Yazar: Editör

Caz

Okay Temiz 1972’de caz dünyasının tanınmış basçısı Palle Danielsson, davulcu Bobo Stenson ve saksofoncu Lennart Aberg’le Stockholm’de Oriental Wind’i kurmuştu. Dört yıl bu kadroyla dünyayı dolaşan, İsveç’e gurur vesilesi olan topluluk 1978 sonrasında farklı müzikçilerle yoluna devam etti. Etnik caza yeni soluk getirdi. Oriental Wind’in kurucu kadrosu 24 yıl sonra, 2002’de İstanbul’da özel konserde bir araya geldi. Bu fırsatı değerlendirip Okay Temiz’le topluluğu, İsveçli genç kızların dünya cazına katkısını ve Türkiye’ye dönüşünü konuştuk. Muaffak (Maffy) Falay, İlhan Erşahin, Selçuk Sun gibi Türk cazı için önemli olan birçok isim İsveç’te parladı. John Coltrane’den, Dexter Gordon’a kadar birçok efsanevi cazcının hayatında da…

Read More
Caz

Cenk Erdoğan’ın müziğini Çağan Irmak, Turgut Yasalar gibi yönetmenlerin filmlerinde, TV dizilerinde duyuyoruz. Kendi deyişiyle “kumsal gitaristliği”nden, cazcıların Amerika’daki Kabe’si Berklee Konservatuvarı’na uzanan serüveni tesadüflerle başladı, şekillendi. Erkan Oğur’un “Bir Ömürlük Misafir” albümünü dinlemenin hayatını değiştirdiğini, perdesiz gitara odaklandığını söylüyor. Ustasının ses dünyasını çağrıştıran “İle”den bahsederken “Erkan Oğur’u dinlemeseydim bugün sıradan bir gitarcıydım. Öğrenciliği hayal ettiğim Berklee’ye ders vermeye davet edilmem bile perdesiz gitar sayesinde gerçekleşti. Bu nedenle ilk albümüm ustama ithafımdır” diyor. “18 yaşında Erkan Oğur’un müziği ve perdesiz gitarla tanışmam hayatımın en önemli dönüm noktasıdır. Bir Ömürlük Misafir albümünü dinledikten bir hafta sonra gitarımın perdelerini penseyle söktüm,…

Read More

Maestro, 165 yıl önce uğradığınız İstanbul’dan sizi ziyarete geldim geçen hafta. Evinizin duvarlarını kaplayan sarmaşıklar kızarmış, damadınız Richard Wagner’in komşu villası onarıma alınmıştı. Bayreuth’un merkezine kebapçılar, mezarınızın yanıbaşına Türk kıraathanesi kurulmuştu. Müzedeki masklarınızda sanki derin bir uykudaydınız. Gökyüzünde gri bulutların koşturduğu serin bir sonbahar sabahıydı Maestro. Bayreuth’a ilk kez geliyordum. Tesadüf bu ya, 140 yıl arayla da olsa sizinle aynı mevsim ve günde ilk kez ayak bastık şehre: 15 Ekim’de. Sokaklardaki ıhlamurlar, parklardaki görkemli çınarlar kahverenginin tonlarına boyanmıştı. Kaldırımlarda altın sarısı yapraklar uçuşuyordu. Damadınızın Festival Operası, Yeşil Tepe’de tüm heybetiyle yükseliyordu. Size hak verdim, sonbaharda şehri görenin ayrılması zordu… Evinize…

Read More

Maestro, geçen hafta yaş gününüzü kutlamak için Leipzig’deki evinize uğradım. Soğuk, yağışlı havaya rağmen dünyanın dört bir yanından ziyaretçiniz vardı: Sizin gibi gezgin ruhlu müzikseverler… Uyuyordunuz, yüzünüzdeki dinginlik müthişti. Genç yaşta son nefesinizi verdiğiniz odaya girdiğimde, karşılaştığım sürprizi uzun süre unutamayacağım. Bay Mendelssohn, doğum günü hediyesi getiremedim. Yerine, kulağınıza üç güzel haber fısıldayacağım… Sizden sonra iki dünya savaşı geçiren şehriniz felaketlere karşın özgün dokusunu korumuş. Parkları, meydanları, tarihi yapıları yerli yerinde. Evet, bir kısmı bombardımanlarda harap olmuş, fakat yerlerine aynıları yapılmış. Çok sevdiğiniz, inşaatı biter bitmez taşındığınız apartmanınız restore edilmiş… Mektuplarınızda “şehrin dışında, bahçeli, yürüyüş yapılabilen parka yakın” diye…

Read More

Avusturyalı şef Czeipek, bir zamanlar Mahler, Bruckner gibi şef sehpasına çıkan usta müzikçileri bile doğduğuna pişman eden Viyana orkesralarını yönetiyor yıllardır. Boulez’in öğrencisi, Mahler yorumlarıyla ünlü. 2001’in son günlerinde, Mörbisch Viyana Vals Orkestrası’yla İstanbul’a geleceğini öğrenince aradık. Yeni yıl konseri geleneğini, Viyana orkestralarındaki değişimi sorduk. Czeipek yıllırın tecrübesiyle konuştu: “Çellisti, piyanisti, kemancısı; önüne gelen bageti kapıp şef olmak istiyor. Viyana orkestraları bilgisiz şefin önünde aslan kesilir, tecrübesizleri bir lokmada yutuverir.” Viyana orkestraları şeflere karşı isyanları, acımasızlıklarıyla ünlü. Viyana Filarmoni yüzyıl başında Mahler’i kovmuş, orkestra üyeleri Bruckner’e provada “sen biraz bekle hazır olunca haber veririz” demişler. Bernstein bile bacakları titreyerek gelmiş…

