Sevil Ulucan / Seyfettin Asal’ın geçen yüzyıl başında yazdığı eserler günümüz dinleyicisine hitap edecek kadar güçlü

0

Kemancı Sevil Ulucan, piyanist Gülru Ensari’yle müzik tarihimizde yüz yıl öncesine döndü. Türk keman ekolünün öncülerinden Seyfettin Asal ve Ekrem Zeki Ün’ün kaydedilmemiş eserlerini günışığına çıkardı. Bunlardan Asal’ın altı eseri kataloglarda dahi yer almıyor. Ulucan “Asal, müziğe ve öğrencilerine verdiği emekle, eserlerinin kalitesiyle hatırlanmayı hak ediyor” diyor.

 

Fotoğraflar: Mehmet Çağlarer

Seyfettin Asal müzik tarihinin unutulan simalarından. Hangi vesileyle yollarınız kesişti?
– Kemancı Cihat Aşkın’a şükran borçluyum. Benim için idoldür. Ustalık sınıflarına katılmış, rehberliğinde kendimi bir Türk kemancı olarak geliştirmeye yönelmiştim. Bu süreçte sanatta yeterlilik (doktora) çalışmasına hazırlanıyordum. “Türk Keman Okulu” konusunu seçmemi önerdi. Pek çok müzisyenle görüştüm, arşivleri taradım. Osman Zeki Üngör’den başlayarak repertuvarı araştırdım. Cihat Aşkın’ın önerileri doğrultusunda Seyfettin Asal’ın öğrencileri Panayot Abacı ve Reşit Erzin’le de konuştum. Her ikisi de anılarını anlattı. Nüfus bilgilerinden ailesine ulaşmaya çalıştım, fakat geriye kimse kalmamıştı.
Seyfettin Asal’ın eserleri yayımlanmamış. Bunlara nasıl ulaştınız?
– Cihat Aşkın, Panayot Abacı’nın arşivindeki elyazısı notaların fotokopilerini almış. Ben de bu kanalla ulaştım.
Biyografilerinde eser listesi belirtilmiyor, siz ulaşabildiniz mi? Bu albümde seslendirdikleriniz elimizdeki yegane eserler mi?
– İstanbul Üniversitesi Merkez Kitaplığı ve uzun yıllar ders verdiği Galatasaray Lisesi’ne başvurdum. Her ikisinde de nota bulamadım. Elimdeki notaların bir kopyasını Galatasaray Lisesi’nin kitaplığına bıraktım.

Doktora tezi albüme esin verdi

Sanatta yeterlilik çalışması nasıl albüme dönüştü?
– 2011’de tezimi tamamladım. 2015’te Gülru Ensari’yle konsere giderken uçaktaki sohbetimiz sırasında bu proje ortaya çıktı. Öğrencisi ve üyesi olduğum İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, öncülü Darülelhan’ın kuruluşunun 100’üncü yılını kutlamaya hazırlanıyordu. Darülelhan’dan yetişen bestecilere dikkat çekmek amacıyla keman-piyano eserlerini seslendirmeyi düşündük. Özellikle Ekrem Zeki Ün’ün solo keman eserlerinin ilk kaydını gerçekleştirmek istiyordum. Gülru’nun annesi ve babası bizim konservatuvarımızdan mezun, Ün’ün öğrencisi, hatta onun vesilesiyle tanışıp evlenmişler. Bu proje ona da cazip geldi. Seyfettin Asal’ın eserlerini de repertuvarımıza alıp albüm için hazırlandık. Bu arada sponsor arayışına giriştik. TEKFEN Vakfı eğitim projesi olarak değerlendirip destek verdi. Kalan Müzik yayımcılığını üstlendi. Hasan Saltık, elektronik yayıncılığa yöneldiklerini belirtti. Fakat bu albümün arşivlere girmesi gerektiğini belirtip CD olarak yayımladı.
Erken dönemin diğer bestecilerinin eserlerine ulaşamadınız mı?
– Bu arada Ali Sezin’in keman ve piyano için üç eserinin bulunduğunu öğrendim, fakat bunların notasına ulaşamadım. Cemal Reşit Rey’in eserleri daha önce kaydedilmişti. Kaydedilmemiş eserleri gün ışığına çıkartmayı tercih ettim ve Ün ile Asal’a odaklandım.

Asal günümüz dinleyicisine hitap ediyor

Seyfettin Asal, Cemal Resit ve cellist Sezai Asal: Türk Triosu. (10 Aralik 1931)

Çağının diğer bestecileriyle karşılaştırıldığında Asal’ın eserleri hangi açılardan farklılık gösteriyor?
– Asal kemanın yanı sıra iyi derecede piyano çalıyor. Hatta Beethoven’in 5. Senfoni’sini Liszt uyarlamasıyla piyanoda çaldığı söyleniyor. Bu eserlerdeki keman partileri çok gösterişli. Kimi yerlerde zorlayıcı pasajlar bulunuyor. Dinleyicinin ilgisini çeken, çok fazla yormayan, keyifle akıp giden eserler. Kardeşiyle birlikte Ege türküleri derlemesi yaptığını biliyoruz Asal’ın. Bazı eserlerinde folklorik unsurlar soyutlamalarla yer almış. Kullandığı armonik dil ile günümüz dinleyicisine de hitap ediyor. Bununla birlikte çok içten bir müzik. Kadanslarındaki zarafet dikkat çekiyor. Tüm bunların ötesinde Türkiye’de klasik müziğin gelişimine çok emek vermiş Seyfettin Asal. Orkestralar kurmuş, öğrenciler yetiştirmiş. Çabalarıyla ve eserleriyle bu ilgiyi hak ediyor.
Bu repertuvar bir sonraki adımda sizi nereye taşıyacak?
– Bu eserlerin keman eğitimi müfredatına girmesini arzu ediyorum. Notaları meslektaşlarımla paylaşıyorum. Hedefim öncelikle öğrencilerimin bu eserleri eğitim sürecinde seslendirmesi. İÜ Devlet Konservatuvarı’nda ikinci sınıf ve mezuniyette seçmeli Türk eseri seslendirme zorunluluğu bulunuyor. Bu vesileyle Ün ve Asal’ın eserlerinin seçilmesi için öğrencileri teşvik edeceğim. Gelecekte Türk Keman Okulu’nun öncülerini gündeme getirecek albüm kayıtlarını sürdürmek istiyorum. Bu arada yaşayan bestecilerin eserlerine yöneleceğim. Bir yandan dünya repertuvarını seslendirmeyi sürdüreceğim.

(Serhan Yedig / 18 Ağustos 2018 / Müzik Söyleşileri)

Linkler

Sevil Ulucan’ın web sayfası

Seyfeddin Asal: 1921’de Viyana’da Brahmns’ın keman konçertosunu çalmış mıydı?

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!