Arın Karamürsel / En büyük zevkim plak dinlemek

0

1950’lerin ilk yarısında yıldızı parlayan genç piyanistler arasındaydı Arın Karamürsel. Ferdi Statzer’in İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda öğrencisiyken okul konserleriyle ilgi çekmeyi başarmıştı. Mezuniyet öncesinde yayımlanan bu röportajda, hedefinin Paris’te eğitim ve uluslararası yarışmalar olduğunu söylüyor.

Sanat çevrelerinde bir hayli isim yapan genç bir piyanistimiz var, hani durmadan öğrenci konseri verir. Konservatuvarın sayılı istidatlarından Arın Karamürsel’in adını şüphesiz duymuşsunuzdur. Genç yaşta kendini tanıtan bu yaman istidat Beşiktaş Kulübü reisi merhum Ziya Karamürsel’in kızıdır. Kendinden küçük iki kardeşi daha var. Evine gittiğimde kapıyı 16 yaşındaki ortanca kardeşi Alım açtı. Birden şaşaladım. Birbirlerine o kadar benziyorlardı ki… O da anlamış olacak, şaşkınlığımı gidermek için
– Ablam sizi içeride bekliyor, diye cevap verdi.
Müzisyenlerle konuşmaya giden gazeteciler onları umumiyetle piyano çalarken yakalar. Bizimki tersine oldu: Arın’ı ekmek kadayıfı yerken bulduk. Meğer çok severmiş tatlıyı. Bu kadar yoğun çalışırsa sık sık enerji kaynaklarına başvurmak ihtiyacını gösterir.
– Doğru, dedi. Günde 8-9 saat çalıştığım oluyor. Yukardaki kiracılar şikâyet ediyor.
– Allah’tan ev sizin. Yoksa çekeceğiniz vardı.
Gülüştük. Arın adının mânasını sordum… Temiz demekmiş. Fakat Ermenice aptal manasına geldiğini de öğrenmiş.
Başladık müzikten konuşmaya.

Suna Kan’ın müzikalitesi üstün

Modern müziği nasıl buluyorsunuz?
– Çok seviyorum. Fakat onda pek yeniyim, yani yeni anlamaya başlıyorum. Çalışmalarım daha ziyade klasik üzerinedir.
Ankara Devlet Konservatuvarı’nı mı yoksa İstanbul’dakini mi daha mükemmel buluyorsunuz?
– Vallahi ikisinin de kuvvetli olduğu bölümler var. Mesela şan, opera bölümü Ankara’da çok kuvvetli. Piyanoda biz kuvvetliyiz. Ankara’da müzik çevresi İstanbul’dan çok iyidir. Devlete bağlı olduğu için Ankara Devlet Konservatuvarı’nın imkanları fazla. Mesela iyi yetenekleri Avrupa’ya yollayabiliyorlar.
Paris’te bulunan iki harika kızımız hakkında ne düşünüyorsunuz?
İdil Biret çok iyi. Suna Kan müzik kalitesi bakımından ötekinden üstün. Üstelik virtüözlükte gideceği yolu çizmiş…
Genç piyanistlerden kimleri beğeniyorsunuz?
Ayşegül Sarıca, Gülseren Sadak, Ergican Saydam, Gülay Uğurata, Jak Fis.
En beğendiğiniz virtüözler?
Wilhelm Kempff, Samson François, Jeanne Maria Dare.

Günde üç kez plak dinliyor

Karamürsel ve öğretmeni Ferdi Statzer

En büyük zevkiniz?
– Plâk dinlemek.
Kardeşi Alım, birden atıldı:
– Bakın, dedi, şu plâkları görüyor musunuz? Bunları günde üç defa dinler. O bunları dinlerken ben öyle sıkılıyorum ki… Piyanoda çalıştığı zaman ise başından ayrılmak istemem.
Arın’ın caz müziğine de bir sempatisi var. King Cole’un bütün plaklarını almış. Bana onları dinletirken soruyorum:
En beğendiğiniz piyano konçertosu?
Rahmaninov‘un Do minör Piyano Konçertosu… Bunu ilerde çalmayı çok arzu ediyorum.
Sevdiğiniz bestekârlar?
– Bach, Chopin, Liszt.
Beste yapmayı düşünüyor musunuz?
– Şimdilik piyanist olarak kalmak niyetindeyim. İsterim ama ilerde…
En büyük gayeniz?
– Çok iyi bir piyano virtüözü olabilmek.

Yarışmalara gireceğim

Okulu bitirince ne yapacaksınız?
– Paris’e gidip tahsilime devam edeceğim. Konkurlara girmek istiyorum.
İlk konserinizi ne zaman verdiniz?
– İlk konserimi sekiz yaşında, Doğan Kardeş’in bir müsameresinde verdim. Orada Mozart’ın Do majör sonatını çalmıştım. Daha sonra müteaddit konserler verdim.
Müzik kabiliyetiniz nasıl ortaya çıktı?
– Ben küçük yaştayken halamın yazdığı operetleri piyanoda çıkarmaya çalışırdım. Mesela bir eserinde
Fatma kaçtı bir yere
Acep şimdi nerede
diye bir parça vardı. Bunu tek parmağımla piyanoda çıkardım. Annem, babam da müzisyen olduklarından beni teşvik ettiler. İlk dersi Matmazel Anayit Hanesyan’dan aldım. Sonra Ferdi Statzer‘in öğrencisi oldum. Şimdi ondan ders almaktayım. Bugünkü halimi ona borçluyum.
Denizi çok seven Arın, Fransızca ders de alıyor. En korktuğu şeylerden biri de şişmanlamak. “Şimdi 50 kiloyum. İlk fırsatta 57’ye indireceğim, diyor. Kıymetli sanatkar yakında Küçük Sahne’de bir resital vermek üzere hazırlanıyor.
(Meftun Olgaç / 16 Şubat 1955 / Akşam gazetesi / Arşiv çalışması, dizgi: Serhan Yedig)

Share.

Leave A Reply

error: Content is protected !!