Yazar: Editör

Caz

1970’lerin başında John Coltrane’in davulcusu Elvin Jones ve ardından Miles Davis’in gruplarında parlayan Dave Liebman 60 yaşını geride bıraktı, olgun bir virtüöz. Soprano saksofonla zirveye çıkıp, 1990’ların ortasında ilk göz ağrısı tenora döndü. Flüt, klarnet ve sopranodan gelen tecrübesiyle, tenorda yeni bir ses yakaladı. Albümlerinin sayısı 80’e, bestelerinin 200’e ulaştı. 2010 Kasımı’nda Saxaphone Summit’le İstanbul’a geleceğini öğrenince, New York’taki evinden aradık. Klasik müzik alanındaki çalışmaları ve Saxophone Summit’in 13 yıllık serüveni üzerine konuştuk. Esin kaynaklarınız sorulduğunda, her seferinde Coltrane’le başlayıp, cazcılardan oluşan listenizi klasik müzikten bir isimle bitiriyorsunuz: Bartok. Neden diğer besteciler değil de  Bela Bartok? – Çağına göre…

Read More

Kuzey cazının en melodik çalan kontrbasçılarından biri Lars Danielsson. Son 20 yılda John Scofield’dan Dave Liebman’a, John Abercrombie’ye kadar pek çok Amerikalı cazcıyla çalışsa da üslubunu değiştirmedi. Teknik gösterilerden uzak duruyor, halk müziğinden yararlanıyor, klasikteki oda müziğini çağrıştıran ve enstrümanların ton zenginliğini ön plana çıkaran çalışmalar yapıyor. İki yıl önce Ermenistanlı genç piyanist Tigran Hamasyan’la tanışması Danielsson’ın önünde yeni bir ufuk açtı. Birlikte kaydettikleri “Liberetto” 2012 başında yayımlandı. Temmuz’da İstanbul Caz Festivali’ne geleceğini öğrenince telefonunu çevirdik.  Danielsson, “Sanırım bundan sonra İstanbul’a yolum daha sık düşecek” diyordu. Caz dünyasında “İsmi uzun, büyük Danimarkalı” lakabıyla anılan Niels-Henning Orsted Pedersen kadar melodik, kendisinden…

Read More

1980’ler cazının “genç aslanı”, yönetmen Spike Lee’nin vazgeçemediği besteci, Grammy listelerinin demirbaşı, neo-bop akımının trompetteki temsilcisi… Opera sanatçısı babasına bile cazı sevdiren Terence Blanchard, muhalif kimliğiyle de önde. “Bush yönetimini eleştirmekten bıktım” dese de geçen yıl Katrina Kasırgası sonrasında yine tepkisini müzikle getirdi. Spike Lee’nin dört saatlik belgeselini müzikledi, yeni albümü “Flow”da bu yaklaşımı geliştirdi. 2007 Temmuzu’nda çıktığı dünya turnesi kapsamında Spike Lee’yle İstanbul’a uğradı. Bestelerini filmlerden görüntüler eşliğinde seslendirdi. Blanchard’ı bu konserden birkaç gün önce North Sea Caz Festivali’nin kulisinde yakaladık. 2002’deki söyleşimizin ışığında, caza, sinemaya, Lee filmlerine bakışını ve son konser turnesini konuştuk. Film müziği yaratıcılığı kısıtlayan bir…

Read More

Dino Saluzzi, sekiz yaşında babasının armağan ettiği bandoneonuyla girmişti müziğe. 60 yılı aşan uzun serüveni tangoyla başladı, modern caza uzandı, şimdilerde klasiğe ulaşmış durumda. Astor Piazzolla’nın tedrisatından geçen, “ondan çok Rus klasiklerinden etkilendim” diyen Saluzzi, müzik eleştirmenlerine göre bandoneonun yaşayan en büyük ustası, tangoyu kalıplardan kurtaran kişi. 2006’nın son günlerinde, Borusan Filarmoni Orkestrası’yla konser vermek üzere İstanbul’a geleceğini öğrenince Arjantin’deki evinden aradık. “Müziğin keyfini çıkarmaya bakın, kategorileri, değerlendirmeleri ciddiye almayın” tavsiyesinde bulundu. Saluzzi kategorilerden, sınırlamalardan uzakta duran bir müzikçi. Yıllar önce Down Beat’te yayımlanan bir röportajda söylediğine bakılırsa “şöyle olmalı” demeden müzik yapıyor. Yani kalıplarla değil, “kalpten” çalanlardan. Duygularını takip…

Read More

Michel Camilo eğlence müziği olarak algılanan Latin cazına 1990’larda daha derin bakış açısı getiren, klasik müziğin birikimini taşıyan piyanistlerden. Caz albümleri kadar konçertolarıyla da tanınıyor. 2002’nin ilk günlerinde New York’taki evinden aradığımızda çok heyecanlıydı. Hemen müjdeyi verdi: “Biliyor musunuz, 15 dakika önce TV haberlerinden yılın caz albümü dalında Grammy’ye aday gösterildiğimi öğrendim!” Triangulo, 300 albümün arasından seçilip  ödüle aday beş CD arasına girmeyi başarmıştı. “Yüreğimiz sizinle” dedik. İstanbul’a geliyordu konser vermeye. Ödülünü birlikte kutlamak için sözleştik… The Rough Guide’a göre Dominik’teki dokuz amcanız yerel müzikçilermiş. Herhalde aile topluluğuyla çalıyorlardı. Gözünüzü bu atmosfere açtıktan sonra Klasik Batı Müziği’ne nasıl yöneldiniz?…

