Esen Kıvrak / Avusturya disiplininde çalan Türk kemancısıyım

0

Esen Kıvrak, Borusan Dörtlüsü ’nün birinci kemancısı. BİFO’daki lakabı “Bay Ciddi.” Bu isim, orkestrada provalarında nadiren çevresiyle şakalaşması, gülmesi nedeniyle verilmiş. Kıvrak’ın müzik serüveni, dedesinin Türk Sanat Müziği’ne merak sarıp keman alması ve bu merakı tüm ailesine yaymasıyla başlıyor, Viyana’ya kadar uzanıyor.

Afyon’un Döğer Köyü’nde PTT memuruydu Mustafa Kıvrak. 1950’lerde Türk Sanat Müziği’ne merak sardı. Köylünün “şeytan icadı” gözüyle bakmasına aldırmadan, bir keman aldı, köyünde çalmaya başladı. Kardeşleri de ona katıldı. Sonra beş çocuğundan dördünü müzisyen olarak yetiştirdi. Tüm çocukları kendilerine müzisyen eşler seçti. Sonunda Kıvraklar, klasik müzikle ilgilenen geniş bir aileye dönüştü. Torunlarından Başarcan Kıvrak, Rusya’da piyano öğrenimi görüyor, bir diğeri Eskişehir Senfoni’nin çellistlerinden Sevgi Kıvrak.

Evde Perlman dinlerdi

Esen Kıvrak da piyano öğrenimi gören ablasının, 9 Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi’nde gitar ve piyano dersleri veren babasının etkisiyle müziğe yöneldi. “Çevremdeki herkes bir enstrüman çalıyordu. Ben de bunu olağan bir durum olarak görüyordum. Dokuz yaşında evdeki piyanoyu çalmaya başladım, fakat gönlümdeki çalgı Imagekemandı.” Çocukluğunu doyasıya yaşadı. Babasının geniş plak arşivinde kemancı Itzak Perlman’ın kayıtlarını dinledi. İlkokul öğretmeni olan annesiyle konserlere gitti. İzmir Devlet Konservatuvarı sınavlarına girdiğinde 11 yaşındaydı. Sınavı kazandı. Ablası, öğretmenlerini sevmediği için Hacettepe Konservatuvarı’ndaki eğitimini yarım bırakmıştı. Babası araştırdı, Hazar Alapınar’ı seçti. Fakat Alapınar’ın sınıfı dolmuştu. Esen başka bir öğretmene gönderilince, “ben de o zaman oğlumu konservatuvara göndermiyorum” dedi. Resti işe yaradı. Esen, Alapınar’ın öğrencileri arasına girdi ve severek okulu bitirdi. “Üstün yetenekli bir öğrenci değildim, başarımı çok çalışmama borçluyum. Sabah 05.00’te kalkıp trenle konservatuvara gider, kapının açılmasını beklerdim. Sınıfa girip derslerden önce iki saat çalışırdım. Bu alışkanlığım üniversite yıllarında da sürdü.”

Sivo’nun azarı

1985’te, 17 yaşında konservatuvarın lise bölümünü bitirdi. Avusturya’ya gidip bir arkadaşının yardımıyla ünlü öğretmenlerden Josef Sivo’yla tanıştı, Viyana Müzik Akademisi’ndeki sınıfına kabul edildi. Hayali, İzmir Belediyesi’nin TANSAŞ Bursu’yla gerçekleşmişti. “İzmir’de el üstünde tutulan, örnek öğrenciydim. Viyana’da diğer öğrencilerin tümü erken yaşta kemana başlamıştı, çok yetenekli ve bilgiliydiler. Paganini’nin kaprislerini çalıyorlardı. Teknik açıdan aramızda çok fark vardı. Biz okulda tüm dönemde iki konçerto hazırlarken, Sivo her ay bir konçerto istiyordu. Mozart konçertoları çalarken kendimi birden Prokofiyef çalmak zorunda kaldığım zorlu bir atmosferde buldum. Hiç unutmam Sivo, bir seferinde diğer öğrencilerin önünde bana, ‘bu konçerto 20 dakika sürüyor, sen dört haftadır çalışıyorsun, bu ne hal’ demişti. Saat 07.00’de başlayıp, çok tempolu çalışıyordum başarılı olmak için. Üçüncü yıl sınıftakilere yetiştim. Üstelik kalpten çaldığım için avantajlı konuma geçtim.”

