak üzere dünya turuna çıkmıştı. Chick Corea’nın hazırladığı proje o yıl dünyada yılın caz olayı oldu. İstanbul’a da uğradılar Caz Festivali kapsamında konser verdiler. Turneye başlamadan önce Haynes’i aradık ve bu proje üzerine, Powell üzerine konuştuk. 1940’larm New York’u. Irkçılık dizboyu. Polisler 16 yaşındaki zenci genci tipini beğenmedikleri için sokaktan alır, karakola götürür. Müzisyen olduğunu söylemektedir genç. Cootie Williams Band’te çalmaktadır. Diklenir polislere. Kafası duvara vurularak dövülür. Sonra Bellevue Hastanesi’ne bırakılır. Tedaviden önce hastaneye giriş formunu doldurur genç adam. Adı: Bud Poweel. Mesleği: 1000’den fazla şarkının bestecisi… Formu gören…

Read More