Read More

1970’lerde King Crimson, Yes, Genesis gibi efsanevi rock topluluklarda davul çalan Bill Bruford 1980’lerde çocukluk hayallerinin peşine düştü ve caz dünyasına girdi. Önceleri elektronik ağırlıklı, rock duygusu kuvvetli müzikler yaparken 1990’ların sonuna doğru akustik müzik üzerine araştırmalara başladı. 1998’de ilk kez Türkiye’ye geleceğini duyunca, İngiltere’den aradık. “King Krimson’ın müziği Yes ve Genesis’ten çok daha samimiydi” diyen Bruford artık avaz avaz bağıran müziğin ilgisini çekmediğini söylüyordu. Kritik soruya Internet’te dolaşırken rastladım. Kritik dediysem, King Crimson’la ufkunu açanlar, bir zamanlar Yes’e gönül bağlayanlar için… Röportaj öncesinde Bill Bruford cephesindeki yenilikleri öğrenme umuduyla sanal alemi arşınlıyordum. 1996’nın ilkbaharında Macar gazetesi Magyar Narancs’ta yayımlanan…

Read More

Bop çağının unutulmaz ustası Tommy Flanagan, popüler şarkıların şiirsel yorumcusu ve Duke Ellington üslubunun seçkin temsilcisiydi. Piyanosuyla, kırk yıl Ella Fitzgerald’tan Frank Sinatra’ya, hatta Tony Bennett’a kadar birçok yıldızın sesini cilaladı. Coleman Hawkins, Sonny Rollins, Miles Davis gibi çağ açan isimlerle çaldı. Efsanevi piyanist, 1998’de İstanbul Caz Festivali’ne “Tribute to Ella Fitzgerald” başlıklı konserle katılacaktı. Evinden aradık, Ella’lı yılları konuştuk. Bu röportajdan üç yıl sonra, 71 yaşında Flanagan da aramızdan ayrıldı. 1978’de, hayatınızı turnede geçirmekten bıktığınız için Ella’nın grubundan ayrılmıştınız. Epey zaman seyahate çıkmayacağım, diyordunuz. Şimdi Ella’nın anısına bu üç aylık turneye katılmaya nasıl ikna oldunuz? –  Şimdi istediğim zaman…

Read More

Modern cazın maratoncuları Joe Handerson, Michael Brecker, Herbie Hancock, Wayne Shorter’ın koşu arkadaşı, basçı Ron Carter’ın ruh ikizi “Buster” Williams 2007 Martı’nda, dört konser için Türkiye’ye geldi. İstanbul Jazz Center’da “Something More” adını verdiği dörtlüsüyle çaldı. Türkiye’ye ayak basmadan bir hafta önce, New York’taki evinden aradık. İkindi vakti yataktan kalkar kalmaz “Lakabınız nereden kaynaklanıyor” sorusuyla karşılaşınca asabı epeyce bozuldu. Sonra sakinleşti, dünden bugüne müzik serüvenini anlattı. Charles Anthony Williams babanızla ortak adınız. Caz dünyasındaki lakabınız “Buster”ı kim, ne zaman, hangi gerekçeyle taktı? – Bu kadar yıllık müzikçiyim, bunu soran olmamıştı! Şimdi bana Buster’ın anlamını mı soruyorsunuz yani… Günlük kullanımdaki anlamını…

Read More

Ağabeyi Nat, lambalı radyo çağının “King”iydi. Freddy Cole ise bir prens. Juilliard, New England gibi önemli konservatuvarlarda okumuş. 1950’lerden beri müzik dünyasında. Sesinin Nat King Cole’ü çağrıştıran kadifesinde caz, blues standartlarını, Broadway klasiklerini parlatıyor. Yine de siz onu ağabeyiyle karşılaştırmayın. Bakın albümlerinden birine ne isim vermiş: “Ben benim, ağabeyim değilim!” 1998’de ilk kez Türkiye’ye geleceği günlerde, Amerika’dan arayıp müzik serüvenini konuşmuştuk. Teybi hazırlayıp, numarayı çevirdiğimde saat gece yarısını geçmişti. 10 saat gerimizde, Atlanta’da güneşli bir ikindi yaşayan Freddy Cole ışıltılı bir sesle açtı telefonu, “Kapıda yakaladınız” dedi. “Golfe gidiyordum.” Müziği bir yana bırakıp golften bahsettik önce. Tiger’ın başarısından, ırkçılığın golf…

Read More

1960’larda John Coltrane onun sağlam ritmleri eşliğinde uçuşa çıkardı. Çalışmalarıyla cazın akışını değiştirip müziğe sınırsız özgürlük duygusunu soktular. Coltrane kadar Elvin Jones da sonraki kuşakları etkiledi, tekniğiyle modern caza yön verdi. Öykücü, romancı ve bizatihi cazcı Kürşat Başar çocukluk günlerinin idolü olan bu büyük ustayla karşılaşmasını, Jones’un “sol elinin sırrı”nı 1997’de, Jones’un İstanbul konseri öncesinde yazmıştı. Jones’u 2004 Mayısı’nda kaybettik… On iki yıl geçmiş. Elvin Jones’un 59’uncu yaş gününü kutladığımız o sonbahar çok gerilerde kalmış. Onu görmeye, kaldığı otele gittiğimde boynumda bir opera dürbünü asılıydı. Sabahın ll’inde Jones ikinci viskisini içiyordu. Dürbüne baktı, “Bu da nesi böyle?” diye sordu. “Öğleden…

Read More