Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir
    • Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı
    • Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı
    • Hakkı Derman / Olimpia’da tek konser vermek üzere Yunanistan’a gittik, bizi üç ay bırakmadılar
    • Dario Moreno / Küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okunabilir
    • Artur Rubinstein / 20 yıldır Chopin’in Etüdler’ini kaydetmek istiyorum, cesaret edemiyorum
    • Andres Segovia / Bach’ın eserleri marş gibi çalınmaz
    • Osman Nihat Akın / Besteciliğim hazin hadiselerle başlar
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    yeni siteyeni site
    Demo
    yeni siteyeni site
    Home»Arşivlerden»Cemal Reşit Rey / Revü tipi opereti tercih ediyorum
    Arşivlerden

    Cemal Reşit Rey / Revü tipi opereti tercih ediyorum

    EditörBy EditörMart 11, 2018Yorum yapılmamış3 Mins Read
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1932 yılında, Üç Saat Opereti’nin sahnelenmesi İstanbul’da heyecanla karşılanmıştı. Bu vesileyle ayaküstü yapılan röportajda Cemal Reşit Rey ve kardeşi Ekrem Reşit operet sevgilerinin nedenini anlatıyor.

     

    Niçin bir operet bestelediniz?

    — Çünkü halkımızın bir operet dinlemek arzusu vardır.

    Hepsi bu kadar mı? Şu halde bir sual daha : Eserinizin mâhiyeti nedir ve bununla ne yapmak istediniz?

    — Malûm olduğu üzere muhtelif operet tarzları vardır. Meselâ: Klâsik Operet denilen operet ki, bilhassa Fransa’da büyük bir inkişaf göstermiştîr. Buna misal olarak La Mascotte, Le Fille de Madame Angot, Les Cloehes de Corneville gibi birkaç isim sayabiliriz. Bundan başka, Viyana Opereti, Musikili komedi ve en yeni olan Operette-Revue vardır. Bu sonuncusu Amerika’da doğmuştur.

    Viyana Opereti’nde Fledermaus, Veuve Joyeuse, Çardaş’ı misal getirebiliriz. Musikili Komediye gelince, M. Maurice Yvain ve M. Moretti’nin eserlerini zikredebiliriz. Dördüncü, yani Operette-revue için de eğer mutlaka bir misal vermek lâzımsa, “No, no, Nanette”, “Rose-Marie” vesaireyi söyleyelim…

    Ben, işte bu son şekli intihap ettim. Çünkü asrın ihtiyaçlarını ve asrî tiyatro tekniğini en çok gösteren odur. Bu nevi operetler, pek çok tablolu, pek çok dekorlu, pek çok kostümlü, danslı, büyük bir figürasyonlu ve mühim bir mizansenli operetlerdir. Müziği de caz müziğidir. Bunlarda bir iki parça vardır ki, birçok defa tekerrür eder; tâ ki ahalinin aklında kalsın. Bittabi müzik de gayet canlı, oynak, aynı zamanda basit ve çabuk hıfzedilebilir bir şekilde olur.

    Ben, işte bunu yapmaya çalıştım. Herkesin söyleyebileceği ve dans edebileceği fokstrotlar, tango, valsler, rumba, bluz gibi parçalar koydum. Bundan başka ayrıca, nümero şeklinde şark havaları ve danslarını da…

    Evet!..

    — Şark havaları… ve danslarını da…

    Müzik başlamıştı. Afacan şarkısını prova ediyordu:

    Anne, simit isterim!

    Anne, şeker isterim!

    Anne, yo-yo isterim!

    … Kıymetli san’atkârı işinin başında yalnız bırakmaktan başka çare yoktu…

    (Röportajcısı belirsiz / 15 Kasım 1932 / Darülbedayi Dergisi)

     

    EKREM REŞİT REY / Niçin operet yazdım

    Çünkü, operet neş’e demektir. Neş’e ise Türklüğün hassalarındandır. Toprağımız en güzel toprak, semamız en mavi sema, güneşimiz en parlak güneş… Neden meyus olalım? Neden, san’at peşinden koşmak için başka memleketlerin sislerine, dumanlarına bürünelim? San’at, Türk sanatı, bizim san’at aydınlıktadır. Onu güneşte şeffaf, olmuş bir üzüm tanesinde, yarılmış, bal dolu bir incirde, berrak denizlerimizde, yeşil ovalarımızda, su başındaki güzel kızlarımızın parlak kahkahalarında bulalım. Bizim güneşimizde ısınan, bizim denizimizde yıkanan İtalya’da Comoedia del Arte’lerle, İspanya’da Zarzuela’larla İtalyanlar, Îspanyollar tabılarına, zihniyetlerine muvafık temsillerle zevkiyap olsunlar da, neden biz yalnız büyük şaheserlerle iktifa ederek tabamızın meylettiği eğlenceli piyeslerden kendimizi mahrum edelim? Türk, tab’an, zihnen şendir. Buna en büyük delil de Karagöz’dür. Karagöz’ü yaratan bir kavim, eğlenceli eserlerden hazzetmek tabiatiyle yaratılmış demektir.

    Cemal Reşit Rey operet özel röportaj Üç Saat Opereti
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Editör
    • Website

    Related Posts

    İlhan Usmanbaş / Çağdaş bir müzikle herkes ortak sürüklenmeye kapılamaz, ortak kanıya varamaz, hatta varmaması gerekir

    Mart 30, 2025

    Emre Yavuz / Ravel albümünü kaydederken aklımda hep okyanus dalgaları vardı

    Mart 27, 2025

    Cumhur Canbazoğlu / Popüler orkestraların geleceği parlak değil, gruplar daha şanslı

    Kasım 23, 2023
    Leave A Reply Cancel Reply

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.