Johann Strauss sponsorumdu

Beşinci yıl bursu kesilen Kıvrak, bir süre müziksever Hasan Teoman ve Murat Akcan’dan destek aldı. Daha sonra çözümü kendi üretti. “Sekreterlik, sunuculuk yaptım. Oda müziği grubu kurduk arkadaşlarımla. Yazın Viyana parklarında, günde üç konser veriyorduk. Vals çalmak önemli bir tecrübeydi. Strauss adeta sponsorluğumu üstlendi. Ertuğrul Sevsay ’dan bandoneon öğrenip tango orkestrasına katıldım, konserler verdik. Hatta dansçılık yaptım. Sevsay’ın bende emeği çoktur. Concentante Vienna, Salieri Ensamble, Baden Operası’nda çaldım. ” Viyana Sinfonietta’ya birinci kemancılığa seçilen Kıvrak, orkestra çalışmaları sayesinde sahne tecrübesi kazandı. Tango, konuşurmuş gibi doğal müzik yapma alışkanlığı kazandırdı.

Hayat değiştiren karşılaşma

Bir yandan da şehrin ünlü konser salonu Musikverein’da günümüzün tüm önemli solistlerini dinledi. Zubin Mehta yönetiminde okul orkestrasında yer aldı. Kıvrak, Viyana yıllarında yoğun çalışma temposu nedeniyle yarışmalara zaman ayıramadı. Mozart, Strauss, Brahms’ın eserlerinin her köşede yankılandığı bu şehirde, çağdaş müzikle neredeyse hiç ilgisi olmadı. Buna karşın Sivo’nun çalışma yöntemi sayesinde geniş bir konçerto repartuvarı edindi. Avusturya ve Alman orkestralarındaki deneyimi ona ayrımcılığın sanat çevresinde bile geçerli olduğunu göstermişti. Avusturya vatandaşlığı hakkını kazanmasına rağmen, istediği orkestralara girme konusunda önüne engeller çıkarılıyordu. 2005 Şubatı’nda, mezuniyetine bir yıl kala, konser vermek üzere Türkiye’ye geldiğinde, Gürer Aykal’ın yaylı çalgılar dörtlüsü kurmayı düşündüğünü öğrendi. Randevu aldı. “Gürer Aykal beni dinledi. O hafta BİFO’nun vereceği konserde orkestraya katılmamı istedi. Eylül ayında Borusan’ın kadrolu müzikçileri arasına girmiştim.” Akademideki son yılında İstanbul ve Viyana arasında mekik dokuyan Kıvrak, Türkiye’nin müzik yaşamı üzerine yazdığı tezle yüksek lisansını tamamladı. “Takdir” derecesiyle mezun oldu. Avrupa’daki orkestralarda şansını denemek yerine Borusan Dörtlüsü ’ne katılmak üzere İstanbul’a döndü. Kıvrak kendisini “Avusturya disiplininde çalan Türk kemancı” olarak tanımlıyor. Viyana klasiklerinden Wieniawski, Haçaturyan’a uzanan 20’ye yakın konçerto bulunuyor repertuvarında. Şu anda, Borusan Sanat’ın sağladığı 1662 yapımı Nicolo Amati keman çalıyor.

Hobisi uçaklar

Viyana yolculukları sayesinde bugün Kıvrak’ın hobilerinin başında uçaklar geliyor. 34 yaşındaki kemancı tüm sivil uçakların modellerini, özelliklerini ezbere biliyor. Maket uçak koleksiyonu yapıyor. Canı sıkıldığında, sakinleşmek için havaalanına gidip uçakları seyrediyor. Viyana’da bisiklet hayatının önemli parçasıydı. İstanbul’da bisikletin yerini uzun yürüyüşler aldı. Şehrin en çok denizini seviyor. Bekar olmasına karşın, mutfağa girmekten pek hoşlanmıyor. En sevdiği yemek olan balığı restoranda tatmayı tercih ediyor. Klasiğin dışında caz dinliyor, cazcıların emprovizasyon özgürlüğüne imreniyor.

(Serhan Yedig / Şubat 2011 / Andante Dergisi)

YAZIYI PAYLAŞIN

Yorum Yazın

error: Content is protected !!