Suat Işıklı / Hayalim, büyük halk müziği orkestrası ve 50 kişilik koro kurmak

0

Koro şefi ve saz sanatçısı Suat Işıklı, 74 yıllık yaşamında 200 civarında türkü derledi, korolar kurup yönetti. 2008 yılında hayata veda etti. Işıklı’ya 1969’da İleri Musiki Dergisi o güne kadar başardıklarını ve hayallerini sormuştu…

Kısa biyografiniz?
-1934 Erzurum doğumluyum. Evliyim iki erkek çocuğum var. Müzik dışında halen Erzurum Elektrik, Su, Otobüs İşletmesi Muhasebe Müdürüyüm. Erzurum Turizm Derneği İdare Heyetinde görevliyim, Halk Oyunları Halk Türküleri Derneği, Erzurum Tarihini Araştırma ve Yaşatma Derneği, Türk Eğitim Derneği Erzurum Şubesi, Erzurum Kuran Kursları Derneği ve Erzurum Spor Kulübü üyesiyim.
Müzik dalında Halk Oyunları Halk Türküleri Derneği’nin halk müziği yöneticisiyim. Ayrıca 1965-1966 yıllarında Erzurum Belediyesi Konservatuarı’nda Türk Halk Müziği Nazariyat ve Tatbikat öğretmenliği yaptım. Halen Erzurum Radyosu Türk Halk Müziği Korosu Yöneticiliği yapmaktayım. 1958’de Fransa’nın Nice, Belçika’nın Brüksel şehirlerinde tertiplenen Uluslararası Halk Oyunları Festivali’ne enstrüman sanatçı olarak katıldım, 1952-1959 yılları arasında 7 sene kadar Türk Sanat Müziği’nde Erzurum Musiki cemiyetlerinde enstrüman çaldım. Nefesli sazlardan klarnet, kaval, mey ve zurna çalarım. İleri Musiki Mecmuası’nın Doğu illeri temsilcisiyim. Yaradılışım itibariyle millî müziğimizin hastası ve hayranıyım. Bu sebeple milli müziğimizi dipte köşede kalmış, köhneleşmiş bir müzik olmaktan kurtarmak ve yönde ilgili çevreleri 20 senedir gerek fiilli ve gerekse kuramsal olarak Türk müziğine tam bir samimiyetle hizmet etmekteyim. Bilhassa halk müziği dalında kendi bölgemde 200’e yakın türkü, 20’ye yakın halk hikayesi derledim. Yine bölgemdeki halk saz şairlerinin eserlerini toplamaya çalıştım. Bu mevzuda amatörce çalışan derneklerde görev alarak çevreme faydalı olmaya çalıştım. Fakat bu çalışmalarım bir başarı sayılmaz hele konu toplumla ilgili olursa. Çünkü halkımız bağrında taşıdığı hakiki hazineyi size bir anda vermez zamanla bunu anlayıp onun üzerinde metotlu bir çalışma yapılırsa ancak o zaman başarı elde edilir.

Orkestra dört gruptan oluşmalı

Çok büyük imkanlara sahip olsanız müzik adına ne yapardınız?
-Benim canlandırmak istediğim büyük imkânlara sahip olan bir insanın yapacağı bir iş değil. Bu ancak devletin organize ve yardımlarıyla yapılacak bir iş.
Hayalim, halk müziği orkestrası kurmak. Bu orkestra halk müziği enstrümanlarının her birinden en az altışar diziden oluşacak. Her altı dizideki enstrümanın üçü bir akor diğer üçü de bir akor olacak. Bunun dışında 50 kişilik bir koro yarıya bölünmek suretiyle halk müziğini orkestrası eşliğinde iki sesten icra edecek. Yukarıda bahsettiğim halk enstrümanları çeşitlerine göre:
1) Mızraplılar (Bağlamaların her çeşidinden 6 adet)
2) Yaylılar (Kemençe, kabak kemani, ılgıt)
3) Nefesliler (Tulum, zurna, mey, dilli kaval – dilsiz kaval, sipsi, çifte gibi)
4) Vurmalar (Davul, daire tef, zilli tef, zil maşa, kaşık gibi)
Bu düzende kurulacak millî bir orkestra, disiplinli ve gerçekçi bir çalışma ile dünyada her orkestranın karşısına çıkarak millî müziğimizin varlığını, zenginliğini duyuracaktır. Belki bu düşünceme hayal diyenler olacak. Fakat bu günün icapları ve her şeyde olduğu gibi müzikte ilerleme inkâr edilemez. Şu halde bizde kendi yağımızla kavrulup gerçekleri ispat edelim kanaatindeyim. Ayrıca mutlak surette okullarımızın eğitim programlarına Türk musikisi alınmalı, Türk musikisindeki metot yokluğu sebep gösteriliyor ise işe milli eğitim bakanlığı bu açıdan başlayarak, millî müziğimizi metotlaştırıp genç nesle Batı müziği yerine millî musiki aşılamalıdır.
(Nefise E. Üngör / Şubat 1969 / İleri Musiki Mecmuası / Arşiv çalışması: Serhan Yedig)

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!