Read More

Sinema, televizyon ve sahne müzikleriyle tanınan Yalçın Tura, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu. Cemal Reşit Rey’den kontpuan, orkestrasyon, Demirhan Altuğ’dan piyano, armoni dersleri aldı. Müziği cazdan türkülere geniş bir esin alanına açık. Ulusal karakter içeren, yenilikçi bir müzik yazmayı hedefliyor. İki ünlü eserinin öyküsünü 1971’de, 36 yaşında genç bir besteciyken TRT 3’te anlatmıştı. “Bestecilerimiz Eserlerini Anlatıyor” (*) programında “Eserlerimin özgün dilinde Türk renkleri ağır basıyorsa nedeni, Türk bestecisi olmayı her şeyden üstün tutuşumdur“ demişti. KEŞANLI ALİ DESTANI Müzik dünyasındaki zıt üslupların analizini yapıp yeni bir halk müziğine varmaya çalıştım 1962-64 yılları arasında Haldun Taner’in yazdığı ve benim bestelediğim bu müzikli…

Read More

Klasik gitara yeni soluk katan besteci ve yorumculardan Carlo Domeniconi, 1977’de konservatuvarda öğretmenlik yapmak üzere Türkiye’ye gelmiş, üç yıl İstanbul’da kalmıştı. Uzun süredir Almanya’da yaşıyor, Kanada’dan Japonya’ya tüm dünyayı dolaşıp yılda 50 konser veriyor. 27 yıl sonra, hâlâ akıcı Türkçe konuşuyor. Gitar için yazdığı solo eserlerin sayısı 300’ü, konçertolarınki ise 16’yı buldu. “En önemli esin kaynaklarımdan biri Anadolu” diyen gitarcıyı 2005 Ekimi’ndeki İstanbul konserinden önce Berlin’den aradık. Bir başka konserin provasındaydı. 15 dakikalık molada müziğini ve Türkiye macerasını konuştuk. Türkiye’den ayrılmanızın üzerinden 27 yıl geçti. Hâlâ eserlerinizde Anadolu’nun belirgin bir izi var. Sizle ilgili tüm yazılarda besteniz “Koyunbaba”dan bahsediliyor. Türkiye’de…

Read More

Ayla Erduran, Suna Kan, Cihat Aşkın gibi Türkiye’nin önde gelen kemancılarının jüri üyesi olarak yer aldığı 2006 Gülden Turalı 2. Ulusal Keman Yarışması’nı Eren Kuştan kazandı. 16-24 yaş grubu birinciliğini kazanan Eren Kuştan şu anda 21 yaşında. Eğitimini Almanya’da sürdürüyor. 17 yaşında, 15 konçertoluk şaşırtıcı bir repertuvara ulaşan genç kemancı “Şimdi hedefim önemli uluslararası yarışmalarda ödül kazanmak” diyor. Yetenekli çocukları çok küçük yaşta keşfedip, müzik eğitimine başlatan Bilkent Erken Müzik Eğitimi programı son yıllarda şaşırtıcı sonuçlara ulaştı. Geçen hafta Mersin’de düzenlenen Gülden Turalı 2. Ulusal Keman Yarışması’ndaki iki birinci, ayrıca dereceye giren kemancılardan üçü bu okuldan. Yetişkinler kategorisinin birincisi Eren…

Read More

Esen Kıvrak, Borusan Dörtlüsü ’nün birinci kemancısı. BİFO’daki lakabı “Bay Ciddi.” Bu isim, orkestrada provalarında nadiren çevresiyle şakalaşması, gülmesi nedeniyle verilmiş. Kıvrak’ın müzik serüveni, dedesinin Türk Sanat Müziği’ne merak sarıp keman alması ve bu merakı tüm ailesine yaymasıyla başlıyor, Viyana’ya kadar uzanıyor. Afyon’un Döğer Köyü’nde PTT memuruydu Mustafa Kıvrak. 1950’lerde Türk Sanat Müziği’ne merak sardı. Köylünün “şeytan icadı” gözüyle bakmasına aldırmadan, bir keman aldı, köyünde çalmaya başladı. Kardeşleri de ona katıldı. Sonra beş çocuğundan dördünü müzisyen olarak yetiştirdi. Tüm çocukları kendilerine müzisyen eşler seçti. Sonunda Kıvraklar, klasik müzikle ilgilenen geniş bir aileye dönüştü. Torunlarından Başarcan Kıvrak, Rusya’da piyano öğrenimi görüyor,…

Read More

Besteci Hasan Uçarsu’nun adını iki kez kazandığı Nejat Eczacıbaşı Beste Yarışması’nda duymuştuk. 2001’de çellist Yo-Yo Ma’dan İpek Yolu projesine Türkiye’yi dahil ettiğinde, 10 Türk bestecinin eserlerini inceledi, içlerinden Uçarsu’yu seçti, eser sipariş verdi. Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvarı öğretim üyesi olan Uçarsu soruyor: “Türk besteciler bugüne kadar toplam kaç senfoni yazdı?” Ardından ekliyor: “25’i aşmaz… 79 yılda bu kadar eser yazılabilmiş. Öyleyse daha çok besteci, daha çok müzik…” Mehmet Nemutlu ile aynı yıllarda Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olmuşsunuz. İki besteciyi cefakar bir müzik öğretmenine mi borçluyuz? – Müziğe meraklı öğrenci kuşağının Turgut Ertaş ve Fikret Evcil gibi iki öğretmene rastlaması bu…

Read More